T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1599 - 2025/2631 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1599 KARAR NO : 2025/2631 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/05/2022 NUMARASI : 2021/... Esas 2022/... Karar DAVACI : ... DANIŞMANLIK VE MÜHENDİSLİK VEKİLİ : Av... DAVALI : ... ... İNŞAAT MA…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1599 - 2025/2631 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1599 KARAR NO : 2025/2631 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/05/2022 NUMARASI : 2021/... Esas 2022/... Karar DAVACI : ... DANIŞMANLIK VE MÜHENDİSLİK VEKİLİ : Av... DAVALI : ... ... İNŞAAT MAKİNE NAKLİYE SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av.... Av. .. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 08/12/2025 KARARIN YAZIM TARİHİ : 08/12/2025 Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/05/2022 tarihli 2021/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında imzalanan danışmanlık sözleşmesine dayalı olarak müvekkili şirketin davalıya danışmanlık hizmeti verdiğini, verilen danışmanlık hizmetinden dolayı cari hesaba dayalı 23.320,00 TL asıl alacağının olduğunu, faizi ile birlikte bu alacağının müvekkiline davalı tarafından ödenmesi gerekirken ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı borçlu aleyhine Adana 1.İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirket arasında danışmanlık sözleşmesi imzalandığını ancak 2020 yılı Mart ayı ile birlikte ortaya çıkan Covid-19 pandemi nedeniyle çalışma hayatının kısıtlandığını, işyerine gidemediğini ve çalışmanın yapılmadığını, davacının müvekkiline hizmet vermediğini ancak danışman firmanın müvekkili şirkete kesmiş olduğu faturalardan dolayı borçlu bulunduklarını, pandemi kısıtlamalarının kaldırılması ile taş ocaklarında çalışmaların başladığını, davacı ile uzlaşarak fatura borçlarından dolayı uzlaştıklarını ve danışmanlık hizmetlerinin devamını niyetinde olduklarını, davacı alacaklıya 16.520,00 TL bedelli fatura borçlarının bulunduğunu, bu faturaya mahsuben 28/07/2020 tarihinde müvekkili şirketin ... Bankasındaki hesabından davacı şirketin hesabına 5.000 TL ödeme yapıldığını, kalan borçlarını ödeyeceklerini ancak mücbir sebeplerden ötürü ödeme güçlüğü çektiklerini, ödeme vadesi mutabakatı sağlanması amacıyla itiraz ettiklerini, kalan borcu vadesinde ödeyeceklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "...Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; Davanın, İİK.'nun 67.maddesi gereğince açılmış faturadan kaynaklı alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine Adana 1. İcra Müdürlüğü'ne ait 2021/... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiği, takibin dayanağının, 29/11/2019 ve 29/11/2020 tarihli sözleşme ve fatura dekontlarından kaynaklı 23.320,0 TL olduğunun belirtildiği, başlatılan söz konusu takibe davalı borçlunun borca itiraz etmesiyle durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmenin bulunduğu, taraflar arasında mal alım satımından kaynaklanan ticari ilişkinin olduğu, ticari ilişkinin ve takibe dayanak faturaların bir kısmının varlığının taraflarca kabul edildiği, davalı tarafından 27.01.2020 tarihli 2.360,0 TL, 25.02.2020 tarihli 2.360,0 TL, 27.05.2020 tarihli 2.360,0 TL, 25.06.2020 tarihli 2.360,0 TL , 27.07.2020 tarihli 2.360,0 TL, 25.08.2020 tarihli 2.360,0 TL, 25.12.2019 tarihli 2.360,0 TL olmak üzere 16.520,0 TL miktardaki faturalar tutarında borcun bulunduğunun ikrar edildiği, söz konusu faturalara mahsuben 28.07.2020 tarihinde 5.000 TL ödeme yapıldığının, ödeme vadesi mutakabatı sağlanması için borca itiraz edildiğinin cevap dilekçesinde belirtildiği, işin yapıldığının ve teslim edildiğinin ispat yükünün davacıda, ödeme yapıldığına ilişkin ispat yükünün ise davalıda bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı borcun tespiti için taraf defterlerinin mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği ayrıca tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden BA-BS formlarının istenildiği, davacının defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen 31/01/2022 tarihli raporunda; davacı şirkete ait yasal defterlerin süre ve şekillere uygun olarak açılış tasdiklerinin yaptırıldığını, 2020 yılının ise kapanış tasdikinin yaptırılmış olması nedeniyle sahibi lehine delil netiliği taşıdığını, davacı şirketin yasal defterlerinde davalı ... ...'e düzenlediği faturaları 120.01.10 muhtelif alıcılar nolu hesabına borç kaydedildiğinin görüldüğünü, davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibari ile 23.320,00 TL alacağı olduğunu, takip ve dava konusu edilen faturaların dava dosyası kapsamında davacı tarafından davalı şirkete hizmet verildiğinin ispat edilebilmesi için Saha Denetim Raporu ve Tespit ve Öneri Defteri Tutanaklarının dava dosyasına sunulması gerektiğinin davacının beyanı ve taleple bağlılık ilkesi gereği faizin 385,26 TL esas alınması gerektiğinin belirtildiği, davalının defterlerinin incelenmesi için talimat yazıldığı ancak defterlerin ibraz edilmediği dosya kapsamındaki belgeler nazara alınarak düzenlenen 07/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalının defterlerinin ibraz edilmediği belirtilerek dosya kapsamındaki bilgi, belge ve kayıtlardan, Faturaların miktarının 5.000 Tl nin altında olduğu bu nedenle BA beyannamesinin bulunmadığı ancak dosya kapsamından faturaların davalı kayıtlarında bulunduğu, davacının bu faturaları vergi dairesine gelir beyan ettiğini, borçlu olan davalı şirketin kesilen bu faturaları giderlerine kayıt ederek işletmesine dahil ettiğini, hizmet veren firma işyerine yaptığı hizmetle ilgili teslim ve tesellüm belgesinin olmadığının görüldüğü, alacaklı firmanın dava tarihine kadar faiziyle birlikte 25.270,42 TL alacaklı olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporlarının denetime elverişli olduğu oluşa ve usule uygun olduğu gözetilerek hükme esas alındığı yukarıda açıklanan nedenlerle hizmet ilişkisinin varlığının tarafların kabulünde olduğu, davalı tarafça faturaların bir kısmının varlığının ve bu kabul edilen faturaların ödenmediğinin ikrar edildiği, takibe konu diğer faturalara ilişkin hizmetin pandemi nedeni ile verilmediğinin iddia edildiği, davacının hizmetin kesintisiz verildiğini ispatla mükellef olduğu, dosya içerisinde mevcut saha denetim ve öneri raporlarında davalının imzasının bulunduğu, hizmetin kesintisiz verildiğinin tüm bu nedenlerle kabul edildiği, davalı tarafça bu durumun aksini gösterir delilin dosyaya sunulmadığı davalının aksini iddia ettiği durumu ispat ile yükümlü olduğu, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu bu fatura bedellerinin ve iddia edilen 5.000 Tl'lik tutarın ödendiğine dair bir delilinde mevcut olmadığı anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan 23.320,00 TL asıl alacak, 385,26 TL faiz olmak üzere 23.705,26 TL alacağının bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, alacağın faturaya dayalı likit alacak olduğu gözetilerek %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.( davacı defterlerinin 2019 tarihinde usulune uygun açılış-kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, bu nedenle 2019 yılı defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşımadığı belirtilmiş ise de 2019 tarihli faturaların davalının kabulünde olduğu gözetilerek hüküm kurulmuştur.)Davanın kabulüne; Davalının Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 23.320,00 TL asıl alacak, 385,26 TL faiz olmak üzere 23.705,26 TL üzerinden devamına, Hükmolunan alacağın %20'si oranında olan 4.741,05 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 1.619,30 TL'den peşin ödenen 398,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.221,05 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu, davalının davacıdan çevre danışmanlığı hizmeti aldığını kabul etmekle birlikte hizmetin eksiksiz sunulmadığını, davacının iddia ettiği, 23.320,00TL yerine sadece 16.520,00TL hizmet aldığını bu miktara ilişkin 7 adet faturanın ve 5.000TL havale ödemesinin dosyada mevcut olduğunu ileri sürdüğünü, bilirkişi raporunda 23.320,00TL hizmet bedelinin tam olarak ispat edilemediğini, 