İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:13/04/2026 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2025 tarih ve 2024/217 Esas 2025/1082 Karar sayılı ilamına karşı ,taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 31.12.2015 tarihli Devir Sözleşmesi ile ve ... Ortaklık Numarası ile…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/608 KARAR NO: 2026/780 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/12/2025 ESAS NO: 2024/217 KARAR NO: 2025/1082 DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:13/04/2026 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2025 tarih ve 2024/217 Esas 2025/1082 Karar sayılı ilamına karşı ,taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 31.12.2015 tarihli Devir Sözleşmesi ile ve ... Ortaklık Numarası ile davalı kooperatifin ortağı olduğunu, iş bu kooperatif hissesini önceki üye olan ...'dan devir aldığını, ancak ...'ın normal üye değil ... tipi özel statülü bir üye olduğunu, yani peşin ödemeli statülü üye olduğunu, çünkü devir tarihinde kendisine tahsis edilen veya edilecek daireyi o tarihte peşin ödediğini, davacının peşin ödemeli statülü ... tipi bir üye olduğu için haliyle, kat ifarkı, elektrik, su ve doğalgaz, sayaç ve katılım payları dışında davalı kooperatife herhangi bir yükümlüğü olmadığını, sadece genel gider ve alt yapı giderlerinden sorumlu olabileceğini ancak aidat ödeme sorumluluğunun olmadığını, davacının hisse devir tarihi olan 31.12.2015 tarihinde 115.000,00TL.yi peşin olarak ödediğini, yani davacının aslında normal bir koop. üyeliği değil, 4 ay sonra dairesini alacağı vaadiyle yani koop.başkanı ... 'nin sözlü vaadiyle ve kendisine inanarak daireyi peşin aldığını belirterek öncelikle ileride telafisi imsansız zararlara sebebiyet vermemek için teminatlı veya teminatsız Kayseri İli ... Mah. ... Ada, ... Parselde Bulunan ... Apartmanı davacıya isabet Eden ...kat ... Nolu Daire Tapu Kaydına 3.şahıslara devir edilmemesi için dava sonuna kadar ihtiyati tedbir konulmasına, davacı adına isabet eden dairenin davacı adına tescili için tapu iptali ve tescili kararı verilmesini, şayet tapu iptali ve tescili mümkün olmayacak ise davanın bedele dönüştürülerek tazminat kararı verilmesi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: İş bu davanın yasal süre içerisinde açılmamış olup davanın reddi gerektiğini, davacıya tahsis edilmiş olan dairenin inşaatının tamamlandığı ve dairesini teslim alması için evrakların 19.08.2021 tarihinde davalıya ptt yoluyla gönderildiği ve teslim edildiğini, bu dairenin teslimatı için davacının davalı kooperatif ile görüşerek önce tapuyu almak istediğini yoksa ödeme yapmayacağını beyan ettiğini, davalı kooperatif tarafından davacıya, sürekli olarak ödenmesi gerekli borcu ödemesi için ihtar çekmek durumunda kalındığını ancak davacı tarafından iş bu ihtarnamelere ilişkin olarak davalı kooperatife olan borçları ödemediğini, yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının maliyet bedelinin 447.193,80 TL miktarı kabul etmeyerek, davalı kooperatife tüm aidat borçlarını yerine getirdiği ve herhangi bir borcu kalmadığı iddialarının asılsız olduğunu belirterek hukuki mesnetten yoksun açılmış iş bu davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Yargılama sonunda toplanan tüm delillere ve alınan hüküm kurmaya elverişli ve denetlenebilir bilirkişi raporunda incelenen kooperatif kayıtları ve delillere göre davacının kooperatife üye olduğunun, kooperatif üyeliğinden istifa veya ihraç edildiğini gösterir delil bulunmadığı, davacının eksik ödemesi olduğu dikkate alınarak az yukarıda belirtilen formül gereğince tazminat hesabı yaptırılmış ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının terditli ikinci talebine ilişkin davanın kabulü ile 246.773,5TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı kooperatifin yapı kooperatifi olduğu ve tacir olmadığı dikkate alındığında davacının hükmedilen tutara reeskont faizi işletilmesine yönelik isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve hüküm kurulmuştur.1-Davanın KABULÜ ile 247.776,53-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." dair karar verilmiştir. İş bu kararı taraf vekilleri süresinde istinaf etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; yerel mahkemece kurulan hükmün