1. Ceza Dairesi 2010/5694 E. , 2011/2089 K. "" ...'i kasten öldürmekten, ... ile ...'i yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık ...'un bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (KASTAMONU) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.05.2010 gün ve 85/101 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosy…
**1. Ceza Dairesi 2010/5694 E. , 2011/2089 K.** **"İçtihat Metni"** ...'i kasten öldürmekten, ... ile ...'i yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık ...'un bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (KASTAMONU) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.05.2010 gün ve 85/101 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, müdahillerin temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi. TÜRK MİLLETİ ADINA 1- 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçuna müdahillik mümkün olmadığından, müdahiller vekilinin sanık hakkında bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin CMUK.nun 317 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. 2- Oluşa, dosya içeriğindeki delillere ve mahkemenin karar gerekçesine göre, olay öncesi tarihlerde maktule ait tarla ile komşusu olan sanığın oğlu ...’ın sahibi olduğu tarlanın sınırında dikili olan 6 adet söğüt ağaçlarının aidiyeti konusunda aileler arasında husumet bulunduğu, muhtar tanık ...’ın da araya girmesiyle ağaçların kesildiği ancak paylaşımı konusunda ihtilafın devam ettiği, sanığın olay günü iki traktörle iki adet söğüt ağacını naklederken, maktul ..., eşi ... ve yeğenleri tanık ... ile yolda karşılaştıkları, aralarında bu nedenle arbede çıktığı ve sanığın tabancayla ateş ederek ...’i öldürdüğü olayda, sanığın oğluna ait ağaçları karşı tarafla aralarındaki ihtilafın hukuki yollardan çözümünü sağlamak yerine alıp götürmek şeklindeki eylemde, ilk haksız hareketin sanıktan kaynaklanması nedeniyle, tahrikin olmadığının kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup, tebliğnamedeki olayda tahrikin varlığına yönelen bozma düşüncesi benimsenmemiştir. 2- Dosya kapsamına ve Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü’nün 17.07.2007 tarihli rapor içeriğine göre, sanığın tabancayla yaptığı atışlar sonucu olayla ilgisi bulunmayan, kavgayı ayırmaya çalışan mağdur ...’i bel hizasından, vücut lateralden giriş çıkış yapan ateşli silah mermi çekirdeği nedeniyle hayati tehlike geçirmeden basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde vurduğu olayda, olası kasıt altında silahla yaralama suçunun 5237 sayılı TCK’nun 86/1. maddesi kapsamında kaldığı halde, uygulamanın 86/2. maddesi ile yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.