TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 26/12/2023 NUMARASI : 2022/836 Esas 2023/991 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücu) DAVA TARİHİ : 15/12/022 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme ka…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/551 Esas 2025/1894 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/551 KARAR NO : 2025/1894 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 26/12/2023 NUMARASI : 2022/836 Esas 2023/991 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücu) DAVA TARİHİ : 15/12/022 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı, davacı ile davalı ... Yapı şirketince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı; 0001- 0210-5318-4598 numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, 20/02/2022 tarihinde meydana gelen tek taraflı kazada hasara uğradığını, kaza tutanağına göre davalılardan ...'ın kasko sigortalı aracı kaydırarak demir korkuluk, durak levhası ve elektrikli scooter'a çarptırarak tamamen kusurlu olduğunu, olay günü kasko sigortalı aracın sürücüsü ...'in davalılardan ... Yapı şirketi tarafından işletilen ... Restoran'a giderek restoranda verilen vale hizmeti ile anahtarını davalı vale ...'a teslim etmiş olduğunu, yaklaşık 10 dakika sonra işletme müdürünce aracın kazaya karıştığının bildirildiği, davalıların TBK'nun 561 vd. maddeleri gereği davacıya ait aracın hasara uğramasına neden olduklarını, yaptırılan ekspertizle belirlenen 394.816,42-TL hasar bedelinin 09/06/2022 tarihinde sigortalı aracın hasar servisine ödendiğini belirterek şimdilik 394.816,42-TLhasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren davalılardan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP Davalılara usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği ancak davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı şirkete kasko sigortalı olan ... plakalı aracın olay tarihinde davalı şirketin işlettiği restoranda çalışan vale sevk ve idaresinde bulunduğu sırada kazanın meydana geldiği sabit olup taraflar arasında saklama(vedia) sözleşmesi kurulduğu, davalı tarafın teslim aldığı aracı güven ve özenle koruma ve aldığı gibi teslim etme yükümlülüğünde olduğunu, davacıya karşı, kusurlu araç sürücüsü ve saklama sözleşmesine aykırı davranan davalı şirketin müteselsilen sorumlu oldukları, dosya kapsamında alınan raporda kaza nedeni ile araçta oluşan hasarın 389.441,08-TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle;" Davanın kısmen kabulü ile 389.441,08 TL'nin ödeme tarihi olan 09/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine " ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı şirket tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı katılma yoluyla süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde talep edilen hasar bedelinin 394.816,42-TL olduğunu, mahkemece 389.441,08-TL'nin tahsiline ilişkin kısmen kabul kararı verildiğini, talep edilen tutarın tamamı yönünden tam kabul kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ... Yapı şirketi istinaf dilekçesinde özetle; diğer davalı ...'ın şirketle hiçbir bağı bulunmadığını, şirketin çalışan personeli olmadığını, SGK kayıtları bulunmadığını, davalı ...'ın günlük harçlığını çıkartmak için şirketin bulunduğu bölgede mevcut bir çok restorant ve gece klubünde bağımsız olarak vale hizmeti veren bir kişi olduğunu, davacı sigortalısının beyanı dışında da buna ilişkin bir delil bulunmadığını, emsal Yargıtay kararına göre kasti bir davranış bulunmamakla oluşan hasardan sorumlu tutulamayacağını, bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmediğini, davacı sigortacının, diğer davalıdan tahsili mümkün görülmeyen bir tutarın tahsili için haksız olarak kendisine dava açtığını, davanın özellikle husumet ehliyeti yönünden reddi gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödenen tazminatın TTK'nın 1472.maddesi kapsamında rücuen tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı sigorta şirketine kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ve dava dışı ... Temizlik şirketine ait ... plakalı aracın, olay günü olan 20/02/2022 tarihinde gece saatlerinde, kullanımında bulunduğu şirket çalışanı olan ... tarafından, davalılardan ... Yapı ... Anonim şirketi tarafından işletilmekte olan "..."isimli müzikhole gelerek burada sigortalı aracın park edilmesi amacıyla restoranın valesi olarak hizmet veren davalı ...'a teslim edildiği, davalı ...'