4. Hukuk Dairesi 2010/10723 E. , 2011/12520 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 12/11/2007 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ile davalı ... vekili ve davalılardan ... taraflarından süresi içinde
**4. Hukuk Dairesi 2010/10723 E. , 2011/12520 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 12/11/2007 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ile davalı ... vekili ve davalılardan ... taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem sonucu desteğin ölümü nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ve davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 388/son maddesi (1.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/son maddesi) gereğince gerekçeli kararın hüküm fıkrası bölümünde istek sonuçlarından her biri hakkında verilen kararın açık, kuşku ve duraksama yaratmayacak biçimde gösterilmesi gerekir. Dava konusu olay nedeniyle ölen desteğin eşi ve üç çocuğu olan davacılar tarafından açılan bu davada, dört davacının her biri için ayrı ayrı manevi tazminat istenmiş olmasına rağmen yerel mahkemece sadece bir davacı hakkında ve ismi belirtilmeden manevi tazminata karar verilmiş olması ve diğer üç davacının manevi tazminat istemleri yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 3-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davacı eşin destekten yoksun kalma zararı, muhtemel bakiye ... süresi sonu olarak belirtilen 2021 yılına kadar hesaplanmıştır. Davalılar ise, olayda yaşamını yitiren destek ... ’in eşi olan davacılardan ...’in, eşinin ölümünden üç yıl sonra, 29.4.2008 gününde yeniden evlendiğini ileri sürerek davacı eş için destekten yoksun kalma zararının da evlenme tarihine kadar hesaplanması gerektiğini savunmuşlardır. Şu durumda yerel mahkemece, davalıların ileri sürdüğü bu husus değerlendirilmeli, davacı eşin yeniden evlenip evlenmediği araştırılmalı, yeniden evlenmiş olduğunun belirlenmesi halinde ise, davacılardan ...’ün destek gereksinimi evlendiği gün sona ereceğinden, destekten yoksun kalma tazminatının yeniden evlendiği güne kadar hesaplanması gerekir. Yerel mahkemece açıklanan bu yön gözetilmeyerek, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacılar yararına; (3) sayılı bentte gösterilen nedenle de davalılar yararına BOZULMASINA; tarafların öteki temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 28/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.