İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ : .. Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı tarafça istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA: Davacı .. A.Ş. vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine . .. Dairesi'nin...esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalının kefil sıfatı ile imzaladığı zirai nitelikte . . S…
T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :.. KARAR NO :.. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .. ÜYE : .. ÜYE : .. KATİP : .. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : .. NUMARASI :.. DAVACI : .. VEKİLİ : Av. .. DAVALI :.. VEKİLİ : Av. .. DAVANIN KONUSU : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ : .. Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı tarafça istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA: Davacı .. A.Ş. vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine . .. Dairesi'nin...esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalının kefil sıfatı ile imzaladığı zirai nitelikte . . Sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, borcun ödenmediğini ve.. tarihli ihtarname gönderildiğini, açıklanan bu nedenlerle, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın..'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalı adına kayıtlı bulunan menkul gayrimenkul kaydına dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir şerhi işlenmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı . .. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline imzalatılan kefillik sözleşmesine konu borçtan dolayı asıl borçlu . .. kredi sözleşmesinde borca karşılık vermiş olduğu teminat olan ipotekli taşınmazın aynı borçtan dolayı .. İcra Dairesi'nce satılarak ve tahsilatının yapıldığını, müvekkilinin eşinin imzasını taşımayan sözleşmenin geçersiz olduğunu, iki sözleşmenin olduğunu ve imzaların farklı olduğunu, sözleşmede faizin belirtilmediğini ve bu oranlarda faizin uygun olmadığını, sözleşmede kredi limit ve kefalet limitinin boş olduğunu, açıklanan bu nedenlerle davanın reddine, alacağın ..'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YEREL MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; "Dosya kapsamında Genel Kredi Sözleşmesi dikkate alındığında TBK'nun 584/3 hükmü gereği eş rızası aranmaktadır. Bu kapsamda davalının eşi mahkememizin 4 no.lu celsesinde huzura alınmış okuma yazma bilmediğini daha önce hiç imza atmamış olduğunu, resmi kurumlarda hep parmak bastığını beyan etmiş ve imza örneği vermemiştir. Mahkememizce yapılan araştırmada davacının eşi adına banka hesap sözleşmeleri, noter evrakları getirtilmiş ve davacının beyan ettiği gibi parmak basmış olduğu ya da vekaleten başkasının davacının eşi adına işlem yaptığı tespit edilmiştir. gelen yazı cevaplarından da davacının eşinin okuma yazma bildiğine, imza atabildiğine dair veri elde edilememiştir. Bu kapsamda dava konusu . Sözleşmesi'nin kefil kısmının eş rızası bölümünde davacının eşinin adının altında bulunan imzanın, davacının eşine ait olup olmadığı tespit edilemediğinden mahkememizce kefaletin geçersiz olduğuna kanaati olduğuna kanaat edinilmiştir. Bu nedenle de davacının davalının sorumluluğuna gidemeyeceği kanaati ile davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmiştir. (...) Davalı . ...eş rızası bölümündeki imzanın, davalının eşine ait olmadığı tespit edildiğinden imzanın ona olup olmadığını bilebilecek durumda olan davacının kefaletin geçersiz olmasına rağmen takip başlatıldığı dikkate alınarak davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir." gerekçesiyle davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı taraf istinaf dilekçesinde; .. ki imzanın davalının eşine ait olmadığı kanaatine varılması için bu hususta alanında uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, sadece kurumlara yazılan yazılar neticesinde ve davalının eşinin beyanlarına itibar edilerek .. imzanın davalının eşine ait olmadığı kabul edilerek hüküm kurulamayacağını, davalı tarafın eşinin okuma yazma bilmediği ve imza atamadığı kabul edilse dahi bu durumda davalı taraf ve eşi tarafından hile yapılarak müvekkili bankadan kredi kullanıldığı sonucuna varılması gerektiğini, bu durumun TMK 2. maddesindeki dürüst davranma kuralına aykırılık oluşturduğunu, ....K. Sayılı kararında "...İmza, kişinin kimliğini gösteren, onu belirleyen ve diğerlerinden ayıran bir işarettir. Borç altına girme iradesini ve özellikle beyan iradesini kesin olarak açıklar, tamamlayıp ortaya koyar. İmzanın kural olarak el yazısı ile atılması zorunlu olmakla birlikte, örf ve âdetçe kabul edilen durumlarda ve özellikle çok sayıda çıkarılan kıymetli evrakın imzalanmasında el yazısı dışında başka bir araçla atılması mümkündür. Keza, fiziksel bir engeli ya da okuma yazma bilmemesi sebebiyle imza atamayanlar imza yerine usulüne göre onaylanmış olması koşuluyla, parmak izi, el ile yapılmış bir işaret ya da mühür kullanabilirler. Ancak okuma yazma bilmeyen kişi imza kullanıyorsa, bu imzası ile sözleşme yapıp borç altına girebilir. Mevzuatımızda buna engel teşkil edecek bir hüküm bulunmamaktadır. Nitekim, .. Hukuk Dairesi'nin .. Karar sayılı ilamında da benzer sonuçlara ulaşılmış, keza ..’nın .. Karar sayılı ilamında ise, bir kimsenin okuma yazma bilmemesine rağmen, imza kullanarak kambiyo senedi düzenlemesinin mümkün olduğunu belirlemiştir. Belirtilen gerekçelerle, davalının okuma yazma bilmediği kabul edilse dahi bu durum tek başına sözleşmenin geçersizliği sonucunu doğurmayacağı gibi, sadece bu nedenle de davalının imzaladığı sözleşmenin içeriğini bilmediği kabul edilemez. Davalıdan sadır olduğuna şüphe bulunmayan imza sözleşmenin kurulması ve davalının borç altına girmesi için yeterlidir. Bu itibarla, mahkemece sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir...." tespitinde bulunduğunu, müvekkili bankanın davalı tarafın eşinin imzası olmadığını bilebilecek veya tespit edebilecek durumda olmadığını, bu durumun ilk derece mahkemesi tarafından da kesin bir kanaat ile belirlenmiş olmadığını, bu nedenle müvekkili banka aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m. 48 ve devamı maddelerine göre genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak için başlatılan icra takibine itiraz nedeniyle 2004 sayılı İİK m. 67'ye göre itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davaya konu . nedeniyle davalının borçlu olup olmadığı konusundadır. Davalı, davaya konu .. kefil olarak imzalamıştır. 6098 sayılı .. "III. Eşin rızası" başlıklı 584'üncü maddesinde; "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez. . . kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak ... ... siciline kayıtlı .. tarafından verilecek kefaletler, .. tarihli ve .. sayılı .... Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve ........ ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz." düzenlemesi yapılmıştır. Buna göre sözleşmelerde alınacak kefaletlerde TBK m. 584'e göre eş rızası aranmayan durumlar; mahkemece verilmiş ayrılık kararı olması, .. Siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak kefaletin verilmiş olması, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak . .. siciline kayıtlı . veya ... tarafından kefaletin verilmiş olması, .. tarihli ve .. sayılı .... Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde kefaletin verilmiş olması ve tarım kredi, tarım satış ve....ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde kefaletin verilmiş olması olarak düzenlenmiştir. Davaya konu sözleşme bu ayrık durumlara girmemektedir. Dolayısıyla kefaletin geçerli olması eş rızasına bağlıdır. Dava konusu sözleşme incelendiğinde davalının eşinin imzasının bulunduğu görülmektedir. Ancak .. tarihli duruşmada huzura alınan davalının eşi . ..; "Bana gösterilen kredi sözleşmelerindeki kefaletlerin altındaki imzalar bana ait değildir, zaten okuma yazmam yoktur, imza örneği atabilecek durumda değilim, daha önce hiç kalem tutmadım ve resmi kurumlarda hep parmak bastım" beyanında bulunarak sözleşme altındaki imzayı inkâr etmiş ancak imza incelemesi için örnek imza vermeyi reddettiğine ilişkin bir beyanda bulunmamıştır. Bir kimse okuma yazma bilmemesine rağmen, imza kullanarak belge düzenleyebilir. Mahkemece belirtilen gerekçelerle davalının eşinin okuma yazma bilmediği kabul edilse dahi bu durum tek başına sözleşmenin geçersizliği sonucunu doğurmaz. Davalının eşine ait olduğu tespit edilecek imza sözleşmenin kurulması ve davalının borç altına girmesi için yeterlidir... Davalının eşinin beyanı ile davalının eşinin okur yazar olup olmadığı konusunda resmi kurumlardan getirtilen evraklara göre davalının eşinin davaya konu sözlemeyi imzalamadığı sonucuna varılamaz. Bu nedenle davalının eşinin örnek imzaları konusunda daha geniş araştırma yapılması, evlilik işlemlerine ilişkin kayıtların istenilmesi, nüfus müdürlüğünden kimlik belgesi değişimi ile ilgili belgelerde imzasının bulunup bulunmadığının araştırılması, bu araştırmadan sonuç alınamaması durumunda davalının eşinin imza örneklerinin alınarak imza incelemesi yapılması ve buradan çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenlerle davacının istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi uyarınca KABULÜNE, 2-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Karar sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın yukarıda işaret edilen eksikliklerin ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine iadesine, 4-Davacı tarafça yatırılan peşin harcın yerel mahkemesi tarafından talep halinde iadesine, 5-İstinaf masraflarının mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara alınmasına, 6-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7-HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 03/12/2025 . . Başkan . ¸e-imzalıdır . . . Üye .. ¸e-imzalıdır . . Üye . ¸e-imzalıdır . . Katip .. ¸e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."