4. Hukuk Dairesi 2023/6935 E. , 2024/10638 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1520 Esas 2023/522 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/76 Esas 2021/352 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... Yay. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar v…
**4. Hukuk Dairesi 2023/6935 E. , 2024/10638 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1520 Esas 2023/522 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/76 Esas 2021/352 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... Yay. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ... Yay. A.Ş.'nin sahibi, davalı ...'in yönetim kurulu başkanı olduğu Cumhuriyet Gazetesi'nde davalı ... tarafından kaleme alınan 03-04-05-06-07-08.08.2014 tarihli yazı dizisi nedeniyle müvekkillerinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, davalı eser sahibi hakkında müvekkilleri ve dava dışı kişilere yönelik hakaret suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, yazı dizisinde somut olgu isnat edildiğini, eleştiri ve basın özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceğini, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 13 üncü maddesine göre davalıların zarardan birlikte sorumlu olduklarını belirterek her bir davacı yararına 30.000,00 TL olmak üzere 60.000,00 TL manevi tazminatın 03.08.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kararın yayınlanması isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağını, gazetecinin maddi gerçeği araştırmakla yükümlü olmadığını, yazı dizisine konu haberlerin güncel olduğunu, haberlerin yayınlanmasında kamu yararı bulunduğunu, ifade ve basın özgürlüğü kapsamında olduğunu, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yazı dizisi nedeniyle davacının da katılan olarak yer aldığı ceza dosyasında davalı ... hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği, maddi olguların değerlendirilmesine ilişkin mahkumiyet kararının hukuk hakimini bağladığı, yazı dizisinde kullanılan söz ve ifadelerin davacıların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 03.08.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... Yay. A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yazı dizisi nedeniyle davalı ... hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği, dava konusu yayınlarda özle biçim arasındaki dengenin gözetilmediği, ilk derece mahkemesinin kişilik hakkının ihlal edildiği yönündeki nitelemesinin hukuka uygun olduğu, hükmedilen manevi tazminatın yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yayınlarla beraber kamuoyunda müvekkilleri hakkında olumsuz algı oluştuğunu, itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını, yazı dizisinde terör örgütü eylemlerinin meşrulaştırıldığını ve geniş kitlelere ulaştığını, hükmedilen manevi tazminatın caydırıcı ve hakkaniyete uygun olmadığını, saldırı ile orantılı olarak değerlendirilemeyeceğini, yazı dizisine konu iddialarla ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararın kesinleştiğini, Türkiye Cumhuriyeti'ni cebren ortadan kaldırmak amacıyla ortaya atılmış suçlamalar olduğunun verilen bu karar ile sabit olduğunu, eser sahibi hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleştiğini, bu anlatıma göre eldeki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı ... Yay. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yazı dizisinin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğunu, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağını, davacıların kişilik haklarına bir saldırı olmadığını, tamamının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu, haber verme hakkının hukuka uygun şekilde kullanıldığını, kamuoyunu ilgilendiren bu haberin verilmesinde kamu yararı bulunduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; Cumhuriyet Gazetesi'nde 03-04-05-06-07-08.08.2014 tarihlerinde yayınlanan yazı dizisi nedeniyle davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması istemine ilişkindir. 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297 nci maddesi uyarınca; tarafların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadlarının karar başlığında gösterilmesi; hükmün sonuç kısmında ise, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Somut olayda, her bir davacı için ayrı ayrı talepte bulunulmasına rağmen, mahkemece davacıların manevi tazminat istemleri yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmamış, ayrıca karar başlığında davacıların adına yer verilmiş olmasına karşın, hüküm fıkrasında kabul edilen miktar yönünden infazda tereddüt oluşturacak şekilde “davacıya verilmesine” şeklinde hüküm tesis edilmiştir. Şu halde mahkemece; yukarıda belirtilen davacıların istemleri ve HMK’nın 297 nci maddesinde gösterilen kurallar gözetilmeksizin, her bir davacının manevi tazminat istemine ilişkin ayrı ayrı ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde açık ve net karar verilmemiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir. 2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı ... Yay. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacılar vekilinin ve davalı ... Yay. A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde davacılara ve davalı ... Yay. A.Ş. iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.