Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2604 E. , 2024/6299 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/2604 Karar No : 2024/6299 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Metal Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket adına düze…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2604 E. , 2024/6299 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/2604 Karar No : 2024/6299 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Metal Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ve... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin, davacı şirket tarafından 2020/Şubat ve Mart dönemleri için yasal süresinde verilen katma değer vergisi beyannamelerine istinaden tahakkuk eden ve vadesinde ödenmeyen damga vergileri için düzenlendiği, davacı tarafından verilen beyannamelere istinaden tahakkuk eden ve vadesinde ödenmeyen damga vergileri yönünden 6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde sayılan "davacının böyle bir borcu bulunmadığı" yönünde değerlendirilebilecek herhangi bir hususun olayda söz konusu olmadığı, ayrıca bahsi geçen amme alacaklarının zaman aşımına uğramadığı ve davacı tarafından yapılmış kısmi bir ödemenin de bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin ise, davacı şirket adına re'sen tarh edilen vergiler ile kesilen özel usulsüzlük cezaları için düzenlendiği, anılan ödeme emrinin 1. ve 52. sıra numaralarında yer alan özel usulsüzlük cezalarına ait vergi/ceza ihbarnamelerinin davacı şirkete 17/08/2020 ve 31/08/2020 tarihlerinde e-tebligat yoluyla usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen bahsi geçen özel usulsüzlük cezalarına karşı davacı tarafından herhangi bir dava açılmadığı, dolayısıyla söz konusu özel usulsüzlük cezalarının ihtilafsız bir şekilde kesinleştiği, ödeme emrinin geriye kalan kısımlarında yer alan vergi ve cezalara karşı ise açılan davalarda ise Mahkemelerince "süresinde açılmayan davanın reddine" yönünde kararlar verildiği, söz konusu kararlara karşı yapılan istinaf başvurularının Bölge İdare Mahkemeleri tarafından reddedildiği, dolayısıyla anılan ödeme emrinin geriye kalan kısımlarının da Mahkeme kararlarına istinaden tahakkuk ettiği ve vadesinde ödenmediği, ayrıca ödeme emrinin 41. ve 73. sıra numaralarında yer alan amme alacaklarının ise mahsup süresi geçen ve ihbarnamelerinde de tahakkuk ettirilmeyeceği yazılı olan ancak buna rağmen tahakkuk ettirilen 2017/Ekim-Aralık ve 2018/Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin kurum geçici vergilerinin olduğunun görüldüğü, bu durumda, davacı şirket adına kesilen ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen dava açılmaksızın ihtilafsız bir şekilde kesinleşen özel usulsüzlük cezaları ile davacı adına re'sen tarh edilen ve Mahkeme kararlarına istinaden tahakkuk eden ancak vadesinde ödenmeyen vergi ve cezalar yönünden 6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde sayılan "davacının böyle bir borcu bulunmadığı" yönünde değerlendirilebilecek herhangi bir hususun olayda söz konusu olmadığı, ayrıca bahsi geçen amme alacaklarının zaman aşımına uğramadığı ve davacı tarafından yapılmış kısmi bir ödemenin de bulunmadığı anlaşıldığından, davacı şirket adına düzenlenen... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 41. ve 73. sıra numaraları dışında kalan kısımlarında hukuka aykırılık görülmediği, öte yandan, 193 sayılı Kanun'un mükerrer 120/4.maddesi uyarınca, mahsup süresi geçtikten sonra kesilen geçici vergilerin terkin edileceği belirtildiğinden ve dava konusu ödeme emrinin 41. ve 73. sıra numaralarında yer alan 2017/Ekim-Aralık ve 2018/Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin kurum geçici vergilerinin mahsup dönemi geçmiş olduğundan ve de bu durumun "davacının böyle bir borcu bulunmadığı" kapsamına girdiği açık olduğundan, dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin; 41. ve 73. sıra numaralarında yer alan 2017/Ekim-Aralık ve 2018/Temmuz-Eylül dönemlerine ait geçici vergilere ilişkin kısmında ise hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin; 41. ve 73. sıra numaralarında yer alan 2017/Ekim-Aralık ve 2018/Temmuz-Eylül dönemlerine ait geçici vergilere ilişkin kısımlarının iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının redde ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaları kararın söz konusu kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnameler karşı açılan davaların sonuçlanması beklenmeden düzenlendiği iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ve... