8. Hukuk Dairesi 2021/9729 E. , 2023/5065 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/14 E., 2019/4 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 20 nci Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısme
**8. Hukuk Dairesi 2021/9729 E. , 2023/5065 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/14 E., 2019/4 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 20 nci Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ilçesi... Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 1, 103 ada 2, 103 ada 3 ve 106 ada 2 parsel ... sırasıyla 62.661.58, 24.943.98, 107.094,44 ve 154.817,19 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar, orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçelerinde; ... ilçesi... Köyü 102 ada 1, 103 ada 2, 103 ada 3 ve 106 ada 2 numaralı orman parselleri içinde kalan yerlerin müvekkilleri olan davacıların zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmaz bölümlerinin ayrı ayrı davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında ayrı ayrı açılan davaların birleştirilmesine karar verilmiştir. 3. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 5304 ... Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'la (5304 ... Kanun) ile değişik 4 üncü maddesi hükümlerine göre 2008 yılında yapılmıştır. II. CEVAP Davalılar cevaplarında; haksız ve mesnetsiz açılan davaların reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece (Midyat Kadastro) Mahkemesinin 19.06.2014 tarih ve 2013/29 Esas, 2014/78 Karar ... kararıyla; "Dava konusu edilen yerlerin bilirkişi raporları doğrultusunda orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle, birleşen 2008/22 - 24 - 25 - 27 - 29 - 30 - 34 - 35 ve 36 Esas ... davaların ve esas dosyanın konusunu oluşturan davanın reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi... Köyünde kain 102 ada 1, 103 ada 2 ve 3, 106 ada 2 parsel nolu orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tespit edilen taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 19.06.2014 tarih ve 2013/29 Esas, 2014/78 Karar ... kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.12.2015 tarih ve 2015/13185 Esas, 2015/12226 Karar ... ilamıyla; "İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmaya göre; 102 ada 1 ... parselin (A), (A1) ve (B) ile gösterilen bölümleri, 103 ada 3 parselin (A2) ve (A4) ile gösterilen bölümleri, 103 ada 2 ... parselin (A3) ile gösterilen bölümü, 106 ada 2 ... parselin (R), (T) ve (Y) ve (A5) ile gösterilen bölümlerinin taşlık, kayalık ve ... sürgünleri ile kaplı orman sayılan yerlerden olduğu, zilyetlikle kazanma koşullarının bulunmadığı anlaşıldığına göre bu bölümler hakkındaki hükmün onanmasına karar verilmiş, davacılar vekilinin 102 ada 1 ... parselin (C) harfi ile gösterilen bölümü, 103 ada 3 ... parselin (E), (F), (H), (G), (K), (L) ve (M) harfleri ile gösterilen bölümleri, 103 ada 2 ... parselin (N), (F) ve (P) harfleri ile gösterilen bölümleri, 106 ada 2 ... parselin (S) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; alınan raporların dava konusu yerlerin eski tarihli belgelerde orman sayılan yerlerden olup olmadığını belirleme noktasında yeterli olmadığı, stereoskopik inceleme yapılmadığı, bazı taşınmazlar içerisinde 40-50 yaşlarını bulan bağ omcalarının bulunduğu ve komşu bağ ve tarla niteliğinde taşınmazlar bulunduğu anlaşıldığına göre, temyize konu bu taşınmazların eski tarihli belgelerde orman sayılan yerlerden olup olmadığı hususunun kesin ve net olarak saptanması gerektiği, bu doğrultuda usulüne uygun orman araştırması yapılması, dava konusu yerler orman sayılan yerlerden değilse, zilyetlik araştırması yapılarak 3402 ... Kanun'un 14 ve 17 nci maddesindeki şartların oluşup oluşmadığının tereddütsüz olarak belirlenmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece (Midyat Kadastro) Mahkemesinin 07.05.2019 tarih ve 2016/14 Esas ve 2019/4 Karar ... kararı ile; "Dava konusu ... ili ... ilçesi... Köyü'nde kain dava konusu 102 ada 1 nolu parselin, 103 ada 2 ve 3 nolu parseller ile 106 ada 2 nolu parselin fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 15/03/2019 tarihli raporlarında S, K, G, C, F, M, P, N, D, E, H, L harfleri ile gösterilen kısımlarının memleket haritası, hava fotoğrafı ve fiili durumu itibariyle orman sayılmayan yerlerden oldukları, davacılar yararına zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 102 ada 1 