ın, teslim aldığı aracı biraz ileride park etmek amacıyla kullandığı sırada ıslak virajlı yol kesiminde kaydırarak tek taraflı trafik kazasına sebebiyet verdiği ve sigortalı araçta hasar oluştuğu, araçta oluşan hasarın davacı sigorta tarafından kasko poliçesi kapsamında karşılandığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Makine mühendisi bilirkişiden alınan 08/08/2023 bilirkişi raporunda özetle;" davacı sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... Temizlik Danışmanlık ... Ltd. Şti.'nin de işleteni olduğu ... plakalı araç sürücüsü VALE ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 47/c. ve 52/b. maddeleri kural ihlallerini işlemekle %100 oranında kusurlu olduğunu, dava konusu ... plakalı araç hasar giderim tutarının KDV dahil toplam 389.441,08-TL olacağını, davacı sigorta şirketi tarafından ise araç maliki dava dışı ... Temizlik Danışmanlık ... Ltd, Şti.'ne sadece 376.595,02-TL ödeme yapıldığı anlaşılmakla değerlendirme ve takdiri takdiri mahkemede olmakla davacı sigorta şirketinin davalılardan rücu talebinin 376.595,02-TL olacağı" yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Tarafların itirazları üzerine alınan bilirkişinin 01/11/2023 tarihli ek raporunda özetle;" kök raporda da davalı “... Mimarlık Mühendislik Müşavirlik Turizm ve Tic. A.Ş.”ne herhangi bir kusur izafesinde bulunulmamış olup davalı vale ...'ın davalının işçisi olup olmadığının ve dolayısıyla davalının sorumluluğunun olup olmayacağı hususları uzmanlık ve görev alanı olmamakla, bu husustaki değerlendirmenin mahkemede olacağını, davacı “... Sigorta A.Ş.”nin Kasko sigortalısı olup dava dışı ... Temizlik Danışmanlık Yönetim ... Ltd. Şti.'nin de işleteni olduğu ... plakalı araç sürücüsü VALE ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 47/c. ve 52/b. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğunu, dava konusu ... plakalı araç hasar giderim tutarının KDV dahil toplam 389.441,08-TL olacağını, bu durumda davacı sigorta şirketinin davalılardan rücu olarak talebinin 394.816,42-TL değil de hasar bedeli kadar 389.441,08-TL olacağı "yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi ek raporu ile kazanın gerçekleşmesinde davalı ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, hasar giderim bedelinin de 389.441,08-TL olacağı değerlendirilmekle mahkemece, 01/11/2023 tarihli rapor denetime ve hükme elverişli bulunmakla hükme esas alınarak yazılı olduğu üzere davanın 389.441,08-TL yönünden kısmen kabulüne fazla istemin reddine ilişkin karar verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun, denetime ve hükme elverişli olduğu Dairemizce de değerlendirilerek davacı sigorta şirketinin davanın reddine karar verilen tutar( 5.375,34-TL) yönünden de davanın kabulü gerektiği (davanın tam kabulüne karar verilmesi) yönündeki istinaf itirazı ek rapor kapsamına göre yerinde bulunmayarak davacının istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir. Trafik kazası tespit tutanağında; Meydana gelen kazanın 20/02/2022 tarihinde saat 01:10 civarında, Ankara Çankaya ilçesi Gaziosmanpaşa Mahallesinde meydana geldiği, sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı aracı ile Uğur Mumcu Caddesini takiben Çankaya Caddesi istikametine seyrederken ... karşısına geldiğinde aracını kaydırarak yolun sağından çıkarak ön ve alt kısımları ile Demir Korkuluk, Ego Otobüs Durak Levhası ve elektrikli Scooter'a çarpması şeklindeki kazanın meydana gelmesinde; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 52/b. maddesi kural ihlalini işlemiş olduğu belirtilmiştir. Dava dışı ...'in ifadesinde; ... plakalı aracın ruhsat sahibi ... Temizlik Firması'nın gayri resmi ortağı ve SGK' lı çalışanı olup aracı da sürekli olarak kendisinin kullanmakta olduğunu, olay günü bir arkadaşı ile ... adlı müzikhole müzik dinlemeye giderek mekan önünde araçtan inerek aracın park edilmesi için kapı önünde bulunan Vale tabir edilen uzun boylu şahsa sigortalı aracın anahtarını vererek mekana girdiğini, 10 dakika içinde mekan sahibinin kendisini dışarı çağırarak Vale'nin kaza yaptığını söylediğini, olay yerine gittiğinde ise Vale'nin Polislerle birlikte olduğunu ve kaza tutanağı düzenlendiğini belirttiği anlaşılmıştır. Davalı Vale ...'