Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/3349 E. , 2024/1223 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/3349 Karar No : 2024/1223 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... 2-... ... 13-... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU: Davacılar tarafından; yakınları ...'ın 06/04/2006 tarihinde Suriye tarafından Türkiye tarafına kaçak geçiş yaptığı sırada görevli tim askerlerince silahla vurularak öldürüldüğünden bahisle, davalı id…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/3349 E. , 2024/1223 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/3349 Karar No : 2024/1223 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... 2-... ... 13-... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU: Davacılar tarafından; yakınları ...'ın 06/04/2006 tarihinde Suriye tarafından Türkiye tarafına kaçak geçiş yaptığı sırada görevli tim askerlerince silahla vurularak öldürüldüğünden bahisle, davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık toplam 1.000,00 TL (miktar artırımı ile toplam 378.889,84 TL) maddi, müteveffanın eşi, çocukları ve annesi için ayrı ayrı 18.000,00 TL ve kardeşleri için ayrı ayrı 13.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda; ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 02/07/2018 tarih ve E:2015/1731, K:2018/2300 sayılı usule ilişkin bozma kararına uyularak, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI:Davacılar tarafından, müterafik kusur belirlenmesinin hukuka uygun olmadığı, murislerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, idarelerinin hizmet kusurunun bulunmadığı, harçtan muaf oldukları ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davacılar tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, miktar artırımı ile artırılan maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımları yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. Maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır. Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da, idareye başvurunun yapıldığı 21/04/2014 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "Hükmedilen toplam 189.444,92 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru (21/04/2014) tarihinden itibaren, geriye kalan 188.444,92 TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği (11/05/2020) tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara (anne, eş ve çocuklar) ödenmesine" ibaresinin, "Hükmedilen toplam 189.444,92 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 21/04/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara (anne, eş ve çocuklar) ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, davacıların temyiz isteminin esas yönünden REDDİNE, yasal faizin başlangıç tarihi yönünden KABULÜNE, 2.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/04/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.