4. Hukuk Dairesi 2020/2327 E. , 2020/3103 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... Anonim Şirketi adına İmtiyaz Sahibi ve Yönetim Kurulu Başkanı ... (... Gazetesi) aleyhine 22/05/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/11/2019 günlü kararın Ya…
**4. Hukuk Dairesi 2020/2327 E. , 2020/3103 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... Anonim Şirketi adına İmtiyaz Sahibi ve Yönetim Kurulu Başkanı ... (... Gazetesi) aleyhine 22/05/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/11/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının 54,40 TL'sinin davacılara, 546,48 TL'sinin de davalılara yükletilmesine, peşin alınan harçların bundan mahsubuna 30/09/2020 gününde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davacılar vekili; davalı ...’ın diğer davalı Şirket’e ait Gazete’nin (...Gazetesi) 19/01/2015 tarihli nüshasında kaleme aldığı köşe yazısında, dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ... ve oğlu ...’in kişilik haklarına saldırı teşkil edecek nitelikte ifadelere yer verildiğini belirterek manevi tazminat talep etmiştir. Davalılar vekili, dava konusu yazı içeriğinin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi 26/01/2016 tarihli kararında, dava konusu köşe yazısının basın ve haber verme hakkı kapsamında kaldığı, davacıların siyasi yönleri bulunduğundan eleştiriye katlanma yükümlülüklerinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Bu kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemiz, 20/03/2019 tarihli ve 2019/458 esas, 2019/1639 karar sayılı ilamıyla; dava konusu yazıda yer alan ifadelerde basın özgürlüğü ve eleştiri sınırlarının aşıldığı, öz ile biçim arasındaki dengenin bozulduğu, dolayısıyla davacıların kişilik haklarına saldırı gerçekleştiği düşüncesiyle anılan kararı bozmuştur. İlk derece mahkemesinin ret kararının usul ve kanuna uygun olduğunu düşündüğümden söz konusu karara katılmayarak muhalif kaldım. Bozmaya uyan mahkemece bozma ilamı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekilleri bu kararı temyiz etmişlerdir. Dairemiz bu kez; kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görmediği temyiz itirazlarını reddederek hükmü onamıştır.