10. Hukuk Dairesi 2025/10237 E. , 2026/997 K. "" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/4299 E., 2025/487 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/124 E., 2022/182 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırla…
10. Hukuk Dairesi 2025/10237 E. , 2026/997 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/4299 E., 2025/487 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/124 E., 2022/182 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin davalı apartmanda apartman görevlisi olarak 21.10.2015 - 06.08.2018 tarihlerinde çalıştığını, müvekkilin davalı iş yerinden 06.08.2018 tarihinde gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldığını, oturmuş olduğu görevli dairesini boşalttıklarını, ilgili Kurum olan SGK ya müvekkil tarafından şikayet yapıldığını ve ifade verdiğini belirterek müvekkilin işe giriş tarihi itibariyle davalı iş yerinde çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; davacının davalı binada hiç çalışmadığını, davacının eşi ...'ın çalıştığını, davacının eşi ... ile 30.03.2017 tarihinde kısa süreli iş sözleşmesi yapıldığını, ilk 2 ayın deneme süresi olarak belirlendiğini ücret bordrolarında da görüleceği üzere ücretinin tamamının ödendiğini, davacının eşi ...'ın 06.08.2018 tarihinde kendisinin istifa ettiğini ve işten ayrılırken 06.08.2018 tarihinde düzenlenen ibranamede de ayrıntılı olarak belirtildiği üzere bütün alacaklarını aldığını, davalı binada çalışması olmadığını, bu nedenle çalışmayan birinin iş yeri dosyası da sigortası da olamayacağını, davacı tarafın çalıştığını iddia ettiği zamanlarda tam aksine eşinin çalıştığı ve haklarının ödendiği belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet akdiyle davalı işverene bağlı olarak fiilen çalışıldığının ispatlanması gerektiğini, çalışmanın niteliği ve ödenen ücretin somut deliller ile ispat edilmesi gerektiğini, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği dikkate alınarak ücret konusunun titizlikle araştırılması gerektiğini, dönem bordrolarından tanıkların dinlenmesi gerektiğini, tanık beyanları değerlendirilirken, iş yerinde yürütülen işin niteliği, tanıkların iş ve iş yeri hakkındaki bilgileri, tanıklık edilen dönemin üzerinden geçen sürenin uzunluğu, tanık beyanlarının hayatın olağan akışı ile çelişkilinin olması dikkate alınması gerektiğini belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddine yönelik karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile dosyada mevcut SGK kayıtlarından davacının 01.03.2019 tarihinden itibaren 5 gün süreyle ...iş yerinde çalışma kaydı olduğunu, uyuşmazlık konusu 21.10.2015 - 06.08.2018 döneminde davacının davalı iş yerinde veya başkaca iş yerinde sigorta kaydı olmadığını, davacının eşi ...'ın 26.10.2015 - 06.08.2018 tarihleri arasında aylık gün üzerinden davalı iş yerinde çalışmasının Kuruma bildirildiğini, davacının eşinin dava konusu dönemde başkaca iş yerlerinde de genellikle kısa süreli çalışma kaydı olduğunu, dosyaya sunulan iş sözleşmesinden davacının eşi ... ile davalı bina arasında 30.03.2017 tarihli günlük 2 saat çalışma süresi kısmi süreli iş sözleşmesi yapıldığı, dosyaya ... imzalı 06.08.2018 tarihli 2 adet ibraname, 08.08.2018 tarihli istifa dilekçesi ve tarihsiz kıdem tazminatı bordrosu sunulduğunu, tanıkların bir kısmının davacının çalıştığını beyan ettiğini, bir kısmının eşinin çalıştığını beyan ettiğini, sözleşmenin davacının eşiyle yapıldığını, davacının eşinin davalı tarafından sigorta bildirimlerinin yapıldığı hususları dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul yasaya, yerleşik Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, SGK hizmet kaydı evraklarına göre dava konusu dönem aralığında davacının eşinin başka iş yerlerinde çalıştığının sabit olduğunu, davacının tam zamanlı olarak bir fiil çalıştığını, apartmanda ne istenmiş ise kendisinden bunları yerine getirdiğini, görevli olarak davalı apartmanda kesintisiz olarak 24 saat içinde çalışarak ve kendisine verilen işleri yaparak tüm hafta boyu 7 gün hafta sonu dahil, ulusal resmi ve dini milli bayramlarda çalıştığını, tanık beyanında davalı iş yerinde görevli olarak çalışanın davacı olduğunu, belirli bir çalışma saatinin olmadığını, tam zamanlı görevli olarak çalıştığını ve eşini de çok nadir gördüğünü beyan ettiğini, davalının dinletmiş olduğu tanığın yalancı tanık olduğunu, Mahkemece eksik inceleme yapıldığını, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ve gelen müzekkere cevapları ile davalı iş yerinde çalışanın davacı olduğu ispat edilmesine rağmen Mahkemece sadece davalı tanık ifadeleri üzerine hüküm kurulduğunu, oysa ki dinlenen tutanak tanıklarının işçi alacağı davasında ifadelerinin dosya arasına alınarak ve asansör firması ve katı-sıvı gaz operatörlüğü sertifikalarının da dikkate alınarak hukuki değerlendirmelerinin tek tek belirtilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgilisine yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.