en temel usuli sakatlığı, davacının yargılama devam ederken kooperatif ortaklığı sıfatını kesin olarak kaybettiğini, mahkemece eksik inceleme ile kooperatif üyeliğinden istifa veya ihraç edildiğini gösterir delil bulunmadığı gerekçesine dayanılarak davanın kabulüne karar verildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının tazminat talep etme hakkının da bulunmadığını, davacının peşin ödemeli ortaklık statüsüne ilişkin herhangi bir genel kurul kararı bulunmadığını, bu itibarla davacının peşin ödemeli ortak statüsünde olduğu iddiasının hukuki bir dayanağı bulunmadığını, bu hususta mahkemece bir inceleme yapılmadığını, davacının muaccel bir alacağının varlığının kabulü halinde dahi bu alacaktan genel giderlerin düşülmesi gerektiğini, bu hususun dikkate alınmaksızın karar verildiğini, davcının tazminatını hesaplarken kooperatifin yıllar boyu katlandığı yönetim giderlerini, çevre düzenlemesini masraflarını ve diğer genel gider paydalarını davacının hissesinden düşmediğini, bu durumun tüm aidatlarını ve ek ödemelerini eksiksiz yapan kooperatifin yönetim yüküne ortak olan diğer üyeler aleyhine açık bir haksızlık oluşturmadığını, eşitlik ilkesinin sadece haklarda değil külfetlerde eşitliği gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte belirtmek istedikleri davacının alacaklarının zaman aşımına uğramış olduğu hususun hiçbir şekilde irdelenmediğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline gönderilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin istinaf dilekçesinden özetle; taraflarınca kısa kararın Uyapa eklendikten sonra tavzih dilekçesini verdiğini, ihtarname tarihinden itibaren 247.776,53 TL nin en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacaya ödenmesi şeklinde kararın tavzihini talep ettiklerini, yerel mahkemenin tavzih kararı hakkında herhangi bir ara karar dahi kurmadığını, doğrudan gerekçeli kararı uyapa eklediğini, müvekkilinin gerçek zararının da fazla olduğunu, kendilerinin terditli olarak açmış oldukları davada, tapu iptalinden vazgeçerek taleplerinin bedele yani tazminata dönüştürdüğünü, dava dilekçelerinde hem de aşamalarında hem ıslah dilekçelerinde tavzih dilekçelerinde tazminatın en yüksek ticari faiziyle birlikte tahsiline söz konusu ettiğini, mahkemenin her nasılsa dava tarihinden itibaren yasal faize hükmettiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkemenin eksik inceleme yaptığını, bu durumun açıkça istinaf sebebini teşkil etmediğini, resen de dikkate alınacak nedenlerle yerel mahkeme hükmünün kaldırılmasını, dahi adil ve hakkaniyetli olacağını, taleplerini karşılayacak şekilde karar verilmesinin müvekkilinin büyük mağduriyetinin bir nebze de olsa giderilmesi için kanuni ve hukuki bir zorunluluk durumu teşkil etmediğini, usul ve yasaya aykırı ilamın kaldırılmasını, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklı olarak edinildiği ileri sürülen dava konusu (davacıya isabet eden) bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili, mümkün olmaması halinde 1000 TL. daire bedelinin (ıslah ile 247.776,53-TL'nin)davalıdan tahsili talebine ilişkindir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davcının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarına, davalının cevap dilekçesindeki savunmalarına, toplanan delillere, konusunda uzman bilirkişiden aldırılan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelere, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davacı vekili ile davalı taraf vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin hiç birinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda taraflar vekilinin yukarıda yazılı söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek davacı vekili ile davalı taraf vekilince yapılan istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 09/12/2025 tarih ve 2024/217 E - 2025/1082 K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken 732-TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf eden davalıdan alınması gerekli olan 16.925,61 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 4.231,40-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 12.694,21 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 6100 sayılı HMK'nın 361/1 Mad. uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/04/2026