17. Hukuk Dairesi 2015/8195 E. , 2018/3332 K. "" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R - Davacı vekili, davalıların sürücüsünün mirasçıları olduğu aracın asli kusurlu olarak müvekkili idareye ait araca çarpması sonucu araçta meydana gelen…
**17. Hukuk Dairesi 2015/8195 E. , 2018/3332 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R - Davacı vekili, davalıların sürücüsünün mirasçıları olduğu aracın asli kusurlu olarak müvekkili idareye ait araca çarpması sonucu araçta meydana gelen 15.180,65 TL hazine zararının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.Davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK 266 ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda mahkemece davacı vekilinin hazır bulunduğu 20.11.2014 tarihli celsede ara karar ile ‘‘HMK 140/5. md gereğince taraflara dilekçelerinde gösterdikleri ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları, varsa tanık isim ve adreslerini bildirmeleri için 2 haftalık kesin süre verilmesine ve kesin süre içerisinde bu lâzımeler yerine getirilmediği takdirde tarafın o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının bildirilmesine, (bildirildi.)’’ denilmiş, sonraki 3.3.2015 tarihli celsede davacı