Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/5405 E. , 2024/3029 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5405 Karar No : 2024/3029 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:...., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemi
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/5405 E. , 2024/3029 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5405 Karar No : 2024/3029 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:...., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : Dava; davacının, ... Polis Meslek Yüksekokulunda sınıflar amiri olarak görev yaptığı dönemde, Ü.M. isimli öğrencinin gerçeği yansıtmayan izin teklif formuna imza atmakla "sahtecilik" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, .... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesince, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:.... sayılı kararıyla kaldırılması ve anılan karara karşı davalı idare tarafından yapılan temyiz başvurusu sonucu Bölge İdare Mahkemesi kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 22/10/2020 günlü, E:2019/4083, K:2020/4643 sayılı kararı ile onanması üzerine yeniden yapılan inceleme sonucunda ... İdare Mahkemesince verilen.... günlü, E:..., K:... sayılı kararla; gerçek bilgileri yansıtmadığı davalı idarece tespit edilen izin talep formunun Ü.M. isimli öğrenci tarafından doldurulduğu, davacının Ü.M.'nin talebi doğrultusunda uygun görüşle teklifte bulunduğu; soruşturmacı tarafından, davacının eylemi "sahtecilik suçuna iştirak" olarak değerlendirilmiş ise de, soruşturma raporunda davacının söz konusu evraka ilişkin olarak "sahtecilik" kastının varlığını ispatlayacak somut herhangi bir veriye yer verilmediği, söz konusu fiilin kast olmaksızın işlenmesinin ise mümkün olmadığı; aynı hususta davacı hakkında ceza yargılaması sonrası verilen kararda "sahtecilik" suçunun unsurlarının oluşmadığının açıkça belirtildiğinin görüldüğü; bu durumda, gerçek bilgileri yansıtmadığı davalı idarece tespit edilen izin talep formunun davacı tarafından uygun görüşle imzalanmasında davacının kastının bulunduğunun ortaya konulamamış olması ve tüm izin taleplerindeki beyanların doğruluğunu araştırmasının fiilen mümkün olmaması karşısında, davacının "sahtecilik" suçunu işlediğinden bahisle "meslekten çıkarma" cezası ile tecziye edilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir. Anılan İdare Mahkemesi kararı, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla kaldırılmış ve davanın reddine hükmedilmiş olmakla birlikte bu karar, Danıştay İkinci Dairesinin 13/09/2022 günlü, E:2021/18021, K:2022/4054 sayılı kararıyla bozulmuştur. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince, söz konusu bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararla; davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde yer alan "sahtecilik" fiilinin, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığı, bu nedenle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde ve sonucu itibarıyla İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediği; nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/1314, K:2019/2098 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararlarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurunun gerekçeli olarak reddine hükmedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği, mevzuatla belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yürütülen soruşturma sonucunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca davacının, 675 sayılı KHK ile rütbeleri alınan personeller arasında isminin geçtiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava dosyasının incelenmesinden; ... Polis Meslek Yüksekokulu öğrencisi Ü.M.'nin, 03/01/2013 tarihli dilekçe ile haftasonunu ailesiyle birlikte geçireceğinden bahisle izin talebini içeren bir başvuruda bulunduğu, olay tarihinde sınıf amiri olan davacının izin belgesine ilişkin teklif formuna imza attığı, ancak yapılan araştırmada Ü.M.'nin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun anlaşıldığı, böylelikle davacının "sahtecilik" suçuna iştirak ettiğinin değerlendirildiği, davacının sübut bulan fiili nedeniyle "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesine ilişkin olarak Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca tesis edilen ... günlü, ... sayılı işlemin iptali istemiyle de temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesi uyarınca yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylemler olarak hükme bağlanmıştır. 7068 sayılı Kanun'da, Tüzük'ün 8/6. maddesindeki fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş; anılan Kanun'un 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak, 657 sayılı Kanun hükümlerinin; 34. maddesinde ise, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline karar verilmesi sorasında, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un Geçici 1. maddesi ile "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralı getirilmiştir. 7068 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. 09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararıyla; "İdarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundan disiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesi güçtür. Kuralın incelenmesinden de görüleceği üzere memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler denilmek suretiyle disiplin cezası gerektiren fiil ve hareketlerin çerçevesinin çizildiği anlaşılmaktadır." gerekçesiyle, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi kapsamında tesis edilen işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda; ''7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre verilen disiplin cezalarının, bu Kanun hükümlerine göre verilmiş addolunacağı, dava konusu işlemin dayanağı olan anılan Tüzük'ün 8/6. maddesinde düzenlenen fiile veya benzer bir fiile, 7068 sayılı Kanun'da yer verilmediği, dolayısıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi kapsamında verilen disiplin cezalarının yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali''' doğrultusunda içtihat oluşmuş, bu içtihat, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca (İDDK) da benimsenmiştir. (Danıştay İDDK'nin 02/05/2019 günlü, E:2018/944, K:2019/2096 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları). Nitekim, Dairemizin bu içtihat doğrultusunda verdiği 13/09/2022 günlü, E:2021/18021, K:2022/4054 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu... günlü, E:....., K:....sayılı kararı verilmiştir. Ancak Dairemizce içtihat değişikliğine gidilerek; ''Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi hükmü gereği meslekten çıkarma disiplin cezasını gerektiren suçların, 7068 sayılı Kanun'da disiplin cezasını gerektirecek eylemler olarak düzenlenmediği; ancak bu suçların, Devlet memurluğu sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında olduğu ve 7068 sayılı Kanun'un 9. ve 34. maddeleri ile 657 sayılı Kanun'a yapılan atıf nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendi uyarıca, daha ağır yaptırım olan Devlet memurluğundan çıkarma disiplin cezasını gerektirdiği; böylelikle, 7068 sayılı Kanun'da disiplin cezası verilecek eylem olarak doğrudan düzenlenmemiş olması, disiplin cezasına muhataplar bakımından aleyhe sonuç doğurduğundan, suç teşkil eden bu fiile istinaden Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca verilen disiplin cezasının hukuka uygunluk değerlendirmesinin; 7068 sayılı Kanun'a göre lehe düzenleme olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü çerçevesinde yapılması gerektiği'' gerekçesine dayalı kararlar verilmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca da aynı doğrultuda içtihat değişikliğine gidildiği, 07/03/2024 günlü, E:2023/2041, K:2024/506 sayılı kararından anlaşılmaktadır. Yerleşik içtihat değişikliklerine ilişkin olarak (Anayasa Mahkemesince verilen 22/01/2019 günlü, Başvuru Numarası:2015/17453 sayılı kararda da belirtildiği üzere), içtihat değişikliğine gidilmiş olması tek başına adil yargılanma hakkının ihlali olarak kabul edilemez ise de; aynı Dairenin diğer içtihadıyla çelişecek şekilde karar verilemeyeceği, içtihadın istikrarlı bir şekilde uygulanması gerektiği açıktır. Öte yandan; Bölge İdare Mahkemesince, Dairemizin bozma kararına uyularak verilen kararın temyizinde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50/4. maddesinde yer alan "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." düzenleme kapsamında, usuli kazanılmış hak ilkesinin uygulanıp uygulanmayacağının irdelenmesi ve açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılması, söz konusu tarafın, bu sonucun devam etmesi yönündeki beklentisinin korunmamasını haklı ve zorunlu kılacak bir sebep bulunmadığı durumlar için geçerlidir. Aksi durumda yargılama devam ederken; diğer tarafın ileri sürdüğü ya da resen tespit edilen delillerin, hukuk kurallarının ya da iddia ve savunmaların temyiz mercii tarafından değerlendirilmesine ve hükme esas alınmasına engel teşkil edebilecektir. Dolayısıyla, bir aşamadan sonra yargılamanın taraflarından birinin diğerine göre zayıf duruma düşmesine yol açılmaması ve adil yargılama ilkesine aykırı bir durum yaratılmaması gerekir. Yukarıda yer verilen Dairemizin kabul gören içtihadının, benzer uyuşmazlıklarda tutarlı olarak uygulanması gereklidir. Zira, aynı somut olay ve hukuksal durumdaki farklı kişilerce açılan davalarda birbiriyle çelişen sonuçlara ulaşılması; aynı temyiz yerince farklı kararlar verilmesi, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine ters düşeceğinden, içtihatın değiştiğinde usuli kazanılmış hak ilkesinin uygulanması imkanı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlığın esasına gelince; davacıya isnat edilen sahtecilik fiilinin, 7068 sayılı Kanun'da disiplin cezası verilecek eylem olarak doğrudan düzenlenmemiş olması, davacı bakımından aleyhe sonuç doğurduğundan; suç teşkil eden bu fiile istinaden verilen disiplin cezasında hukuka uygunluk değerlendirmesinin, 7068 sayılı Kanun'a göre lehe düzenleme olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü çerçevesinde yapılması gerekmektedir. Bu itibarla, lehe olan normun uygulanması ilkesi çerçevesinde Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri uyarınca verilen disiplin cezasına ilişkin dava konusu uyuşmazlıkta, işin esasına girilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden, "sahtecilik fiilinin, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığı, bu nedenle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesine dayanan Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesince verilen ve 2577 sayılı Kanun'un 50/4. maddesi kapsamında olan .... günlü, E:..., K:... sayılı kararın onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.