11. Hukuk Dairesi 2009/2250 E. , 2010/8319 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Üsküdar 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.07.2008 tarih ve 2008/154-2008/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşm
**11. Hukuk Dairesi 2009/2250 E. , 2010/8319 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Üsküdar 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.07.2008 tarih ve 2008/154-2008/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalı vakfın Bakanlar Kurulu kararı ile kendisine vergi muafiyeti tanınmış vakıflardan olması nedeniyle banka nezdindeki mevduat hesapları ile repo işlemlerine yürütülen faizlerden stopaj ve fon kesintisi yapılmadığını, ancak 4369 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanununda yapılan ve 29.07.1998 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe giren değişiklik ile vakıfların faiz gelirlerinden gelir vergisi kesintisi yapılacağının hükme bağlandığını, Vakıf tarafından müvekkilinin bu hususta uyarılmadığını, gecikmeli tahsil tediye edilen vergiler için bankaya 8.986.955.000 TL pişmanlık zammı tahakkuk ettirildiğini ve banka tarafından Vergi Dairesi' ne yatırıldığını, bu durumda Vakfın sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, 8.986.955.000 TL.'nın faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, vergi sorumlusu olan bankanın stopajları zamanında ödemediğinden pişmanlık zammı ödemesinin sorumluluğunun tamamen bankaya ait olduğunu, davacının yasayı bilmemesinin mazeret sayılamayacağını, bu nedenle rücu hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı vakfın yapılan işlemlerde kusur oranının % 70 olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce "Davacı bankanın verginin geç yatırılması nedeniyle 8.972.239.233 TL. ceza ödemek zorunda kaldığı ve bu miktardan 2.147.105.224 TL' nin davalı vakfın hesabından davacı banka tarafından çekildiği, davalı vakfın mahkemece kabul edilen % 70 kusur oranının davacı banka tarafından vergi dairesine ödenmek zorunda kalınan 8.972.239.233 TL' ye uygulanması ve bu şekilde tespit edilecek davalı vakfın sorumlu olduğu miktardan davacı bankanın davadan önce davalının hesabından çektiği miktarın mahsubu ile bakiye miktara karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne, 4.133,46 YTL' nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz eden davacı harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 189,52 TL' nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.