11. Hukuk Dairesi 2009/6008 E. , 2010/12115 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Manisa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.03.2009 tarih ve 2008/57 - 2009/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2009/6008 E. , 2010/12115 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Manisa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.03.2009 tarih ve 2008/57 - 2009/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı banka nezdinde bulunan hesaba 15.06.1994 tarihinde 18.875.00DM.nin üç ay vadeli olarak yatırıldığını, dava tarihinde paranın durumunu öğrenmek için bankaya gittiğinde paranın 17.06.1994 tarihinde kendisi tarafından çekildiğinin bildirildiğini, oysa söz konusu paranın müvekkili tarafından çekilmediğini, hiç kimseye yetki de verilmediğini, dekonttaki imzanın da müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, anılan meblağın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 15.06.1994 tarihinde davacı ... ve ... adına müşterek bir hesap açıldığını, hesabın 17.06.1994 tarihinde kapatıldığını, davanın hesabın diğer ortağı ... ve dekonttaki imzanın davacının babasına ait olabileceği ihtimaline binaen ...' a ihbarına karar verilmesi gerektiğini, hesap kapatılırken hesap cüzdanının geri alındığını, dolayısıyla hesabı ya hesap sahibinin ya da yetkilendirdiği kişinin kapattığını, başka bir kimsenin hesabı kapatma imkanının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacıya ait hesabın müşterek hesap olmadığı, hesaptaki paranın davacı tarafından çekilmeyip, parayı çeken kişinin davacı tarafça yetkilendirildiği hususunun da davalı tarafça kanıtlanamadığı, hesap cüzdanının davacının kusuru ile başka kişilerin eline geçtiği hususunun da kanıtlanamadığı, hesap cüzdanı ile gelen bir kişiye ödeme yapılmasının bankacılık uygulamalarına uygun olmadığı, davalı tarafça dosyaya ibraz edilen hesap cüzdanının her zaman düzenlenmesinin mümkün bulunduğu, gerekli araştırma yapılmadan 3.kişilere yapılan ödemelerde hesap sahibine kusur yüklenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 11.209,28 Euro’nun dava tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık değişen oranlarda Euro ile faiz oranlarının uygulanmak suretiyle ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve dava konusu hesabın müşterek hesap olduğu daha önceki bozma ilamında belirlendiğinden hesabın müşterek hesap olmadığı yönündeki mahkeme gerekçesi yerinde değil ise de 17.06.1994 tarihli dekonttaki imzanın davacıya ait olmadığı Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin raporu ile belirlenmiş olup hesaptaki paranın davalı banka tarafından müşterek hesap sahiplerine ödendiğinin ya da davacının yetkilendirdiği bir kişiye ödendiğinin kanıtlanamamış bulunmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 1.081,00 TL harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, 29.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.