(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2019/1551 E. , 2021/5422 K. "" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar için yeterli olmadığı belirtilerek, dayanılan tapu kayıtları ve ver…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2019/1551 E. , 2021/5422 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar için yeterli olmadığı belirtilerek, dayanılan tapu kayıtları ve vergi kayıtlarının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği merciilerinden sorularak, varsa revizyon gördüğü parsellere ait onaylı tutanak örneklerinin getirtilmesi, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde keşif yapılması, keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtları ve vergi kayıtlarının uygulanması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 126 ada 1 ve 126 ada 80 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile ... oğlu... mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava konusu taşınmazların, davacı tarafın dayanağı olan tapu kaydının kapsamında kaldığı kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme, araştırma ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Tapu kaydının taşınmaza aidiyetinin kabulü için en az 3 sınırın ayırdedici ve sabit nitelikleriyle taşınmazı kapsaması ve bu sınırların taşınmaz çevresinde bulunması zorunludur. Davacı tarafın dayanağı olan Şubat 1295 tarih, 205 numaralı tapu kaydının sınırları; “dere”, “yol”, “...” ve “çayır” olup tapu kaydında yer alan “dere” ve “yol” sınırı çekişmeli taşınmazın çevresinde bulunmakta ise de isimsiz dere ve yol olup her yerde bulunabilecek nitelikte sınırlardandır, yine “çayır” sınırı da niteliği itibariyle her yerde bulunabilecek sınırdır. Tapu kaydında yer alan “...” sınırı ise keşifte yerel bilirkişi ve tanıklarca bilinememiştir.Keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıkların soyut nitelikteki beyanlarıyla “çayır” sınırını çekişmeli taşınmaza yakın yerde bulunan 126 ada 103, 105, 105, 106, 107, 108, 113, 114, 115 parsel sayılı taşınmazlar olduğunu belirtmeleri de bu yeri belirli bir sınır haline getirmez. Bu haliyle davacının dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza aidiyetinden söz edilemez. Davacı taraf, aynı zamanda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine de dayanmış olup dayanılan tapu kaydının taşınmaza uymadığı anlaşıldığına göre, uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözülmesi zorunlu bulunmaktadır. Ancak keşifte çekişmeli taşınmazın kimin zilyetliğinde olduğuna ilişkin alınan beyanlar arasında çelişki mevcut olup mahkemece bu çelişki giderilmemiştir. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulamaz.