14. Hukuk Dairesi 2019/4991 E. , 2021/3787 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26/04/2016 tarihinde verilen dilekçeyle mirasçılık belgesinin iptali talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 02/05/2017 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı Hazine vekili ve davalılar ... ile ... tarafından talep edilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesince istina…
**14. Hukuk Dairesi 2019/4991 E. , 2021/3787 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26/04/2016 tarihinde verilen dilekçeyle mirasçılık belgesinin iptali talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 02/05/2017 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı Hazine vekili ve davalılar ... ile ... tarafından talep edilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. KARAR 7201 sayılı Tebligat Kanunu, 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanununla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. 1)Bu Kanun değişikliğine göre, muhattabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanunun 21/2. maddesi uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligat, öncelikle bilinen veya gösterilen en son adresine, mavi renkli zarf kullanılmaksızın ve adres kayıt sistemindeki adres olduğuna ilişkin şerh verilmeksizin Kanunun 10. maddesine göre normal bir şekilde çıkarılmalıdır. Muhatabın bu adreste bulunmaması durumunda, tebliğ memurunca Kanunun 20 ve 21. maddesinin birinci fıkrası ile Tebligat Yönetmeliğinin 29. maddesi uyarınca, muhatap lehine olan araştırmalar yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işlemlerinin yerine getirilmesi gerekir. 2)Muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrılması ve yeni adresinin de tebliğ memurunca tespit edilmemesi durumunda, tebliğ evrakının tebligatı çıkaran mercie geri gönderilmesi gerekir. Ancak bu aşamadan sonra, Kanunun 10/2 ve Yönetmeliğin 16/2. maddeleri nazara alınarak tebliğ evrakının açık mavi renkli zarfla, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, Kanunun 21/2. maddesine göre tebliği mümkün olabilecektir. Tebligat Kunununun 10/2 ve 21/2. maddeleri farklı şekilde yorumlanarak, başka adresi bilinmediği gerekçesiyle muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılması ve bu hükme göre tebliğ edilmesi, yukarıda belirtilen hükümlere aykırı olduğundan ve muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından usulüne uygun değildir.