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir. 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120. maddesinin 1. fıkrasında, "Ticari kazanç sahipleri (basit usulde vergilendirilenler hariç) ile serbest meslek erbabı cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsup edilmek üzere, bu Kanunun ticari veya mesleki kazancın tespitine ilişkin hükümlerine göre (indirim ve istisnalar ile Vergi Usul Kanunun değerlemeye ait hükümleri de dikkate alınarak) belirlenen ilgili hesap döneminin altışar aylık kazançları (42. madde kapsamına giren kazançlar ile noterlik görevini ifa ile mükellef olanların bu işten sağladıkları kazançlar hariç) üzerinden, 103. maddede yer alan tarifenin ilk gelir dilimine uygulanan oranda geçici vergi öderler." hükmü yer almakta olup, 4. fıkrasında ise yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş dönemlere ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici vergi tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği, ancak gecikme faizi ve ceza tahsil edileceği hüküm altına alınmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Ceza Hükümleri" başlıklı Dördüncü Kitabı'nın Birinci Kısmında genel esaslar; "Vergi Cezaları" başlıklı İkinci Kısmının Birinci Bölümünde vergi ziyaı cezası, İkinci Bölümünde usulsüzlük, Üçüncü Bölümünde ise kaçakçılık suçları ve cezalarına değinilmiş, suç ve cezalara ilişkin genel esaslara dair hükümlerinden 331. maddesinde, vergi kanunları hükümlerine aykırı hareket edenlerin, bu kitapta yazılı vergi cezaları (vergi ziyaı cezası ve usulsüzlük cezaları) ve diğer cezalar ile cezalandırılacakları, 336. maddesinde, cezayı istilzam eden tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece miktar itibariyle en ağırının kesileceği, 353. maddesinde, bu maddede yazılı usulsüzlükler sonucunda vergi ziyaı da meydana geldiği takdirde bu ziyaın gerektirdiği vergi cezalarının ayrıca kesileceği ve bu cezalar hakkında 336. madde hükmünün uygulanmayacağı, mükerrer 355. maddesinin 1. fıkrasının 21/03/2018 tarih ve 7103 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle değişiklikten önceki halinde, bu Kanun'un 86, 148, 149, 150, 256 ve 257. maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257. madde uyarınca getirilen zorunluluklara uymayanlara maddede üç bent halinde sayılan özel usulsüzlük cezalarının kesileceği hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının; ... tarih ve ... sayılı ödeme emri ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 2017/Ekim-Aralık ve 2018/Temmuz-Eylül dönemlerine ait geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmı haricinde kalan kısmı yönünden davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri, kararın belirtilen hüküm fıkralarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 2017/Ekim-Aralık ve 2018/Temmuz-Eylül dönemlerine ait geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmı yönünden ise; 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesinin 5. fıkrasında; yapılan incelemeler sonucunda geçmiş dönemlere ait geçici verginin %10’unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde eksik beyan edilen bu kısım için re’sen veya ikmalen geçici vergi tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten sonra kesinleşen geçici verginin terkin edileceği ancak gecikme faizi ve cezanın tahsil edileceği kuralına yer verilmiştir. Bu durumda; 193 sayılı Kanun'un geçici vergiye ilişkin 120.maddesinin 4. fıkrası uyarınca kesinleşmekle birlikte mahsup dönemi geçmiş olması nedeniyle terkin edilmesi gereken geçici vergi üzerinden ceza kesilmesi yukarıda belirtilen hükme uygun ise de, yıllık vergiye mahsuben peşin alınan bir vergi niteliği taşıyan geçici vergi nedeniyle yol açılan vergi kaybından dolayı bir kat vergi ziyaı cezası uygulanması gerektiği hususu yargı kararlarıyla istikrarlı hale geldiğinden davacı iddialarının borcum yoktur kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmış olup, söz konusu ödeme emrinin 2017/Ekim-Aralık ve 2018/Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmında ve açılan davayı anılan kısım yönünden reddeden Vergi Mahkemesi kararının bu kısmına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne,kısmen reddine ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 2017/Ekim-Aralık ve 2018/Temmuz-Eylül dönemlerine ait geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmının BOZULMASINA,diğer kısımların ONANMASINA, Temyiz isteminde bulunan davacıdan ... -TL maktu harç alınmasına Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 14/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.