12. Ceza Dairesi 2022/995 E. , 2024/7067 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1200 E., 2020/1525 K. SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak verilen beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz is
**12. Ceza Dairesi 2022/995 E. , 2024/7067 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1200 E., 2020/1525 K. SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak verilen beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 134/1, 43/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekili ve sanık müdafinin istinaf başvuruları üzerine dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın kendi çatısına delik açmak marifetiyle gözetleme yaparak atılı suçu işlediğine, pazarda katılanı takip ettiğine dair tanıklar olduğuna, sanık tarafında çelişkili ifadelerin bulunduğuna, keşifte perdelerin rahatlıkla görülebilir olduğunun ortaya çıktığına, vesaire ilişkindir. III. GEREKÇE ve KARAR Katılanların aşamalarda değişmeyen ve birbiriyle örtüşen beyanlarının yanı sıra, yerel mahkemece mahallinde yapılan keşif gözlemi uyarınca da sanığa ait evin teras bölümü ile katılanlara ait teras bölümünün bitişik olduğu, arada 1-1.5 metre uzunluğunda tuğla duvar örülü olduğu, iki bina terasının açık olduğu ve karşılıklı bakıldığında rahatlıkla bir diğer tarafın göründüğü, iddialara konu olan deliğe ilişkin yapılan gözlemde ise dosyada yer alan fotoğraflardaki şekilde bir delik bulunduğu, deliğin ağzının kapatıldığı ancak keşif esnasında açıldığı, buna göre ilk etapta delikten bakıldığında yalnızca mevcut haline göre katılanların evinin içerisinden terasa çıkan merdiven boşluğunun görüldüğü, bu suretle sözü edilen merdivenden inip çıkan şahısların da rahatça görünebileceği, mevcut hali ile söz konusu delikten katılanların teras kısmının doğrudan görünmediği, ancak halihazırda sanığın iddiasında sözü edilen kabloların deliğin içerisinden geçirilmediği, iki ayrı siyah kablonun iki ayrı uçta sallanmakta olduğu, katılanların evinin teras bölümüne geçildiğinde gerekli fotoğraflamalar yaptırıldığı, aşağıya inildiğinde katılanların iddialarına konu olan banyodan çıkıldığında sanık tarafından gözetlenme iddiasına ilişkin olarak, katılan ...’in odasının içerisine girerek banyodan çıktığında sanık tarafından ne şekilde gözetlendiğini gösterdiği anlaşılmakla, buna göre perdelerinin kalın olmadığı, yakından ve dikkatli bakıldığında içerde bulunan bir şahsın görülebileceği gözlenlendiği, Katılanların beyanları bu yönü ile doğrulanmış olmakla birlikte katılan ...'nin benzer eylemlerinden dolayı sanığa kaynar su dökerek kendisini yaraladığı ve buna ilişkin davalarının Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmekte olduğu, ...'nin neden böyle bir eylemde bulunduğuna dair sanık ve akrabaları olan tanıklar tarafından net bir açıklama getirilemediği, katılan ...'nin durduk yerde sanığı kaynar su ile yakmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, beyanlarında sanığın benzer şekildeki rahatsız edici davranışlarından ötürü yaptığını ifade ettiği, kaldı ki katılanların kendi namus ve iffetlerinin söz konusu olduğu böyle hassas bir konuda aynı zamanda komşuları olan sanığa durduk yere iftira atmalarının da hayatın olağan akışına uygun olmadığı, taraflarla herhangi bir yakınlığı olmadığı anlaşılan tanık ...'nın beyanında, bir gün evinin salonunda otururken ..., ... ve ...'ın eşinin ...'nin çatısında oturduklarını, sırtlarının sanığın bacasına dönük olduğunu, sanığın onları izlediğini net olarak gördüğünü, kendisinin onların karşı binasında oturduğunu, sanığın tek başına izlediğini, anne babasından duyduğu kadarıyla yağmur yağdığı bir gün sanığın katılanların çatısına geçerek onların çamaşırlarını topladığını ifade ettiği, tanık ...'nın beyanında, ... ile her yere beraber gittiklerini, beraber pazara da gittiklerini, sanığın devamlı olarak kendilerini takip ettiğini, olay tarihinde de çatıda oturduklarını, sanığın sürekli oradan baktığını, oradaki delikten de baktığını, delikten baktığını gözüyle birebir gördüğünü, bir tarihte orada börek yaptıklarını, deliği kapat diye söylediğini, buna rağmen deliği yine kendilerinin kapattığını, sanık ...'yi yalnız görünce sözlü tacizlerde bulunduğunu ifade ettiği, tanık ...'in beyanında, ...'nin anlattığı kadarıyla bildiğini, iki tarafın da komşusu olduğunu, iki tarafla da husumeti olmadığını, ...'nin bu olaylardan söz ederek kendisini şahit göstereceklerini söylediğini, buna ilişkin mesajlaşmalarının doğru olduğunu, mesajlaşmaları ve olayları ilk anlatmasının yakma olayından önce olduğunu, ...'nin yaktığını sonradan duyduğunu ifade ettiği, Tanık ...'in beyanında, Ağustos ayında denize gittiklerini, geri döndüklerinde çok sıcak olduğu için çatıya çıkmak istediğini, epeyce oturduklarını, lavaboya gitmek indiğini, yukarıya çıkarken teyzesi ... ve ... ile merdivenlerde karşılaştıklarını, çatıya tekrar çıkmasına izin vermediklerini, sebebini sorduğunda öfkeli bir şekilde sanığı kast ederek şeytan yine orada bakıyor diye söylediklerini, bunun üzerine aşağıya indiklerini, tekrar çatıya çıkmadıklarını ifade ettiği dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin kararında isabetsizlik görülmemiş olup, sanığın hakkında atılı özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden delillerin hatalı değerlendirilmesi neticesinde yazılı şekilde beraat hükmü tesisi, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca bozma kararının içeriği doğrultusunda Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.