Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12888 E. , 2024/6743 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/12888 Karar No : 2024/6743 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Kurumu Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2016 yılına ilişkin TRT
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12888 E. , 2024/6743 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/12888 Karar No : 2024/6743 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Kurumu Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2016 yılına ilişkin TRT bandrol ücreti ve faizinin tahsili amacıyla adına düzenlenen 2.788.379,59-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ödeme emrinin dayanağı olan bandrol ücreti ihbarnamesinin davacının ... Boya (Eski Ünvanı... Boya Kimya Oto. İlet. İth. San. ve Tic. Ltd. Şti.) olarak "... Mahallesi ...Sokak No:... Artuklu/Mardin" adresine tebligata çıkarıldığı, bu adreste "tanınmadığı" belirterek tebligatın iade edildiği görülmekte ise de, bu şekilde yapılan tespitin ne şekilde yapıldığı ve kim tarafından imzalandığı hususlarının tebliğ belgesinde yer almadığı, ayrıca, şahıs şirketine dönüştürülen ve ... Boya ismiyle faaliyet gösteren ticari işletmenin faaliyetine son verdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge de bulunmadığı, Ticaret Sicil Gazetesinde belirtilen adresinin ise "... Mahallesi ...Sokak No:... Artuklu/Mardin" olduğu; bu durumda, anılan tebligatın iade edildiğinden bahisle ve davacının faaliyete son verdiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmaksızın dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan bandrol ücreti ihbarnamesinin davacının MERNİS adresine tebliğe çıkarılmasında usule uyarlık bulunmadığı kanaatine varılmış olup, anılan borcun vadesinde ödenmediğinden bahisle tesis edilen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Vergi Dairesinden alınan yazı uyarınca borçlu şirketin ticari faaliyetine 15/11/2019 tarihinde son verildiği tespit edildiğinden davacının mernis adresine yapılan tebligatın hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla 15 gün içinde dava açabileceği düzenlenmiştir. Buna göre, kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen amme alacaklarının ödeme emri ile tahsili yoluna gidileceği ödeme emri tebliği dolayısıyla açılan davalarda davacıların böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı yolundaki iddiaların dışında bir iddia ileri sürülemeyeceği anlaşılmaktadır. 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, "Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen cihazları imal ve ithal edenler bir ay içinde sattıkları cihazlardan 4 üncü maddenin (a) bendine göre tahsil ettikleri ücretleri en geç müteakip üçüncü ayın onuna kadar Türkiye Radyo - Televizyon Kurumuna bir beyanname ile bildirerek ve aynı süre içerisinde ödemekle yükümlüdürler. Aksi takdirde her geçen gün için yürürlükteki en yüksek ticari kredi faizi oranı üzerinden tahakkuk ettirilecek faiz miktarı ile birlikte 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (gecikme cezası hariç) hükümlerince tahsil olunur." hükmü düzenlenmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12.maddesinin 2.fıkrasında "Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir" hükmü ve buna paralel olarak Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 20.maddesinin 3.fıkrasında "Gerçek ve tüzel kişilere ait ticari işletmelerin işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticari işletmenin o işlemde yetkili ticari temsilcisine yapılan tebliğ geçerlidir" hükmü yer almaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden; davacıya ait ... Boya Kim. Oto. İlet. İth. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin daha sonra türü değiştirilerek şahıs işletmesine dönüştürüldüğü ve işletmenin unvanının "...