nolu parsel içerisinde kalan fen bilirkişilerince düzenlenen 15/03/2019 tarihli krokili raporda (C) harfi ile gösterilen 8.681,18 metrekarelik kısmın ifraz edilerek aynı ada son parsel numarası ile kiraz bahçesi vasfıyla davacı Kazım oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 102 ada 1 nolu parselin ifrazı yapılan kısım dışında arta kalan kısmının ise orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tespit gibi tesciline, 103 ada 2 nolu parsel içerisinde kalan fen bilirkişilerince düzenlenen 15/03/2019 tarihli krokili raporda (N) harfi ile gösterilen 2.999,55 metrekarelik kısım kiraz ve bağ vasfı ile, (P) harfi ile gösterilen 9.949,67 metrekarelik kısmın ise bağ vasfı ile ifraz edilerek aynı ada son parsel numaraları verilmek suretiyle davacı... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tescillerine, 106 ada 2 nolu parsel içerisinde kalan fen bilirkişilerince düzenlenen 15/03/2019 tarihli krokili raporda (S) harfi ile gösterilen 7.418,30 metrekarelik kısmın ifraz edilerek aynı ada son parsel numarası ile tarla ve bağ vasfıyla davacı ... ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 106 ada 2 nolu parselin ifrazı yapılan kısım dışında arta kalan kısmının ise orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tespit gibi tesciline, 103 ada 3 nolu parsel içerisinde kalan fen bilirkişilerince düzenlenen 15/03/2019 tarihli krokili raporda (D) harfi ile gösterilen 17.720,08 metrekarelik kısmın ifraz edilerek aynı ada son parsel numarası ile tarla vasfıyla davacı... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 103 ada 3 nolu parsel içerisinde kalan fen bilirkişilerince düzenlenen 15/03/2019 tarihli krokili raporda (E) harfi ile gösterilen 9.592,13 metrekarelik kısmın ifraz edilerek aynı ada son parsel numarası ile bağ vasfıyla davacı Abdulkadir oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 103 ada 3 nolu parsel içerisinde kalan fen bilirkişilerince düzenlenen 15/03/2019 tarihli krokili raporda (F) harfi ile gösterilen 10.711,28 metrekarelik kısmın ifraz edilerek aynı ada son parsel numarası ile bağ vasfıyla davacı Ekrem oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 103 ada 3 nolu parsel içerisinde kalan fen bilirkişilerince düzenlenen 15/03/2019 tarihli krokili raporda (G) harfi ile gösterilen 18.050,72 metrekarelik kısmın ifraz edilerek aynı ada son parsel numarası ile bağ vasfıyla davacı Ekrem oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 103 ada 3 nolu parsel içerisinde kalan fen bilirkişilerince düzenlenen 15/03/2019 tarihli krokili raporda (M) harfi ile gösterilen 12.283,44 metrekarelik kısmın ifraz edilerek aynı ada son parsel numarası ile tarla vasfıyla davacı... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 103 ada 3 nolu parsel içerisinde kalan fen bilirkişilerince düzenlenen 15/03/2019 tarihli krokili raporda (H) harfi ile gösterilen 12.744,81 metrekarelik kısmın ifraz edilerek aynı ada son parsel numarası ile bağ vasfıyla davacı ... ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 103 ada 3 nolu parsel içerisinde kalan fen bilirkişilerince düzenlenen 15/03/2019 tarihli krokili raporda (K) harfi ile gösterilen 10.053,55 metrekarelik kısmın ifraz edilerek aynı ada son parsel numarası ile bağ vasfıyla davacı ... ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 103 ada 3 nolu parsel içerisinde kalan fen bilirkişilerince düzenlenen 15/03/2019 tarihli krokili raporda (L) harfi ile gösterilen 4.864,53 metrekarelik kısmın ifraz edilerek aynı ada son parsel numarası ile bağ vasfıyla davacı ... ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 103 ada 3 nolu parselin ifrazı yapılan kısım dışında arta kalan kısmının ise orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tespit gibi tesciline" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı ... vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişilerce verilen raporların yeterli olmadığını, dava konusu yerlerin orman olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu edilen yerlerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı ile davacılar yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un 14 ve 17 inci maddeleri, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 1 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma ilamında davacılar tarafından kadastro sırasında orman olarak tespit gören 102 ada 1 parsel, 103 ada 2 ve 3 