Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2828 E. , 2024/5388 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2828 Karar No : 2024/5388 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ... İnşaat Tekstil İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmekt
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2828 E. , 2024/5388 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2828 Karar No : 2024/5388 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ... İnşaat Tekstil İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: 2016/8478 sayılı Sınır Ticaretinin Düzenlenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında, davacı adına tescil edilen ... tarih ve ... sayılı beyanname muhteviyatı "ceviz içi" ticari tanımlı eşyanın, "İran" değil, "Kırgızistan" menşeli olduğunun tespit edildiğinden bahisle, ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre karara bağlanan para cezalarına vaki itirazın reddine dair işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine gönderilen belgeler ile savunma dilekçesi ekinde yer alan belgelerin birlikte incelenmesinden; ... adlı Uluslararası Menşei Sorgulama Sitesinde yapılan sorgulamada davaya konu eşyanın Kırgızistan menşeli olduğunun görüldüğü, idarece sonradan kontrol işlemi yapılmadan işlem tesis edildiği anlaşıldığından, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 198. maddesine 5911 sayılı Kanun'la eklenen 4. fıkranın yürürlükte olduğu dönemde tescil edilen beyanname muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak tesis edilen ek tahakkuk ve para cezası kararında Kanun'un aradığı şartların oluşmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi açıklanarak, dava konusu olayda; davacı tarafından ibraz edilen menşe belgesinin İran makamlarınca düzenlendiği hususunda herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, anılan belgede yer alan ve Türkçe olmayan "yukarıda belirtilen ürünlerin Kırgızistan menşeli olduğu belgelenmiştir." şeklindeki ibarenin davacı tarafından fark edilemeyeceği, bu haliyle davacının herhangi bir kastının bulunmadığı, dolayısıyla anılan maddede belirtilen koşulların oluşmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu para cezasına ilişkin işlemin iptali yolundaki hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, beyanname muhteviyatı eşyanın İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliğ hükümlerine tabi olduğundan bahisle ek tahakkuk kararı alınırken hesaplamaya esas alınan kıymet, 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığından, tahakkukların gözetim kıymetine isabet eden kısmının bu gerekçeyle hukuka uygun bulunmadığı, davacı tarafından ibraz edilen menşe belgesinin incelenmesinden, belge içeriğinde Farsça ve Fransızca olarak "ürünlerin Kırgızistan menşeli olduğu belgelenmiştir." ibaresinin yer aldığı, Uluslararası Menşei Sorgulama Sitesinde yapılan sorgulamada da anılan ürünlerin Kırgızistan menşeli olduğunun belirlendiği anlaşıldığından, üçüncü ülke menşeli ürüne ait bir belgeyle sınır ticareti kapsamında tercihli tarife uygulamasından yararlanılamayacağının kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen de kabulüyle dava konusu ek tahakkuk işleminin gözetim uygulaması dışında kalan kısmının iptaline dair hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra, davanın bu yönden reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, menşe belgesinin gerçeği yansıttığı, belgenin sahte olmadığı, sonradan kontrol işlemi yapılmadan işlem tesis edildiği, aynı belge ile birden fazla ithalatın gerçekleştirildiği ve bunların sorunsuz olarak sonuçlandığı; davalı idarece eşyanın menşeinin Ukrayna olduğu, sınır ticareti kapsamında tercihli tarife uygulamasından yararlanılamayacağı, davacı tarafından serbest iradeyle beyan edilen tutar üzerinden tahakkuk ettirilen vergiler ve bu vergiler üzerinden karara bağlanan para cezasına ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu ek tahakkuk işleminin fatura kıymetine isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olduğundan, temyize konu kararın anılan kısmının onanması; dava konusu ek tahakkuk işleminin fatura kıymetini aşan kısmı ve dava konusu para cezasına ilişkin işlemin iptaline yönelik hüküm fıkralarının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 2016/8478 sayılı Sınır Ticaretinin Düzenlenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında, davacı adına tescil edilen ... tarih ve ... sayılı beyanname muhteviyatı "ceviz içi" ticari tanımlı eşyanın, "İran" değil, "Kırgızistan" menşeli olduğunun tespit edildiğinden bahisle, ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre karara bağlanan para cezalarına vaki itirazın reddine dair işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun, 5911 sayılı Kanun'la değişik şekliyle, 61. maddesinin 3. fıkrasında, tescil edilmiş beyannamenin, ait olduğu eşyanın vergileri ve para cezalarından dolayı taahhüt niteliğinde beyan sahibini bağlayacağı ve gümrük vergileri tahakkukuna esas tutulacağı; 242. maddesinin 1. fıkrasında, yükümlülerin, kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilecekleri; 2. fıkrasında, idareye intikal eden itirazların otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edileceği; 4. fıkrasında, itirazın reddi kararlarına karşı, işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir. "Sınır Ticaretinin Düzenlenmesine" ilişkin 2016/8478 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 9. maddesinin 