-... Boya" olduğu, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü Muhasebe ve Finansman Dairesi Başkanlığı tarafından adı geçen şirketle ilgili olarak yapılan denetim neticesinde 29/11/2021 tarihli mali denetçi raporu (bandrol ücreti tespit raporu) tanzim edildiği, söz konusu raporda özetle; anılan şirketin bandrol mükellefiyet kaydının bulunmadığı, 24/10/2019 tarihi itibarıyla faaliyetine son verdiğinin belirtildiği, şirket tarafından 2016 yılında ithal edilen bandrole tabi 44.876 adet cep telefonunun 3.590 adedinin toplam 79.480,24-TL tutarındaki bandrol ücretinin peşin olarak ödendiği, ancak geriye kalan 41.286 adet bandrole tabi cep telefonunun bandrol ücretinin ödenmediği, ithal edilen bandrole tabi herhangi bir cihaz için bandrol alınmadığı ve 44.786 adet cep telefonunun bandrolsüz olarak satılmış olması nedeniyle 750.719,78-TL bandrol ücreti ve faizinin şahıs adına tesis edilmesi gerektiği hususlarının belirtildiği, bahsi geçen rapora istinaden 3093 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddeleri gereğince faiziyle beraber davacı adına 2.788.377,59-TL'nin ödenmesi istemiyle ... tarihli ve ... sayılı ihbarname düzenlendiği, söz konusu ihbarname ilk olarak Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen "... Mahallesi ... İş Merkezi No:...Artuklu/Mardin" adresine tebligata çıkarılmış ise de muhatabın adreste tanınmadığından bahisle söz konusu tebligatın iade edildiği, bunun üzerine, anılan ihbarnamenin davacının MERNİS adresine tebligata çıkarıldığı ve imzası karşılığında ...'e tebliğ edildiği, vadesi gelmesine karşın süresi içerisinde ödenmediğinden bahisle söz konusu TRT bandrol ücreti ve faizinin cebren tahsili amacıyla davacı adına ... tarihli ve ... sayılı ödeme emrinin tanzim edildiği ve bu ödeme emrinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar İdare Mahkemesince; şahıs şirketine dönüştürülen ve ... Boya ismiyle faaliyet gösteren ticari işletmenin faaliyetine son verdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, Ticaret Sicil Gazetesinde belirtilen adresinin ise "... Mahallesi ...Sokak No:...Artuklu/Mardin" olduğundan anılan tebligatın iade edildiğinden bahisle ve davacının faaliyete son verdiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmaksızın dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan bandrol ücreti ihbarnamesinin davacının MERNİS adresine tebliğe çıkarılmasında usule uyarlık bulunmadığı yönünde karar verilmiş ise de; borçlu şahıs işletmesinin 15/11/2019 tarihinde faaliyetini terk ettiği vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığından, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca ticari işletmelere ilişkin uyuşmazlıklarda işletmenin, işlemde yetkili kanuni temsilcisine yapılan tebligat geçerli kabul edilirken, işletmenin faaliyetine son vermesi halinde kanuni temsilcinin mernis adresinde yapılan tebligatın evleviyetle geçerli kabul edilmesi gerekmektedir. Bu durumda, usulüne uygun tebliğ edilerek ve dava açılmadan kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığından temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 26/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum. (XX) KARŞI OY : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un olay tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla 15 gün içinde dava açabileceği düzenlenmiştir. Ödeme emrinin dayanağı olan tahakkuk işlemine karşı dava açılmamış olması, davacının borcu kabul ettiği anlamına gelmeyeceğinden, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı yolundaki itirazlarının yargısal incelemesinin yapılmasına engel teşkil etmemektedir. Bakılan uyuşmazlıkta, davacının bir kısım bandrole tabi cihaza ait bandrol ücretini ödemediğinden bahisle, bandrol ücretinin tahsil edilmesi amacıyla düzenlenen ödeme emrine karşı açtığı işbu davada, bandrole tabi cihazların bandrol ücretinin ödendiği, bandrol ücreti ödenmeyen cihazların hiçbir teknik inceleme araştırma yapılmadan sonradan bandrole tabi kabul edilerek tahakkuk ve tahsiline çalışıldığı yönündeki iddialarının ödeme emrine karşı açtığı işbu davada "böyle bir borcu olmadığı" itirazı kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu’nun dava konusu ithalat tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, "Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna devamlı ve yeterli gelir kaynağı sağlamak amacıyla hazırlanan bu Kanun; radyo, televizyon, video ve birleşik cihazlardan alınacak ücretler, elektrik enerjisi hasılatından ayrılacak paylar ile çeşitli gelirlerin tahakkuk, tahsilat işlemlerini