parsel ile 106 ada 2 parselin içinde kalan ve fen bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda C, D, E, F, G, H, K, L, M, N, P, S harfleri ile gösterilen dava konusu edilen kısımların orman sayılan yerlerden olup olmadığı yönünde en eski tarihli belgeler incelenerek araştırma yapılması istenmiş olmasına rağmen, hükme esas orman bilirkişi raporunda, 1973 tarihli hava fotoğrafı üzerinde değerlendirme yapılarak sonuca gidilmiş olup, orman bilirkişisi tarafından anılan (1973 tarihli) hava fotoğrafının en eski tarihli olduğu belirtildiği halde, Harita Genel Müdürlüğü internet sitesi üzerinden yapılan araştırmada yöreye ait en eski 1952 tarihli hava fotoğrafının bulunduğu ve bu haliyle en eski tarihli hava fotoğrafı incelenmeksizin hazırlanan rapora göre karar verildiği anlaşılmış ve yine aynı bilirkişi tarafından, en eski tarihli memleket haritası üzerinde inceleme yapıldığı belirtildiği halde, söz konusu memleket haritasının hangi tarihli olduğu açıklanmamıştır. Öte yandan; gerçeğin bir resmi olan kadastro tespit tarihinden 15 -20 -25 yıl önceki hava fotoğrafları üzerinde jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi tarafından inceleme yapılmak suretiyle, zilyetlik durumu da tereddütsüz olarak açığa kavuşturulmamış ve dosya arasına getirtilen senetsiz defterine göre, hakkında kabul kararı verilen davacılardan ..., ... ve ...'ün edindikleri taşınmaz miktarının 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesinde kuru arazi için öngörülen 100 dönüm sınırını geçtiği anlaşılmakta ise de İlk Derece Mahkemesince, belgesizden kazanıldıkları anlaşılan taşınmazların kadastro tutanakları ile kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları tüm tedavülleri ile birlikte dosya arasına getirtilmediğinden, adı geçen davacılar yönünden belgesizden edinilebilecek taşınmaz miktarına ilişkin sınırlamanın aşılıp aşılmadığı da denetlenememiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. 2. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, yöreye ait en eski tarihli olan 1952 yılı hava fotoğrafı ve bu hava fotoğrafı esas alınarak oluşturulan memleket haritası, varsa amenajman planı ve kadastro tespit tarihinden 15 - 20 - 25 yıl öncesi hava fotoğrafları ile komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazlarla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 ... Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazlar, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; yine dosya arasına getirtilen kadastro tespit tarihinden 15 - 20 - 25 yıl önceki hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli; taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazların imar - ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar - ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar - ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazların 6831 ... Kanun'un 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar - ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı ve bu yolla yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri denetlenmeli; yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişiden, taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecekse davacılardan ..., ... ve ... ve miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmaz mallar, ilgili tapu müdürlüğü ve kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, taşınmazların kadastro tutanakları ile kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarının tedavülleri getirtilerek gerçekten belgesizden edinilip edinilmedikleri önemle değerlendirilmeli, sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı kesin olarak saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. 3. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; dava, kadastro tespitine itiraz niteliğinde oldup, kadastro hakimi, dava konusu taşınmazlar hakkında doğru sicil oluşturmaya elverişli ve infazı sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmak zorunda olduğu halde, dava konusu 102 ada 1, 103 ada 2, 3 ve 106 ada 2 parsel ... taşınmazların kadastro tespitinin iptaline karar verilmeden belirlenen bölümlerin doğrudan davacılar adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmesi ve 103 ada 2 parselin davacı adına tesciline karar verilen kısmı dışında kalan bölümü yönünden sicil oluşturulmamış olması da usul ve kanuna uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.