3. Hukuk Dairesi 2016/10059 E. , 2016/11234 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; davalının, AD 6952672-1 nolu sayaçlı tanker suyu kullanan…
**3. Hukuk Dairesi 2016/10059 E. , 2016/11234 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; davalının, AD 6952672-1 nolu sayaçlı tanker suyu kullanan iş yeri abonesi olduğunu; davalının 13/08/2007 tarihi itibari ile 3.736,00 TL su bedeli, 4.095,38 TL gecikme cezası, 7,00 TL açma kapama cezası toplam 8.145,25 TL borcu bulunduğunu; 8.145,25 TL'nin 13/08/2007 tarihinden itibaren anaparaya işleyecek aylık %2 ve değişecek oranlarda gecikme cezasının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkilinin market işletmeciliği yaptığını, dava konusu olan tanker suyunun kullanıldığı oto yıkamacılığı ile müvekkilinin bir ilişkisinin olmadığını, vergi kaydının, fiili bir tespit ve tutanağın olmadığını, sorumlu olan kişinin tespit edilemeden dava açıldığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. [adres satırı maskelendi] Dava; su aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davalının 23.06.1999 tarihinden itibaren doğal tanker su abonesi olduğu, abonelik sözleşmesinin 06.06.2007 tarihinde feshedildiği, 06.06.2007 tarihine kadar 9.989,43 TL borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ve Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre; abonelik iptal ettirilmedikçe, o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumludur. Hal böyle olunca, dava konusu borç dönemi fesihten önceki tarihe ait olup davalının bu borçtan sorumlu olacağından mahkemece, dava konusu su bedeli hakkında, İSKİ Tarifeler Yönetmeliği ve taraf delilleri kapsamında, (dönemi ve hesabı hakkında) konusunda uzman bir mühendis bilirkişi veya heyetinden, hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınmalı ve sonucu dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.