Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır. Aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.
davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin davalı bankanın kredi müşterisi olduğunu, davalı banka personellerinin davacı şirket yöneticisinin iyi niyet ve güvenirliliğinden yararlanarak imza edilmesini sağladığı 26/03 (78785), 10/04 (81289), 23/05 (90111) 2013 tarihli opsiyon teyit sözleşmeleri ve bu teyit sözleşmelerinin yeniden yapılandırılması amacıyla düzenlediği 10/06 (94703), 03/07 (97675) 2013 tarihli revize edilmiş sözleşmeleri kullanarak, davacının hesaplarından 5.356.460 TL karşılığı EURO ve 4. 400.260 TL karşılığı USD olmak üzere toplam 9.756.720 TL tutarında parayı davalı bankanın hesaplarına geçirerek davacı şirketi zarara uğramasına yol açtığını, opsiyon teyit sözleşmelerinin imzalandığı 2013 yılında teyit sözleşmelerini imzalayan kişilerin işletme konusu ve parasal tutar itibariyle şirketi temsil ve ilzama yetkilerinin olmadığını, şirket genel müdürünün banka personeli tarafından işlemin mahiyeti hakkında hataya sevk edilip kandırıldığını, bu suretle sağlanan iki imza ve konu itibariyle şirkete ilzama yeterli olmadığı bilinerek banka personelince yönlendirilerek alındığını, teyit sözleşmelerinin imzalanması teklifi sırasında davacı şirket genel müdürüne 2011 yılında imzalanmış olduğu sonradan anlaşılan 05/05/2011 tarihli çerçeve sözleşmeden bahsedilmediğini, riskler hakkında hiçbir bilgi verilmediğini, davalı bankanın çerçeve sözleşmesinin imzalanmasından sonra davacı şirketin ortaklık ve yönetim yapısının tamamen değiştiğini, 2011 yılında imzalanan bu sözleşmenin şirket işletme konusu dışında bir işlem olduğunu, o tarihte yürürlükteki esti Ticaret Kanunu hükümlerine göre şirket konusu dışında yapılan işlemlerin işlemin kurucu unsurundaki eksiklik sebebiyle yok hükmünde sayıldığını, onay veya icazet ile de geçerlilik kazanamayacağını, dolayısıyla bankanın elinde hukuken muteber ve davacı şirketi bağlayıcı herhangi bir sözleşme olduğundan bahsedilemeyeceğini, davalının tezgah üstü türev araçlara ilişkin çerçeve sözleşmesinin görünüşte sağladığı hak ve yetkilere dayanarak opsiyon sözleşmelerine konu hukuka aykırı işlemleri tek yanlı olarak gerçekleştirdiğini, davaya konu sözleşmelerin tamamen davacı şirketin işletme konusu dışında kalan son derce riskli kumar vasfını haiz işlemler olduğunu, meyve suyu ve konsantresi ihracatçısı olan davacı şirketin dava konusu işleri yürütüp anlayabilecek organizasyonun ve uzman personelinin bulunmadığı gibi döviz bazında geliri olduğundan, dava konusu işlemlere girişme ihtiyacının bulunmadığını, davacı şirketin kumar niteliğindeki işlerden gelir sağlama maksadının da bulunmadığını, davalı bankanın hem geçersiz sözleşmelerle hem de işlemin icrası sırasında müşteriyi zarara uğratacak, kendine haksız çıkar sağlayacak tarzda davrandığını, çerçeve sözleşme ve teyit sözleşmelerinin davacı şirket yönünden bağlayıcı olmadığı gibi ilgili sermaye piyasası hükümlerine de aykırı olduğunu, bankanın revize edilen sözleşmeleri ilave iki sözleşme yapılmış gibi kullanmasının banka personelinin hileli ve güveni kötüye kullanmak suretiyle, bankaya haksız çıkar temini olduğunu, bu eylemde bankaya yetkilileri tarafından müşterinin zararı üzerinden bankaya haksız kazanç sağlanması söz konusu olduğunu, davacı şirket görevlisi mevcut sözleşmelerden doğacak zararlardan korunmayı beklerken, zararın katlanması anlamına gelen iki yeni sözleşme yapılmasının istenilmesinin ekonomik gerçeklere, akla ve mantığa uygun olmadığını, davalı banka tarafından TL'ye çevrilerek alınan EURO/USD'nin her bir işlem bazında bankaca TL olarak alındığı tarihteki EURO/USD karşılığının tahsil edileceği tarihteki kurlardan tahsil edilerek ödetilmek üzere şimdilik 9.756.720 TL'nin her işlem tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.