9. Ceza Dairesi 2022/6559 E. , 2023/2688 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakem…
**9. Ceza Dairesi 2022/6559 E. , 2023/2688 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.01.2022 tarihli ve 2021/118 Esas, 2022/13 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan davada, 5271 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 inci maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 53 üncü madde uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafisinin Temyiz İsteği Mağdurenin ilk beyanını korku ile verdiğini, kabul etmediklerini, beyandan başka delil bulunmadığını, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Mağdurenin olay nedeni ile ruh sağılığının bozulduğunu, mağdurenin olay tarihinde on yaşında olmasına rağmen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinin uygulanmadığını, 62 inci madde uygulamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemesince "Mahkememizin 2012/303 Esas- 2014/29 Karar sayılı ilamında sanığın sabit görülen cinsel istismar suçundan eylemine uyan TCK’nın 103/1, 103/6 ve 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin 2016/9263 Esas- 2021/256 Karar sayılı ilamıyla ‘Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" düzenlemesi gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili maddeleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi ve 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan hususlar nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, gerekçesiyle mahkememiz kararının bozulduğu, Mahkememizce yeniden yapılan yargılamada bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, tüm dosya kapsamı itibariyle; mağdure ... \*\*\*'ın İznik ilçesi ... köyü ilköğretim okulunda öğrenci olduğu, olay günü 15:15 civarında okuldan çıktığı ve evlerine gittiği sırada ileride arabasını park etmiş vaziyette bekleyen sanığın yanından geçerken sanığın kendisi ile bazı sorular sormak suretiyle diyalog kurduğu, takiben bir şey göstermek bahanesi ile yol kenarındaki, ancak yoldan görülemeyecek konumdaki ağaçlık bir bölgeye gelmesini sağladığı, burada cinsel organını çıkartıp mağdureye gösterdiği, mağdureden dokunmasını istediği, mağdurenin karşı koyması üzerine bu sefer omuzundan tutarak bir yandan da masturbasyon yaptığı daha sonra da mağdureden bu olayı kimseye anlatmamasını isteyerek ayrılıp gittiği, mağdurenin de ağlayarak eve gidip olayı annesine anlattığı şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda; Sanığın 06.10.2010 tarihinde kollukta alınan ifadesinde olayı aynen mağdurenin beyanında geçtiği şekilde ikrar edip, kovuşturma evresinde inkar etmiş ise de; olaydan 15 dakika önce olayın geçtiği yerle aynı yol üzerindeki olay yerine 180 metre mesafedeki bir lokantada post cihazı tamir ettiği, lokantaya gittiği araç ve olay yerine geldiği aracın aynı araç olması, mağdurenin usulüne uygun olarak yapılan teşhis işleminde sanığın teşhis etmesi gibi nedenlerle sanığın inkara yönelik savunmasına itibar edilmediği, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Dairesinin 31.05.2013 tarih ve 2227 raporu ile mağdurun olaydan dolayı ruh sağlığının bozulduğu anlaşılmakla; sanığın eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabul edildiği, bozma ilamı uyarınca lehe kanun değerlendirmesi yapıldığında 6545 sayılı değişiklikten önce sanığın TCK’nın 103/1,103/6 ve 62. Maddeleri uyarınca sonuç cezası 12 yıl 6 ay olurken, 6545 sayılı değişiklik sonrası TCK’nın 103/6 maddesi yürürlükten kaldırıldığından TCK’nın 103/1 ve 62. Maddeler gereği sonuç cezasının 6 yıl 8 ay olarak hesaplandığı, 6763 sayılı kanunla yapılan değişiklik sanığın aleyhine olduğundan tatbik edilmediği, sonuç olarak sanığın 6545 sayılı yasayla değişik TCK’nın 103/1 ve 62. Maddeleri uyarınca cezalandırılmasına" şeklinde karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz talepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.01.2022 tarihli ve 2021/118 Esas, 2022/13 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde karar verildi.