kapsar.", hükmüne; 3. maddesinde, "Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen cihazları imal edenler satıştan önce; ithal edenler ise serbest dolaşıma girişinde bandrol veya etiket almaya mecburdur." hükmüne; 4. maddesinde, " a) Aşağıdaki cihazları imal edenler cihazın satış faturasındaki (özel tüketim vergisi hariç) Katma Değer Vergisi matrahı, ithal edenler ise Gümrük Giriş Beyannamesindeki (özel tüketim vergisi hariç) Katma Değer Vergisi matrahı üzerinden bir defaya mahsus olmak üzere, 1. Renkli televizyon için % 8, 2. Siyah - beyaz televizyon için %8, 3. (Değişik : 15/6/1987 - 3383/2 md.) Radyo, portatif radyo-teyp,radyo-pikap % 8, 4. Video için % 12, 5. Birleşik cihazlar için : a. Video - televizyon-radyo ) Video - televizyon ) %12, Radyo - televizyon ) b. (Değişik : 15/6/1987 - 3383/2 md.) Müzik seti ve benzerler % 10 6. (Ek : 15/6/1987 - 3383/3 md.) Yukarıda sayılan cihazların dışında kalan ve radyo televizyon yayınını almaya yarayan her türlü cihazlar. % 10 Tutarında ücret tahsil ederler ve 5 inci maddeye göre Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna öderler." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, "Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen cihazları imal ve ithal edenler bir ay içinde sattıkları cihazlardan 4 üncü maddenin (a) bendine göre tahsil ettikleri ücretleri en geç müteakip üçüncü ayın onuna kadar Türkiye Radyo - Televizyon Kurumuna bir beyanname ile bildirerek ve aynı süre içerisinde ödemekle yükümlüdürler. Aksi takdirde her geçen gün için yürürlükteki en yüksek ticari kredi faizi oranı üzerinden tahakkuk ettirilecek faiz miktarı ile birlikte 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (gecikme cezası hariç) hükümlerince tahsil olunur." hükmü düzenlenmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davacıya ait ... Boya Kim. Oto. İlet. İth. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin daha sonra türü değiştirilerek şahıs işletmesine dönüştürüldüğü ve işletmenin unvanının "İsmail Güleş-Güleş Boya" olduğu, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü Muhasebe ve Finansman Dairesi Başkanlığı tarafından adı geçen şirketle ilgili olarak yapılan denetim neticesinde 29/11/2021 tarihli mali denetçi raporu (bandrol ücreti tespit raporu) tanzim edildiği, söz konusu raporda özetle; anılan şirketin bandrol mükellefiyet kaydının bulunmadığı, 24/10/2019 tarihi itibarıyla faaliyetine son verdiğinin belirtildiği, şirket tarafından 2016 yılında ithal edilen bandrole tabi 44.876 adet cep telefonunun 3.590 adedinin toplam 79.480,24-TL tutarındaki bandrol ücretinin peşin olarak ödendiği, ancak geriye kalan 41.286 adet bandrole tabi cep telefonunun bandrol ücretinin ödenmediği, ithal edilen bandrole tabi herhangi bir cihaz için bandrol alınmadığı ve 44.786 adet cep telefonunun bandrolsüz olarak satılmış olması nedeniyle 750.719,78-TL bandrol ücreti ve faizinin şahıs adına tesis edilmesi gerektiği hususlarının belirtildiği, bahsi geçen rapora istinaden 3093 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddeleri gereğince faiziyle beraber davacı adına 2.788.377,59-TL'nin ödenmesi istemiyle ... tarihli ve ... sayılı ihbarname düzenlendiği, borcun ödenmemesi üzerine tanzim edilen ödeme emrinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda; davalı idarece ithal edilen ürünler üzerinde herhangi bir teknik inceleme yaptırılmayıp yalnızca veri paylaşım sistemi olan GÜVAS sorgusundaki bilgiler dikkate alınarak cep telefonlarının bandrole tabi olduğuna karar verildiği görülmektedir. Bu durumda, davalı idarece, dava konusu cep telefonlarının ithalatının yapıldığı tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak ve ithal edilen ürünlerin bu mevzuat kapsamında bandrole tabi olup-olmadığı konusunda teknik bir inceleme yaptırılarak ürünlerin bandrole tabi olup-olmadığının tespiti gerekirken GÜVAS verileri yeterli görülerek tesis edilen tahakkuk işleminde ve ödenmemesi üzerine tanzim edilen dava konusu işlemde, davacının iddialarının "borcum yoktur" kapsamında olduğunun kabul edilmesi suretiyle, hukuka uygunluk bulunmadığından, İdare Dava Dairesi kararının bu gerekçe ile onanması gerektiği görüşü ile Daire kararına katılmıyorum.