11. Ceza Dairesi 2024/5380 E. , 2025/5775 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/437 Değişik İş SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İtirazın kabulü kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2013/442 Esas, 2014/247 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (2
**11. Ceza Dairesi 2024/5380 E. , 2025/5775 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/437 Değişik İş SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İtirazın kabulü kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2013/442 Esas, 2014/247 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ile 7394 sayılı Kanun uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik itirazın kabulüne dair merci İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2023 tarihli ve 2023/437 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 02.06.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.09.2024 tarihli ve 2024/7133 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/99845 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/99845 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (a) fıkrasına 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile son fıkrasından önce gelmek üzere eklenen fıkralarda, “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir... " şeklindeki ve, Geçici 34. maddesinde yer alan, "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir..." şeklindeki düzenlemeler ile, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 28/12/2021 tarihli ve 2019/766 esas, 2021/13907 sayılı ilamında yer alan, " Sanık hakkında soyut tehlike suçu niteliğinde olan defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan açılan kamu davasında; ... somut bir zararın bulunmadığı gözetilmeden,.. " şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda, anılan Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere, sanığa yüklenen suçun soyut tehlike suçu olduğu dikkate alınarak, sanığın hukuki durumunun 15/04/2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun ile değişik yukarıda belirtilen 213 sayılı Kanun'un 359-a ve geçici 34. maddeleri kapsamında değerlendirme yapılmak suretiyle cezasında indirim uygulanması gerektiği gözetilmeden, itirazın anılan nedenle reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2014 tarihli ve 2013/442 Esas, 2014/247 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359/a-2 ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2017/11223 Esas, 2021/12422 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir. 3. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkralarının eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34. maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir" hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 4. Cumhuriyet Başsavcılığınca, yukarıda belirtilen değişiklik doğrultusunda bir karar verilmesinin talep edilmesi üzerine, İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2013/442 Esas, 2014/247 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359/a-2 ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 7394 sayılı Kanun uyarınca yarı oranında indirim uygulanarak 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2023 tarihli ve 2023/437 Değişik İş sayılı kararı ile "...sanığın Gelir İdaresi Başkanlığı Beyoğlu Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 30.06.2022 tarihli yazısı ile hesaplanan ve mahkemeye bildirilen 2007 ve 2008 yıllarına ait tarh ve tahakkuk ettirilen vergiyi, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını ödediğine ve bu suretle etkin pişmanlıktan faydalandığına ilişkin; sanık tarafından sunulan ödeme belgesinin olmadığı ve ayrıca Beyoğlu Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 30.06.2022 tarihli yazısında sanığın etkin pişmanlıktan faydalanmak ve gerekli ödemeleri yapmak üzere herhangi bir başvurusunun bulunmadığı..." denilmek suretiyle İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2013/442 Esas, 2014/247 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulüne karar verilmiştir. 6. 213 sayılı Kanun'un 30/1. maddesi; "Resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı resen takdir olunmuş sayılır.", aynı Kanun'un 341/1. maddesi; "Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder." ve anılan Kanun'un 344/1-2. maddeleri ise; "341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır. " şeklinde düzenlenmiştir. 7. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; defter ve belgelerin ibraz edilmemesi neticesinde gerçekleştirilen re'sen tarh işleminin vergi ziyaı olarak değerlendirilemeyeceği, defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi neticesinde herhangi bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359. ve 371. maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca, hükümlü hakkında belirlenen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim uygulanmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla; itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2023 tarihli ve 2023/437 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.