10. Hukuk Dairesi 2024/144 E. , 2024/1048 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/5 E., 2021/123 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkeme…
**10. Hukuk Dairesi 2024/144 E. , 2024/1048 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/5 E., 2021/123 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 3*** *** ****29 sigorta sicil numaralı davacının 23.05.2012 tarihinde davalının evinde bahçıvanlık ve şoförlük ve diğer işleri yapmak üzere işe başladığı, 23.12.2014 tarihinde iş akdine son verildiği, davacının 2,5 yılı aşkın sürede davalının evinde aralıksız çalıştığı, davalının davacıya haber vermeden SGK’dan 23.12.2014 tarihinde işten çıkış işleminin yapıldığı, davacının Cumartesi günleri dahil 08:00 - 19:00 saatleri arasında çalıştığı, Pazar günleri de işe gelerek 2 saat davalının köpeklerinin bakımı, bahçenin sulanması vb işlerle ilgilendiği, davacının İş Kanunundan doğan alacaklarının ödenmemesi üzerine alacak davası açıldığı, ... 10. İş Mahkemesi’nin 2014/671 Esas, 2015/680 Karar sayılı kararıyla işçilik haklarının davalıdan tahsiline karar verildiği, kararın Yargıtay’ca onanarak kesinleştiği, davalının davacının çalışmasının bir kısmını SGK’na bildirmediği, davacının yaptığı araştırmada davalının daha sonra aftan yararlanarak davacının çalışmasını SGK’na bildirdiği, bu bildirimde de çalışmaların eksik bildirildiği, davacını 2013 yılından 180 gün, 2014 yılından 113 gün eksik sigortalılığının mevcut olduğu, oysa davacının işten çıkarılıncaya kadar davalının yanında tam gün eksiksiz çalıştığı, ... 10. İş Mahkemesi’nin 2014/671 Esas sayılı dosyasındaki gerekçeli kararında davacının davalı bünyesinde 23.05.2012 - 23.12.2014 tarihleri arasında bahçıvan ve şoför olarak 2 yıl 7 ay ( 940 gün ) hizmet akdine dayalı hizmetinin bulunduğu sonucuna ulaşıldığı iddiasıyla davacının 2013 ve 2014 yılında eksik bildirilen sigortalılığının tam olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP [adres satırı maskelendi] Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının 23.05.2012 ila 23.12.2014 tarihleri arasında çalıştığına ilişkin durumun ... 10. İş Mahkemesi’nin 2014/671 Esas sayılı dosyası ile kesinleşmiş olup bu konuda bir ihtilaf bulunmadığı ancak ... 10. İş Mahkemesinin 2014/671 Esas sayılı dosyasında mevcut dava dilekçesi, gerekçeli karar ve bilirkişi raporu incelendiğinde, davalının SGK için çıkarılan af yasasından faydalanarak davacının bildirilmeyen günlerini SGK’na bildirdiğinin açık olduğu, delillerinin ... 10. İş Mahkemesinin dosyasında mevcut olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacı taraf, davalı işyerinde 23.05.2012 - 23.12.2014 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını iddia etmiş olup davalı işverence de bu hususun kabul edildiği, davalı işverence davacının çalışmalarının 2013 yılı Ocak ayı, 2013 yılı Ağustos ila Aralık aylarında, 2014 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarında bildirilmemesi nedenine dayalı olarak herhangi bir puantaj kaydı, ücret bordrosu gibi yazılı delil ibraz edilmediği, taraflar arasında İş Kanundan doğan alacaklara ilişkin görülen ve kesinleşen ... 10. İş Mahkemesi’nin 2014/671 Esas, 2015/680 Karar sayılı dosyasında da davacının davalı yanında 23.05.2012 - 23.12.2014 tarihleri arasında “bahçıvan ve şoför” olarak 2 yıl 7 ay (940 gün) hizmet akdine dayalı çalıştığı kabul edilerek hüküm tesis edildiği, bunun dışında davacının çalışma iddiasına ilişkin olarak tanık deliline dayanıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile .... TC kimlik numaralı davacı ...'in ...'nda .... sicil sayılı dosyada işlem gören ... adına tescilli işyerinde 23.05.2012 - 23.12.2014 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden kesintisiz ve asgari ücretle toplam 932 gün çalıştığının, bu çalışmasının 512 gününün ...'na bildirildiğinin, 420 gününün ise ...'na bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır. B.İstinaf Sebepleri: Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının iddiasını yazılı delille ispat edemediği, mevcut delil durumuna göre tüm çalışmanın Kuruma bildirilmesi nedeniyle hukuki yarar bulunmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık ...'in görgüye dayalı bilgisi olmadığı gibi, bordrolu tanık da olmadığı, tanıkların komşu işyeri tanığı olup olmadığının araştırılmadığı, ... isimli tanığın dinlenmesi ara kararından dönülmediği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tüm tanıkların davacının eylemli çalışmasını doğrulaması, banka kaydında davalının davacıya para göndermiş olması, işçilik alacaklarına dair kesinleşmiş mahkeme kararı birlikte değerlendirildiğinde davacının davasının kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediği, İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili ve ... Başkanlığı vekilinin dilekçelerinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 23.05.2012 - 23.12.2014 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleri ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.