5.000,00TL'nin davalı tarafından ödendiğinin dekontla kanıtlandığını, davacının beyan ettiği hizmetlerin bir kısmının yerine getirilip getirilmediğinin netleşmediğini belirterek davalı davacının talep ettiği bedelin ispatlanamaması nedeniyle ile derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı şirket ile imzaladığı 29.11.2019 başlangıç tarihli Çevre Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi uyarınca aylık 2.000,00 TL + KDV tutarındaki ücret karşılığı çevre danışmanlık hizmeti verdiği halde davalının ücret ödeme yükümlülüğünü büyük ölçüde yerine getirmediği, alacağın tahsili için başlattıkları Adana 1.İcra Dairesi'nin 2021/... Esas sayılı icra takibinin davalının itirazı nedeniyle durdurulduğu ileri sürülerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili tarafından, Covid-19 pandemisi sebebiyle çalışma durdurulduğundan danışmanlık hizmeti verilmediği, davacıya borçlarının bulunduğu ve fakat fatura borçları konusunda davacıyla uzlaştıkları, hizmetin verildiği döneme ilişkin 16.520,00 TL borçlarından 5.000,00 TL'lik kısmının davacıya ödendiği savunularak davanın reddi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Adana 1.İcra Dairesi'nin 2021/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinden; takip alacaklısı (davacı) tarafından takip borçlusu (davalı) aleyhine verilen takip talebiyle 29.11.2019 tarihli Danışmanlık Ücret Sözleşmesi ve Faturalara dayanılarak 23.320,00 TL asıl alacak ve 385,26 TL faiz alacağından ibaret toplam 23.705,26 TL alacağın genel haciz yoluyla tahsili için icra takibi başlatıldığı, kendisine 23.02.2021 tarihinde ödeme emri tebliğ edilen takip borçlusunun süresinde borca itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Faturaya dayalı itirazın iptali davasında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı, alacağa konu mal ve hizmeti davalıya teslim ettiğini ve alacağa hak kazandığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Faturada yazılı mal ve hizmetin teslim edildiğinin ispatı halinde, borcun ödendiğini ispat yükü ise davalıdadır. Somut olayda, taraflar arasında 21.11.202 tarih ve 28828 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevre Görevlisi ve Çevre Danışmanlık Firmaları Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince 29.11.2019-29.11.2020 dönemi için 1 yıl süreyle davacının davalıya çevre danışmanlık hizmeti vermesi, buna karşılık davalının da davacıya hizmet bedeli hakkındaki her bir tesis için her ay fatura karşılığı 5 tesis için toplam 2.000,00 TL + %18 KDV tutarında ücret ödemesinin kararlaştırıldığı, mahkemece alınan bilirkişi raporlarına göre sözleşme dönemine ilişkin her bir ay için ayrı ayrı 2.360,00 TL olmak üzere düzenlenen 12 adet faturanın ve davalının 28.07.2020 tarihinde banka havalesi yoluyla yapmış olduğu 5.000,00 TL tutarındaki ödemenin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalıya ait ticari defterler ibraz edilmediğinden incelenememiş ise de dosya kapsamında mevcut olup sözleşme dönemindeki her bir ay için ayrı ayrı düzenlenen Saha Denetim ve Öneri Raporlarının davalı tarafça da imzalandığı, buna göre davacı tarafından davalıya sözleşmede kararlaştırılan hizmetin sözleşme süresince kesintisiz olarak verildiğinden davacının davalıdan 1 yıl için aylık 2.000,00 TL + %18 KDV üzerinden hesaplanan (12 ay X 2.360,00 TL=) 28.320,00 TL tutarındaki ücret alacağından davalının yapmış olduğu 5.000,00 TL tutarındaki ödemenin mahsubundan sonra (28.320,00 TL - 5.000,00 TL =) 23.320,00 TL asıl alacak ve davacının talebiyle bağlı kalınarak 385,26 TL faiz alacağından ibaret toplam 23.705,26 TL tutarında alacaklı olduğu, uyuşmazlık konusu alacak likit olup davalı da itirazında haksız bulunduğundan 2004 sayılı İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca davacının inkar tazminatı talep edebileceği, sonuç olarak ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 1.619,30.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 400,00TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.219,30.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır