T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2187 - 2026/182 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/2187 KARAR NO : 2026/182 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 13/09/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2187 - 2026/182 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/2187 KARAR NO : 2026/182 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 13/09/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/597 E., 2021/650 K. DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 29/01/2026 YAZIM TARİHİ : 29/01/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Taraflar arasında hizmet sözleşmesi gereğince düzenlenen faturalara ilişkin olarak ödenmesi gereken bedelin ödenmediğini, alacağın tahsili için Ankara 24.İcra Müdürlüğü'nün 2019/17108 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini, davalının takibe yapmış olduğu itirazda borcu olmadığını beyan ettiğini ancak davalının borcunu ödediğini belge ile ispat edemediğini, davalının hizmet sözleşmesinin devam etmesine rağmen davalı şirkete ödeme yapmadığını, CSGB Personel Görevlendirme Detay Raporunda davacının görevden ayrılış tarihinin 11.12.2019 tarihi olarak gösterilmiş olduğunu, ancak o tarihe kadar olan ödenmesi gereken ücretin ödenmediğini beyanla, itirazın iptaline takip konusu borcun lakip dosyasında belirtilen ticari lemerrüt faiziyle ödenmesine, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Davacı tarafın davalı şirketi haksız yere icra takibine itiraz ettiğini beyanla haksız yere dava açtığını, davacı tarafın ibraz ettiği fatura içeriğini kabul etmediklerini, davalı aleyhine başlatılan icra takibinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye yönelik düzenlenen faturaların tek başına bir hukuki ilişkiyi ortaya koymak için yetersiz olduğunu, taraflar arasında hukuka uygun bir sözleşme bulunmadığını, bir alacak için fatura düzenlemiş olmasının, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmadığını, faturanın tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmadığını, faturanın yalnızca sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olduğunu, faturaya konu mal/hizmetin davalıya teslim edildiği hususunda ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, davacı tarafın hukuka aykırı olarak vermediği bir hizmetin bedelini davalı şirketten talep ettiğini, faturanın esasen sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili bir belge olduğunu, davacının icra takibine konu ettiği faturaya konu olan, davalının takibe konu borçtan sorumlu olduğu herhangi bir sözleşmesel ilişki ve davacı tarafça verilen bir hizmet bulunmadığını belirterek icra takibi ve açılan davanın haksız, yersiz ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "......Somut olayda, davanın Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2019/17108 esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, uyuşmazlığın iş sağlığı ve iş güvenliği hizmeti kapsamında fatura alacağına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Tarafların ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde takip konusu faturalardan A-008227 numaralı fatura haricindeki faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ticari defterlerin birbirleri ile uyumlu olduğu, davalı ticari defterlerinde A-008227 numaralı fatura kayıtlı olmadığı, bu husus dışında davacı ticari defterlerine aykırı olmadığı, 6100 sayılı HMK'ın 222/3 .maddesine göre;"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer taraftan ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü değerlendirildiğinde, taraf ticari defter ve kayıtlarının davacı lehine delil olarak kabul edilebileceği anlaşılmakla davacının davalıdan alacaklı olduğu, 30.11.2019 tarihli A-008227 numaralı faturanın davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmayışı, faturaya konu hizmetin gerçekleştiğinin davacı tarafça ispat edilemediği, temerrüt şartlarının yerine getirilmediğinden hesap edilen faiz yönünden talebin reddi gerekeceği anlaşılmakla hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu kapsamında davanın kısmen kabulün......" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Faturaların hukuki ilişkiyi ortaya koymak için yetersiz olduğunu, hukuka uygun bir sözleşme bulunmadığını, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı yönünden arabuluculuk görüşmesinde talepte bulunulmadığını, acak miktarının bilirkişi incelemesi sonucunda netleştiğini belirterek hükmün kaldırılması istemi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 926,61 TL istinaf harcından peşin alınan 59,30 TL'nın mahsubu ile bakiye 867,31 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 29/01/2026 Başkan Üye Üye Katip