11. Hukuk Dairesi 2024/4209 E. , 2025/2965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.hukuk Dairesi SAYISI : 2022/437 Esas, 2024/755 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/255 E., 2020/105 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi
**11. Hukuk Dairesi 2024/4209 E. , 2025/2965 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.hukuk Dairesi SAYISI : 2022/437 Esas, 2024/755 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/255 E., 2020/105 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 1987 yılından beri faaliyet gösteren müvekkilinin çeşitli sektörlerde hızlı yapıştırıcılar, poliüreten bazlı yapıştırıcılar, ... bazlı yapıştırıcılar, silikon köpük gibi yapı kimyasalları üreten, satan Türkiye'de lider firmalardan biri olduğunu, davalı şirketin sistematik bir şekilde müvekkiline ait markaları ve tasarım tescillerini, ortalama tüketici nezdinde karıştırabilecek bir şekilde birebir alıp aynı mal ve hizmet sınıflarında kullanarak müvekkiline zarar verdiğini, müvekkilinin piyasadaki bilinirliğinden faydalanmak istediğini, açıkça kötü niyetle hareket ettiğini, müvekkiline ait markanın toplamda iki kelimeden oluşup iki kısımdan meydana geldiğini, markanın ilk kısmının kırmızı çizgiler arasına koyu mavi yazılmış “mitre” ibaresinden, ikinci kısmının ise koyu mavi zemin üzerine beyaz ile yazılmış “apel” ibaresinden oluştuğunu, davalı şirketin 2018/55443 sayılı marka başvurusuna konu “interturk” ibareli markasının da müvekkilinin tescilli markaları ile birebir aynı tasarım ve formatta düzenlendiğini, aynı unsurlarla oluşturulduğunu, davalı şirketin anılan markasının görsel, yazı fontu açısından ve kullanılan renkler bakımından, müvekkili markaları ile birebir aynılık içerdiğini, davalı şirketin marka tescil başvurusuna itirazlarının davalı Kurumun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddine dair kararın hukuka aykırılık taşıdığını ileri sürerek YİDK’nin 2019-M-4886 sayılı kararının iptaline, 2018/45443 sayılı “... ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Kimya San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıdan önce piyasada yer aldığını, taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığını, davacı markalarının bir çoğunun yurtdışında sektördeki şirketler tarafından tescilli olduğunu, bu nedenle markaların davacı tarafından ihdas edilmediğini, mavi ve kırmızı rengin kimya sektöründe özel anlam ifade ettiğini, davacıya inhisar edilemeyeceğini, kimya sektöründe mavi rengin doğal tıbbi ürünleri, kırmızı rengin ise doğal ve kimyasal ürünleri ifade ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markalarının büyük çoğunluğunun herhangi bir şekil unsuru içermeden düz yazı ile, bir kısmı ise uyuşmazlığın temelinde yer alan mavi ve kırmızı renkli altı çizili olarak “...”, “...”, “...”, “...” ya da şekil unsuru ile birlikte kullanıldığı, dava konusu marka başvurusunun sahip olduğu görsel unsurların, davacı markalarındaki renk unsurlarının içermesi haricinde ilişkili olarak değerlendirilemeyeceği, her iki markanın da sahip olduğu renk unsurlarının kendine özgü karakteristik bir yapısının olduğu ve sahip olduğu ibarelerinde tamamen farklılık içerdiği, başvuru markasının kelime unsurları olan “inter turk” ibarelerinin, birbirlerinden bağımsız ve varlıklarını koruyacak şekilde konumlandırıldıkları, davaya konu olan markanın küçük ve standart harf karakteri ile aynı sırada önce mavi renkle “inter” ibaresi ve bu ibarenin altında kırmızı çizgi, devamında kırmızı renk ile “turk” ibaresi ve altında mavi çizgiden meydana geldiği, davaya mesnet gösterilen markalarının hiçbirinde bu sözcük unsurlarının yer almadığı, tüketicinin başvurunun sadece renklerine odaklanacağı yönünde bir iddianın zorlama olduğu, olağan tüketici alışkanlıkları ile örtüşmediği, tüketicinin bu markayı bir bütün olarak algılayacakları, belirtilen bütünsel algıda dava konusu markada bulunan sözcük unsurlarının veya benzerlerinin davacının dayanak markalarında bulunmaması karşısında marka işaretleri arasında benzerlik bulunduğundan söz edilemeyeceği, taraf markaları benzer olmadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/5 hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, dava konusu markanın görsel unsurlarının, davacı markalarındaki renk unsurlarını içermesi haricinde ilişkili olarak değerlendirilemeyeceği, markaları oluşturan ibarelerin tamamen farklı olduğu, dava konusu markanın davacının markalarına yakınlaşma çabasına girmediği, başvurunun kötüniyetle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.