6. Hukuk Dairesi 2011/14577 E. , 2012/3017 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. ....ve davalı vekili Av. .... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra …
**6. Hukuk Dairesi 2011/14577 E. , 2012/3017 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. ....ve davalı vekili Av. .... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalılar vekili ve davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde, müvekkilinin paydaşı olduğu 16 No’lu parselde taşınmazın diğer paydaşı ...’in 1 / 2 payını 1 / 6’şar hisse olarak davalılara sattığını dava tarihinde öğrendiğini, önalım hakkını kullanmak istediğini, önalım bedelini depo etmeye hazır olduğunu belirterek, davalılar adına kayıtlı payların iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir. Davalılar vekili, davacının yapılan pay satışını çok önceden öğrendiğini, davanın bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, dava tarihi itibariyle önalım bedelinin yeniden tespit edilmesinin gerektiğini, davalıların satıcı paydaşın torunları olduğunu, 27.3.1957 gün ve 12 / 2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bu durumda önalım hakkının kullanılamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir. Satışın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 743 sayılı Medeni Kanun’un 658. maddesi hükmü gereğince bu hakkın satışa ıttıla tarihinden itibaren bir ay ve her halde on yıl içinde kullanılması gerekir. Önalım davalarında hak düşürücü sürenin geçirildiğini savunan davalının bu savunmasını kanıtlaması gerekir. Bu konuda tanık dahil her türlü delil ibrazı mümkündür. Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen payların ilişkin bulunduğu 16 No’lu parselin paydaşı ... taşınmazdaki 1 / 2 payını eşit oranlarda 1.116 TL bedelle 21.8.1997 tarihinde davalılara satmıştır. Yapılan satıştan Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008 / 6 esasında açılan tapu iptali ve tescili davasında kendisine 7.9.2001tarihinde tebliğ olunan dava dilekçesi üzerine haberdar olduğunu iddia eden davacı önalım hakkını kullandığını belirterek aynı tarihte işbu davayı açmıştır. Davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını savunan davalı ise bu konuda tanık deliline dayanmış, dinlenen davalı tanıkları birbirini doğrulayan ve tamamlayan beyanları ile dava konusu edilen payların davalılar tarafından satın alınmasından sonra aynı gün davacının işlettiği Baç Pansiyonun kahvaltı salonunda yapılan pay satışının davacıya bildirildiğini beyan etmişlerdir. Tanık beyanları davacının satışı iddia edildiği gibi 7.9.2001 tarihinde değil çok daha öncesinde satış tarihinde öğrendiğini kanıtlar niteliktedir. Bu şekilde davalının süre savunmasını kanıtlaması karşısında öğrenmeye nazaran dava bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığından mahkemece davanın reddi gerekirken davacının beyanına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına takdir edilen 900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 28.02.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Taraflar arasındaki uyuşmazlık satış tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 743 Sayılı Medeni Kanun'un 658.maddesi gereğince önalım hakkının satışa ıttıla tarihinden itibaren bir aylık hak düşürücü süre içerisinde kullanılıp kullanılmadığı noktasındadır. Önalım hakkı nedeniyle iptali istenen pay davalılara 21.08.1997 tarihinde satılmıştır. Tapudaki satış işleminin satıcı ... oğlu ... vekili Av. ....tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalılar, davacının pay satışını, satışın yapıldığı gün öğrendiğini, hak düşürücü sürenin geçirildiğini savunmuşlardır. Davalıların bu yönde dinlettiği tanıklardan.... tapudaki işlemin satıcı vekili sıfatıyla tarafı olup, ifadesinde tapudaki satış işlemini gerçekleştirdikten sonra aynı gün davacının işlettiği pansiyonun üst katında öğlen yemeğini davacı ile birlikte yediğini, yemekte ... payının davalılara satışını yaptığını söylediğini belirtmiştir. Davalı tanıklarından .... (davalılardan İbrahim'in babası) ve .... satış işleminden sonra tanık vekil ... davacının pansiyonuna gitti, orada kendisiyle konuşmuş, satışı haber vermiş şeklinde ifade vermişlerdir. Görüldüğü gibi bu iki tanığın anlatımları diğer tanıktan duyduklarına dayalı olup, görgüye dayalı bilgileri, bizzat duyumları bulunmamaktadır. Tanık .... ise satış işlemini vekil sıfatıyla gerçekleştiren kişi olup, akdin tarafı durumundadır. Davacı tanıklarının ifadelerinden davacının pansiyonunda yedi sekiz yıl önce kahvaltı salonunda aynı zamanda tanıklardan ....'ın vekili de olan ...'in de bulunduğu ortamda bu tanığı ilgilendiren kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile ilgili konuşmalar yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalılar dinlettiği tanıklar ile hak düşürücü sürenin geçirildiğini kanıtlayamadıklarından öğrenmeye nazaran açılan dava süresindedir. Açıkladığım bu nedenlerle sayın çoğunluğun hak düşürücü sürenin geçirildiğinin kanıtladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yönündeki bozma kararına katılmıyor, mahkeme kararının onanması gerektiğini düşünüyorum.