3. Hukuk Dairesi 2021/4841 E. , 2022/1786 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi ü…
**3. Hukuk Dairesi 2021/4841 E. , 2022/1786 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; Kuruma sundukları 2015 yılı Mayıs ayı faturasından; hastalara yapılan tedavilerin anlaşılamadığı, bedellerinin kurumca karşılanmayan işlemlerden olduğu, endikasyon bulunmadığı, yetersiz epikriz kaydı oluşturulduğu gerekçesiyle kesinti uygulandığını ve 116.077,38 TL mahsup yapılacağının bildirildiğini, bu nedenle yapılan işlemin haksız olduğunun belirterek davalı tarafından uygulanan kurum işleminin iptalini ve borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; alınan bilirkişi raporuna göre isimleri sayılan hastalara ilişkin yapılan tedavilerin sözleşme ve SUT hükümlerine uygun olduğu, kurum tarafından yapılan kesintilerin sözleşme kapsamına aykırı olduğu, sadece günübirlik tedavilere ilişkin kadın hastalıkları ve doğum grubundan 10,04 TL’lik kesintinin doğru olmadığı anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne; davacının 2015 yılı Mayıs ayı hak edişinden yapılan 116.067,34 TL kesintinin haksız olduğunun tespitine, davacının bu miktar üzerinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.