10. Hukuk Dairesi 2024/11650 E. , 2025/2480 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3044 E., 2024/1202 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/324 E., 2022/142 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
**10. Hukuk Dairesi 2024/11650 E. , 2025/2480 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3044 E., 2024/1202 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/324 E., 2022/142 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...’nın rahatsızlığının meslek hastalığı olmadığının ve maluliyeti bulunmadığının; rahatsızlığı meslek hastalığı ise bu hastalığın davacı yanındaki çalışmadan kaynaklanmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının somut delillere dayanmadan, daha önce kendi yanlarında çalışan hiç bir işçinin meslek hastalığına yakalanmadığı yönünde genel ve afaki beyanlarda bulunarak sorumluluktan kurtulmaya çalıştığını, yine davacı, davalı ...'nın meslek hastalığına yakalanma dönemi olan 1990 ve 1994 yıllarını göz ardı ederek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müfettişlerince yapılan denetimlerde iş sağlığına uygun raporları ve 2004-2014-2017 yıllarında gerçekleştirilen denetimleri örnek göstererek keşif talebinde bulunduğunu, davacının, davalının kendi yanından ayrıldıktan sonra başka işlerde de çalıştığını belirtmiş ve davalının yıllarca yaptığı ütücülük işinin de hastalığa sebebiyet verdiğini ve hastalığın genetik olduğunu beyan ederek söz konusu meslek hastalığının kendi iş yeri dışında her yerde olabileceğini iddia etmiştir. Kurum tarafından sürekli iş göremezlik durumunun belirlenmesi için yapılan tespitlerin 5510 sayılı Kanun uyarınca yasal mevzuat çerçevesinde yapıldığını, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağı hakkındaki esasların, mevzuatta belirtildiğini, Kurumca gerçekleştirilen işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, davanın reddinin gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının 01.03.1990 ve 31.07.1994 tarihleri arasında davacı ...'a ait... Madeni Eşya San. ve Tic. isimli şahıs şirketinde 4 yıldan fazla sürede çalıştığını, davalının davacıya ait işyerinde tava-tencere ve ütü taban kumlama ve bu ürünlerin boyanması işlerinde çalıştığını, davalının davacıya ait işyerinde ilk 6 ay ortacı olarak çalıştığını ve sonrasında tava-tencere ve ütü taban kumlama ve bu ürünlerin boyanması işlerinde usta olarak fiilen çalışmaya başladığını, davalının davacıya ait işyerinde Cumartesi de dahil haftanın 6 günü sabah 08:00 ile akşam 18:00 saatleri arasında çalıştığını ve mesaiye kaldığı günlerde ise akşam 20:00'ye kadar çalışmaya devam ettiğini, davacının işten çıkış tarihi olan 31.07.1994 yılına kadar yukarıda açıklanan koşullarda çalışmaya devam ettiğini ve askerlik hizmeti nedeniyle bu işten ayrılmak zorunda kaldığını, askerlik için yapılan muayene sırasında davalının rahatsız olduğunun tespit edildiğini ve bir ay hastanede yatarak tedavi olmak üzere ve yaklaşık 6 ayı da evde ilaçla tedavi olmak üzere bir süre tedavi gördüğünü, yaşamış olduğu rahatsızlık nedeniyle askerliğe kabul edilmediğini ve kendisi hakkında askerliğe elverişli değildir şeklinde bir tespit yapılarak askerlik görevinden muaf tutulduğunu, muayene edildiği Sağlık Bilimleri Üniversitesi Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ne tedavi sırasında ne de daha sonra meslek hastalığına yakalandığı yönünde bir bilgi verilmediğini ve meslek hastalığına yakalandığına yönelik herhangi bir rapor hazırlandığını, davalının yaklaşık olarak 20 metre kare büyüklüğünde ve havalandırması olmayan bir oda içerisine kurulu olan kumlama makinesinde çalışmış ve müvekkil bu makineden ortaya saçılan kum tozlarının etkisinde kalarak meslek hastalığına yakalandığını, davalının çalıştığı makinenin hem ön kısmında bulunan camlı bölümün çevresinden hem kumlanan şeyleri tutmak için ellerini koydukları iki yanda bulunan açıklıklardan ve sık sık da kum püskürtme için kullanılan boruların bağlantı noktalarının kopması nedeniyle oda içerisine kumlu havanın dolduğunu bu nedenle nefes alamaz durumda kaldıklarını belirtmiş olduğunu, davalıya davacı işveren yanında çalıştığı süre boyunca yapmış olduğu işin zararlı etkilerinden korunmak için hiçbir şekilde koruyucu etkisi olmayan sıradan bez bir maske verildiğini, bunun dışında davalının makineden çıkan zararlı tozlardan korumak için herhangi bir koruma önlemi alınmadığını, havalandırması dahi olmayan 20 metre kare büyüklüğünde bir odada çalışmaya mecbur bırakılarak davalının meslek hastalığına yakalanmasına ağır kusurlu olarak sebebiyet verdiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisinde aldırılan 15.