3. fıkrasında, ithalat işlemlerinde, eşyanın ilgili sınır ülkesinde üretildiğine veya imal edildiğine dair ithalatın yapılacağı ülkenin yetkili makamlarınca düzenlenen menşe şahadetnamesinin ilgili gümrüklerce aranacağı, üçüncü ülke menşeli ürünlerin bu Karar kapsamında ithalatına izin verilmeyeceği; 17. maddesinin 1. fıkrasında ise, gerçek dışı menşe belgesi ibraz edilerek ithal edildiği tespit olunan ürünler için eşyanın ithalinde ödenmesi öngörülen gümrük vergisi, eş etkili vergi, diğer vergi, mali ve ek mali yüklerin tamamının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgililerden tahsil edileceği ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca para cezasının uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararının dava konusu ek tahakkuk işleminin eşyanın fatura kıymetine isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır. Daire kararının, dava konusu ek tahakkuk işleminin fatura kıymeti ile gözetim kıymeti arasındaki farka isabet eden kısmının ve para cezasına ilişkin işlemin iptali yolundaki hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin temyiz istemine gelince; Yukarıda yer verilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; gümrük vergileri tahakkukları dolayısıyla vergi mahkemesinde idari dava açılabilmesi için, söz konusu tahakkuklara karşı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesinde öngörülen idari itiraz yoluna başvurulmuş ve bu başvurunun zımnen ya da açık olarak reddedilmiş olması; itiraz yoluna başvurulabilmesi için de, idarece kendiliğinden yapılmış bir ek tahakkuk işleminin veya ihtirazi kayıtla verilen gümrük beyannamesine dayalı tahakkukun bulunması gerekmektedir. İhtirazi kayıt, uygulamada, beyanın bağlayıcılığını etkisiz kılmak ve hak arama yollarına başvuru hakkını saklı tutmak amacıyla beyannameye konulan ve beyanın serbest irade ürünü olmadığını gösteren açıklama olarak nitelendirilmektedir. İhtirazi kaydın bu etkisini gösterebilmesi, yasalarda beyanda bulunulması için belli edilen süre veya zamanda konulmuş olmasına bağlıdır. Gümrük vergileri yönünden bu süre veya zaman da, gümrük yükümlülüğünün başladığı; başka bir deyişle, beyannamenin tescil edildiği tarihtir. Dosyanın incelenmesinden, davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesinin ekinde yer alan menşe belgesinin davalı idareye sunulduğu ve beyannamenin ''yurt dışı giderler'' bölümüne gözetim bedelinin dahil edilmesi suretiyle oluşan kıymet üzerinden ihtirazi kayıt konulmaksızın gümrük idaresine beyanda bulunulduğu ve davacının bu beyanı doğrultusunda gümrük vergilerinin tahakkuk ettirildiği, akabinde, eşyanın menşeinin Kırgızistan olduğunun anlaşılması üzerine, eksik alınan vergilerin ek olarak tahakkuk ettirildiği ve anılan vergiler üzerinden 4458 sayılı Kanun'un 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca para cezalarının karara bağlandığı, bu kararlara vaki itirazların reddi üzerine de anılan ret işlemlerinin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, davacının ihtirazi kayıt iradesini göstermeden (yani uyuşmazlık konusu beyannamenin tescili aşamasında gözetim kıymeti ile ilgili herhangi bir ihtirazi kayıtta bulunulmadan) ithale konu eşyaya ilişkin faturalardaki düşük birim fiyatları gözetim bedeline yükselterek yaptığı taahhüt niteliğindeki bu beyanın, davacıyı bağladığı açık olduğundan, davacının anılan nitelikteki beyanı üzerinden davalı idarece tesis edilen ek tahakkuk işlemine karşı açılan işbu davada, ihtirazi kayıtsız olarak beyan edilen gözetim kıymetinin hukukiliğinin denetlenmesine olanak bulunmamaktadır. Öte yandan, gözetim kıymeti hakkındaki hukuksal değerlendirme, bu kıymete ilişkin olarak ihtirazi kayıtla beyanda bulunulması veya 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi kapsamında yapılacak başvuru hakkında davalı idarece olumsuz işlemler tesis edilmesi üzerine açılacak davalarda yapılabilecektir. Bu durumda, davanın dava konusu ek tahakkuk işleminin fatura kıymeti ile gözetim kıymeti arasındaki farka isabet eden kısmı yönünden de reddedilmesi gerektiğinden, yukarıda yazılı gerekçeyle dava konusu ek tahakkuk işleminin bu kısmının iptali yolundaki hüküm fıkrasında hukuki isabet görülmemiştir. Diğer taraftan, yukarıda değinilen nedenlerle ithal edilen eşyanın İran menşeli olmadığının tespit edilmiş olması karşısında, tercihli tarife uygulamasından yararlanılamayacağı açık olan olayda, 4458 sayılı Kanun'un 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza uygulanması için öngörülen koşullar gerçekleştiğinden, para cezasına vaki itirazın reddine dair dava konusu işlemin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının da bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin ise kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu ek tahakkuk işleminin eşyanın fatura kıymetine isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3.Kararın, dava konusu ek tahakkuk işleminin eşyanın fatura kıymeti ile gözetim kıymeti arasındaki farka isabet eden kısmı ile para cezasına ilişkin işlemin iptaline dair hüküm fıkralarının ise BOZULMASINA, 4. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere, dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 5. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan ve davacı tarafından peşin yatırılan maktu harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 6. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 24/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.