ın ifadesinde; ... adlı müzikholde arkadaşlarına yardım amaçlı zaman zaman akşamları Vale görevi yapmakta olduğunu ve o gece ... plakalı aracı da park etmek için ismini bilmediği şahıstan aldığını ancak olay yeri yol ve zemin durumuna göre aracın kontrolünü kaybederek kaza yaptığını belirttiği, alkol tespit tutanağı'na göre ... plakalı araç sürücüsü ...'ın alkolsüz olduğu anlaşılmıştır. Olayın; 20/02/2022 tarihinde saat 01:10 civarında, Ankara Çankaya ilçesi Gaziosmanpaşa Mahallesinde meydana geldiği, Vale olarak çalışan davalı sürücü ...'ın idaresindeki dava dışı şirkete ait ve davacı sigortacı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracı, ... isimli Müzikhole müşteri olarak gelen dava dışı ...'den mekanın önünde teslim alarak park etmek amacıyla Uğur Mumcu Caddesini takiben Çankaya Caddesi istikametine seyrederken ... karşısına geldiğinde aracı kaydırarak yolun sağından çıkarak ön ve alt kısımları ile Demir Korkuluk, Ego Otobüs Durak Levhası ve elektrikli Scooter'a çarpması şeklindeki maddi hasarlı tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği, bu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü Vale ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 52/b. maddesi kural ihlalini işlemiş olup %100 oranında ve tam kusurlu bulunduğu, rizikonun poliçe vadesinde gerçekleşmesi nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından kasko hasar tazminatının dava dışı sigortalı şirkete ödenmiş olduğu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık; davalı Vale ...'ın, diğer davalı şirketin işletmecisi olduğu ... isimli müzikhol çalışanı olup olmadığı, çalışan sıfatıyla dava dışı müşteri ... tarafından getirilerek kendisine tevdi edilen sigortalı aracı park amacıyla teslim alıp almadığı, buradan hareketle diğer davalı şirketin de oluşan kaza sonucu sigortalı aracın uğradığı hasar nedeniyle zarardan sorumlu tutulup tutulamayacağı, bir başka ifadeyle davalı şirkete husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği hususlarında toplanmaktadır. Dosya kapsamında mevcut SGK kayıtlarından davalı ...'ın, diğer davalı şirketin sigortalı çalışanı olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak davalı şirketin isitnaf dilekçesi kapsamındaki beyanlarında; davalı ...'ın, yardım amaçlı bu bölgede bulunan restoranlara ve gece kulüplerine bağımsız olarak Vale görevi yaptığını belirttiği, davalı Vale ...'ın ise; ... adlı müzikholde arkadaşlarına yardım amaçlı zaman zaman akşamları Vale görevi yapmakta olduğunu ve o gece ... plakalı aracı da park etmek için ismini bilmediği şahıstan aldığını belirttiği, yine söz konusu kazanın davalı ...'ın Vale olarak aracı diğer davalı işletmeye ait müzikhol önünde dava dışı müşteri ...'den teslim aldığı ve park amacıyla kullanımı altında iken söz konusu kazanın yaklaşık 10 dakikalık bir zaman diliminde meydana geldiği ve kaza haberinin ise müşteri ...'e davalı şirkete ait müzikhol idarecisi/müdürü tarafından verildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, her ne kadar davalı Vale ...'ın, diğer davalı şirkete ait işletmenin SGK'lı çalışanı olarak resmi kayıtlarda yer almasa da bu işletmenin fiilen çalışanı olduğu, davalı şirketin işlettiği müzikhole gelen müşteriler vale hizmeti verdiğinin davalı şirketin bilgisi dahilinde olduğu bu suretle taraflar arasında hizmet akdi bulunduğunun Dairemizce değerlendirilmesi ile kabulü gerekmiştir. Davacı sigorta şirketi, sigortalı ... plakalı aracın, davalı şirkete ait işletmede Vale olarak çalışanın kusuru ile uğradığı kaza sonucu hasarlandığını, bu nedenle sigortalısının uğradığı zararı tazmin etmek zorunda kaldığını, zararın gerçekleşmesinde davalı sürücü Valenin %100 tam kusurlu olması nedeniyle sigortalısına ödenen bedelden davalı şirketinde sorumlu olduğunu iddia etmektedir. Davalı şirket ise, diğer davalı ... ile arasında hiçbir hukuki bağ bulunmadığını, bu kişinin SGK kayıtlarında çalışanı olarak yer almadığını dolayısıyla kendisine husumet yöneltilmeyeceğini ileri sürmüş ise de; davalının, işbu davaya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen yasal süresinde cevaplarını bildirmediği gibi yukarıda etraflıca açıklandığı üzere, somut dosya kapsamındaki delillerden davalı Vale ...'