Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/4342 E. , 2024/3673 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4342 Karar No : 2024/3673 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İplik ve Kumaş Sanayi Tic. A.Ş VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının İs…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/4342 E. , 2024/3673 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4342 Karar No : 2024/3673 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İplik ve Kumaş Sanayi Tic. A.Ş VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının İstanbul ili, Güngören İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Sokak No:... adresinde bulunan işyerinin 06.01.2018 tarihinde su basması neticesinde malzemesinin hasar görmesi sonucu uğranıldığı ileri sürülen 124.555,20 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine hükmedilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu su taşkını nedeniyle işyerinde meydana gelen zarardan kusur oranı dikkate alındığında 124.555,20 TL'nin dava tarihinden, 73.683,70 TL'nin ise ıslah dilekçesinin verildiği 18.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın 124.555,20 TL'lik kısmının dava tarihinden, 73.683,70 TL'nin ise ıslah dilekçesinin verildiği 18.06.2019 tarihinden itibaren itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, başvuruya konu kararda, davacının faaliyette bulunduğu depoda keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı, tarafların kusur oranlarının belirlendiği, ancak kararda, oluşan zarardan idarenin hangi gerekçe ile sorumlu tutulduğu açıkça belirtilmediği, bakılan davada, idarece bakım ve denetimi yapılan kanalizasyon şebekesinin gerektiği gibi çalışır vaziyette tutulmaması ve tıkanıklığa müdahale sırasında oluşabilecek olası risklere karşı gerekli tedbirler alınmaması nedeniyle hizmetin gereği gibi işletilmediği sonucuna ulaşılmakta olup, oluşan zararın hizmet kusuru çerçevesinde hizmeti kötü işleten davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği, diğer taraftan miktar artırım yoluyla dava dilekçesinde talep edilen tazminat miktarının yükseltilmesi halinde, artırılan kısım için artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekmekte olup, mahkemece ıslah dilekçesinin mahkemeye ibraz edildiği tarihten itibaren artırılan kısım için yasal faiz işletilmesine yönelik hüküm fıkrasının düzeltilmesi gerektiği, bununla birlikte her ne kadar davacı vekili tarafından hükmedilen tazminat miktarı üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği iddia edilmiş ise de; 06.12.2019 tarihli "maddi hatanın düzeltilmesi" istemli başvuru neticesinde mahkemece yanlışlığın düzeltilmesi istemi kabul edilerek davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verildiği görüldüğü, öte yandan, davalı idarece meydana gelen olayda kendilerine atfı kabil bir kusur bulunmadığı, zarar ile eylem arasında illiyet bağı olmadığı, tekniğe aykırı kanal bağlantısı nedeniyle zararın oluştuğu ileri sürülerek kararın kaldırılması talep edilmekte ise, dosyada yer alan bilgi ve belgelerin bir bütün olarak incelenmesi neticesinde ileri sürülen bu iddiaların tazminat isteminin kabulü yolundaki kararın kaldırılmasını gerekli kılacak nitelikte olmadığından, Mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan "... 73.683,70 TL'nin ise ıslah dilekçesinin verildiği 18.06.2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine" ibaresinin; "... 73.683,70 TL'nin ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 02.07.2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek ve yine yukarıda yer verilen açıklama ile taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu olayda kastı, kusuru ve ihmali bulunmadığı, zararla idare arasında illiyet bağının kurulmasının mümkün olmadığı, idarenin onay ve izni dışına çıkılarak tekniğine uygun olmayan kanal bağlantısı yapıldığı, hasarın meydana geldiği yerde açıkça projeye aykırılığın mevcut olduğu ve binada kanun ve yönetmelikler gereği davacı tarafından alınması gereken önlemlerin alınmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyadaki belgelerin incelenmesinden; davacının İstanbul ili, Güngören İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Sokak No:... adresinde bulunan işyerinin 06.01.2018 tarihinde su basması neticesinde malzemesinin hasar görmesi sonucu uğranıldığı ileri sürülen 124.555,20 TL maddi tazminat'ın olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte tazmini istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlıkta, Mahkemece hükme esas alınan 14/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; binada kaçak ve imara aykılık nedeniyle iskan ruhsatı alınamadığı, dava tarihi itibariyle binanın iskansız olduğu, kaçak yapılaşmanın zararın artmasına sebebiyet verdiği, depoya ilişkin incelemede, davacının söz konusu yapıda kiracı olduğu, kiralamış olduğu yerin, binanın 2.bodrum katında binaya ait sığınak+kömürlük+depo bölümü olduğu, yani binanın ortak alanı bozularak işyerine dönüştürüldüğü ve davacıya kiralandığı, davacıya kiralanan yerin iskanının bulunmadığı, projeye aykırılık nedeniyle işletme ruhsatının da bulunmadığı, bununla birlikte davalı İSKİ idaresinin işletmekte olduğu kanalizasyon şebekesinin çalışır durumda olması gerektiği, zira idare olarak İSKİ'nin abonelerinden temiz su parası aldığı gibi pissu gider deşarj ücreti de aldığı, davalı idareye ait pissu gideri tıkanıp zararın oluştuğu, bu sebeple meydana gelen zararda %50 kusurlu davalı İSKİ'nin kusurlu bulunduğu, buna karşın davacının davaya konu 2.bodrum katı depo olarak kiraladığı, idarenin faal olarak işletmesi gereken kanalizasyon hakkının tıkandığında, depo içinde bulunan tuvaletten depo bölümüne kanalizasyon suyunun sirayet etmesinden dolayı zararın meydana geldiği, davacının kanalizasyon suyunun depoya sirayetinden üç gün sonra depodan gelen pis kokuların komşular tarafından şikayeti üzerine gittiği, böyle bir depoda Ar-Ge ye konu kıymetli kumaş bulundurulması ve kumaşların satışa arz ve pazarlanmasına hazır durumda bulundurulması, kiracı konumda bulunan davacının deposunu üzerine düşen sorumluluk gereği daha sık kontrol etmesini gerekli kıldığı, böyle bir deponun iskansız bir binada kurulması ve zarara uğrayan malların sigortalatılmaması zararın artmasına sebebiyet verdiği ve davacının bu sebeple zararda %25 kusurlu olduğu, İSKİ Deşarj Yönetmeliğine göre apartman pissu giderinin ana kanalizasyon şebekesine bağlandığı yere kadar olan kısmından apartman maliklerinin sorumlu olduğu, ana deşarj kanalından itibaren ise idarenin sorumlu olduğu, bina sahibinin parsel bacasından ana şebekeye bağlantı yerine kadar olan yerde ana şebekenin tıkanması halinde geri tepmeyi önleyecek şekilde gidere "Geri Tepme Klapesi" nin (Check Valfe) takılması gerektiği, ancak binada bunun takılmaması nedeniyle ana şebekede tıkanan pissuyun geri tepmesi ile davacının kiraladığı bodrum kata pissu sirayetinin meyadan geldiği, bu sebeple zararın artmasında dava dışı bina sahibinin de % 25 kusurlu bulunduğu görüşüne yer verilmiştir. Mahkemenin 09/11/2018 ve 27/12/2018 tarihli ara kararları ile Güngören Belediye Başkanlığından, davacıya ait işyerinin deposu olarak kullanıldığı belirtilen yerin, belediye tarafından davacıya verilmiş işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunup bulunmadığının sorulmasına karar verildiği, ara karar cevabı ile dosyaya sunulan Güngören Belediye Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazılarından davacıya herhangi bir ruhsat düzenlenmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, her ne kadar Mahkemece hükme esas alınan ve hükümde yer verilen bilirkişi raporunda, zarara uğrayan malların sigortalatılmaması zararın artmasına sebebiyet verdiği ve davacının bu sebeple zararda %25 kusurlu olduğu belirtilmiş ise de "zarara uğrayan malların sigortalatılmaması zararın artmasına sebebiyet verdiği" ibaresinin hükümden çıkartılıp, "davacının işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunmaması" ibaresi eklenerek davacının zararda %25 kusurlu olduğu gerekçesiyle kararın onanması gerekmektedir. Bu durumda İdare Mahkemesi tarafından verilen kabul karararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararı neticesi itibarıyla hukuka uygun bulunmuştur. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 11/06/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY :(X)- Mahkemenin ara kararlarına verilen cevap ile dosyaya sunulan Güngören Belediye Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazılarından davacıya herhangi bir ruhsat düzenlenmediği anlaşıldığından, işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan ve bu nedenle ilgili mercilerden izin almadan faaliyet gösterdiği anlaşılan davacının işyerinde meydana gelen olayda kusurlu olduğu ve ortada idare hukuku ilkelerine göre tazmin edilebilecek meşru bir zarar olmadığından temyize konu kararın bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.