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda "Davacı işveren müessesenin (.... Madeni Eşya Sanayi ve Ticaret) % 100 (Y. Yüz) oranında kusurlu olduğu, sigortalı ...’nın kusursuz olduğu, kaçınılmazlık veya kötü tesadüf faktörünün rolünün bulunmadığı..." tespit edilmiştir. 24.03.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporunda "...... ve .... oğlu 01.01.1974 doğumlu ...’nın (q/r: 3/2 B hafif opasite) pnömokonyoz hastalığının tespit edildiği, kişinin yaptığı iş, çalışma koşulları, çalışma süresi ve işyerindeki maruziyetleri göz önünde bulundurulduğunda hastalıklarının mesleki olduğu, meslek hastalığının başlangıç tarihinin 25.06.2013 olduğu (25.06.2013 tarihli PA Akciğer grafisi), bu tarihte tespit edilen (q/q: 2/2) opasite pnömokonyoz meslek hastalığı nedeniyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası grup 1 (bir) alınarak; Gr1 VI (9A......16) A %20, E cetveline (yaşına) göre %20,0 (yüzdeyirmivirgülsıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, ancak pnömokonyoz hastalığının progrese olduğu (q/r: 3/2) olduğu cihetle; 20.01.2017 tarihinden itibaren (İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesinin 20.01.2017 tarihli ve 170000178 numaralı Sağlık kurulu raporu); Gr1 VI (9A......21) A %25,E cetveline (yaşına) göre %26,0 (yüzdeyirmialtıvirgülsıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, Pnömkonyoz hastalığının 20.03.2019 tarihinde tekrar progrese olduğu (q/r: 3/2 B hafif opasite) cihetle; 20.03.2019 tarihinden itibaren (Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 20.03.2019 tarihli ve 1718 numaralı Mesleki Sağlık Kurulu Raporu); Gr1 VI (9B......26) A %30,E cetveline (yaşına) göre %32.0 (yüzdeotuzikinoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, Pnömokonyozun inorganik tozlara maruziyet sonucu gelişen, sigara ile ilişkili olmayan, önlenebilir, spesifik tedavisi olmayan, iyileşmesi beklenmeyen, ilerleyici de olabilen bir mesleki akciğer hastalığı olduğu..." düzenlemesi doğrultusunda, hastalığın seyri, hastalığın sirayet ettiği yıllar ve dosya içerisindeki sağlık kurulu raporları dikkate alındığında, yukarıda açıklanan nedenler doğrultusunda davacının davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurumun Sağlık Kurulu kararında davalının meslek hastalığı nedeniyle %31,2 oranında sürekli iş göremez duruma girdiği, işveren... Madeni Eşya San. ve Tic. firmasının %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği,YSK'nın 12.09.2017 tarihli raporunda (1990-1994) arasındaki çalışmasından dolayı yükümlülük süresinin uzatılmasını karar verildiği, Adli Tıp kurumu 3. İhtisas Dairesinin 23.02.2022 tarihli kararında davalının rahatsızlığının meslek hastalığı olduğu, sürekli iş göremezlik derecesinin %32,0 olarak belirlendiği, birbirini doğrulayan raporlar dikkate alındığında davacının meslek hastalığına yakalandığı, meslek hastalığına yakalanmasında davacı işyerindeki çalışmalarının etkisi olduğu anlaşılmakla Mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirketle davalının hastalığı arasında illiyet bağı bulunmadığını, meslek hastalığının başlangıç tarihinin 25.06.2013 olduğunu, davalının müvekkilinin yanından ayrıldığı 31.07.1994 tarihinden 19 yıl sonraya denk geldiğini, davalının önceki ve sonraki işyerlerinin ve çalışma koşullarının başka bir hastalığı olup olmadığının araştırılmasını talep ettikleri halde araştırılmadığını, davalının meslek hastalığına yol açabilecek başka işlerde de çalışması olduğunu, davalının rahatsızlığının genetik faktörlü olabileceğini, müvekkiline %100 oranında kusur atfını kabul etmediklerini, işyerinde keşif yapılması gerektiğini, davalı işçinin de kusurunun gözönüne alınması gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ...'nın davacı nezdinde çalışmaları nedeniyle meslek hastalığına yakalanmadığının tespiti talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.