ın, diğer davalı şirkete ait işletmenin SGK'lı çalışanı olarak resmi kayıtlarda yer almasa da bu işletmenin fiilen çalışanı olduğu, davalı şirketin işlettiği müzikhole gelen müşteriler vale hizmeti verdiğinin davalı şirketin bilgisi dahilinde olduğu bu suretle taraflar arasında hizmet akdi bulunduğunun Dairemizce değerlendirilmesi ile kabulü gerekmiş, davalı şirketin bu hususa ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 561/1 maddesinde; "Saklama sözleşmesi, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, saklama sözleşmesi taşınır bir malın güvenli bir şekilde korunması ve saklatan tarafından istenildiğinde eksiksiz ve hasarsız şekilde geri verilmesi amacıyla yapılan bir sözleşme türüdür. Saklatan sözleşmenin ifasının zorunlu kıldığı bütün masrafları ödemekle yükümlü olup saklayan da saklatanın izni olmadıkça saklananı kullanamayacaktır. Saklama sözleşmesinin ne şekilde yapılması gerektiğine ilişkin Kanunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda saklama sözleşmesi taraflar arasında yazılı yapılabileceği gibi sözlü de yapılabilecektir. Öte yandan, TBK'nın "Adam çalıştıranın sorumluluğu" başlıklı 66.maddesinde; "Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz. Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, ödediği tazminat için, zarar veren çalışana, ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir.", hükmü düzenlenmiştir. Buna göre adam çalıştıranın sorumluluğundan söz edilebilmesi için zararın çalışanın işi gördüğü sırada hukuka aykırı bir davranışıyla meydana gelmesi gerekir. Bu davranış olumlu bir davranış olabileceği gibi olumsuz bir davranış da olabilir. Zararın çalışana verilen işin görülmesi sırasında meydana gelmesi gerekir. Bir başka anlatımla, çalışana verilen iş ile işin ifası sırasında meydana gelen zarar arasında doğrudan doğruya işlevsel bir bağ bulunması gerekir. Meydana gelen zarar ile çalışanın gördüğü iş arasında zaman veya yer ilişkisinin bulunması yeterli değildir. Çalışanın gördüğü iş ile meydana gelen zarar arasında işlevsel bir bağ bulunmuyor ise, zararın sadece bu iş fırsat bilinerek veya vesile kılınarak verilmesi halinde adam çalıştıranın bu zarardan sorumlu olması söz konusu olmayacak, oluşan zarardan doğrudan zarar veren çalışan sorumlu olacaktır (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 23. Baskı, Ankara 2018, s:650 vd.). Yukarıda belirtilen Yasa hükümleri çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesine gelince, davacıya kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, olay günü kullanımında bulunan dava dışı ... tarafından, davalı şirket tarafından işletilen ... isimli müzikholde otoparka bırakılması amacıyla işletme çalışanı diğer davalı Valeye teslim edilmesi ile davalı şirketle arasında 6098 sayılı TBK'nun 561 vd. maddesinde düzenlenmiş olan vedia (saklama) sözleşmesi ilişkisi kurulduğu gibi TBK'nun 66.maddesi gereğince de dava konusu olayın meydana gelerek sigortalı aracın zarara uğramasından dolayı davalı şirketin de haksız fiil hükümleri uyarınca sorumlu olan çalışanı Vale ... ile birlikte müteselsilen sigortalıya (dolayısıyla halefiyete dayalı davacı sigortacıya)karşı sorumlu olduklarının kabulü gerekir. Hal böyle olunca tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, davacı sigorta şirketinin ve davalı ... Yapı ... Şirketinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine yönelik karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacı ile Davalı ... Yapı ... A.Ş.'nin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 26.602,72-TL harçtan peşin alınan 6.700,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.902,72-TL harcın, davalı ... Yapı ... A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davacıdan alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL karar harcının mahsubu ile bakiyesi 187,80-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -