4. Hukuk Dairesi 2022/3957 E. , 2024/12924 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3026 E., 2022/212 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/499 E., 2021/87 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından …
**4. Hukuk Dairesi 2022/3957 E. , 2024/12924 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3026 E., 2022/212 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/499 E., 2021/87 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından "... Beylikdüzü Konutları Beylikdüzü Belediyesi ve ... Proje A.Ş. Arsa Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi" projesi kapsamında inşaat çalışmalarının yürütüldüğünü, davalı Turkuvaz Aktif Televizyon Pro. Prodüksiyon A.Ş.'nin sahibi olduğu ATV televizyon kanalının 07.09.2016 tarihli ana haber bülteninde müvekkili şirketin yürütmüş olduğu bu proje ile ilgili haksız iddialarda bulunulduğunu, diğer davalılarla şantiye alanında röportaj yapıldığını, müvekkile ait bu inşaatın usulüne uygun yapılmadığı ve yıkılması gerektiğine dair söz ve ifadeler kullanıldığını, bu yayın sonrasında inşaata ilişkin daire satışlarında azalmalar ve fesihler olduğunu, müvekkili şirketin ticari prestijinin zarar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı Turkuvaz Aktif Televizyon Pro. Prodüksiyon A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; resmi kaynaklardan edinilen bilgi ve belgeler doğrultusunda dava konusu yayının yapıldığını, haberin görünür gerçeğe uygun olup basın özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, adli makamlara yansıyan bir olayla ilgili yapılan haberin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; proje alanının yapılaşmaya uygun olmadığını, ÇED raporu alınmadan inşaata başlandığı için davacı hakkında idari yaptırım uygulandığını, haberin görünür gerçeğe uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından verilen bir röportaj olmadığını, görüntüler izlendiğinde bu durumun tespit edileceğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu röportajda yer alan kişinin davalı ... olmadığı gerekçesi ile anılan davalı yönünden davanın usulden reddine; diğer davalılar yönünden, davacı şirketin "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadan inşaata başladığı, bu nedenle hakkında 20.05.2016 tarihinde İstanbul Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 7.900.000,00 TL idari yaptırım uygulandığı, haberin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğu, basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı gerekçesi ile davanın esastan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yayında kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı; ifade özgürlüğünün, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerli olduğu, bu durumun demokratik toplumun gereği olduğu, halkın, dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olma hakkının olduğu, basının da bu doğrultuda olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve sorumlu olduğu, haberin de bu ilke kapsamında yapıldığı, basının haber verme hakkı, toplumun da haber alma hakkının bulunduğu, haberin yayın tarihi itibari ile kamu yararının ve toplumsal ilginin bulunduğu, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulmayacağı, eylemin doğrudan kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunmadığı; davanın, davalı ... yönünden usulden, diğer davalılar yönünden esastan reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu haberin doğru olmadığını, müvekkili inşaat şirketi tarafından ÇED raporu alındığını, ÇED raporunun iptali için idare mahkemesinde açılan davanın reddine karar verildiğini, müvekkili şirketin ticari itibarının zedelendiğini, bu haber nedeniyle birçok kişinin daire alımından vazgeçtiğini, fesihler olduğunu, buna dair bilirkişi raporu alınması taleplerinin reddedildiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zararın ispatlandığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, ayrıca davalılar yararına vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; ATV isimli televizyon kanalının 07.09.2016 tarihli ana haber bülteninde davacı hakkında yapılan yayın nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; 20.05.2016 tarihinde İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından ÇED raporu alınmadan inşaata başlandığı gerekçesi ile davacı hakkında 7.900.000,00 TL idari para cezası uygulandığının, bu anlamda dava konusu yayının görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğunun, haberin toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağının, davalılar ... ile ... tarafından sarf edilen söz ve beyanların ifade özgürlüğü kapsamında kaldığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiğinin, haberde ve yapılan röportajlarda geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının, davalı ...'nun röportajda yer aldığı hususunun davacı tarafça ispatlanamadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.