5. Ceza Dairesi 2011/3047 E. , 2012/55 K. Nitelikli zimmet, denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma, zimmete yardım etme, ikna suretiyle irtikap, suç delillerini yok etme ve gizleme veya değiştirme suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...'nun nitelikli zimmet suçundan, sanık ...'ün nitelikli zimmet eylemi güveni kötüye kullanmak olarak kabulu ile mahkümiyetlerine, sanıklar ... ve ...'nin zimmete yardım etme…
**5. Ceza Dairesi 2011/3047 E. , 2012/55 K.** **"İçtihat Metni"** Nitelikli zimmet, denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma, zimmete yardım etme, ikna suretiyle irtikap, suç delillerini yok etme ve gizleme veya değiştirme suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...'nun nitelikli zimmet suçundan, sanık ...'ün nitelikli zimmet eylemi güveni kötüye kullanmak olarak kabulu ile mahkümiyetlerine, sanıklar ... ve ...'nin zimmete yardım etme, sanıklar ... ve ...'in denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma, sanık ... 'ın suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, sanık ...'ün ikna suretiyle irtikap suçlarından beraetlerine dair, Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 05.05.2010 gün ve 2009/208 Esas, 2010/121 Karar sayılı hükümlerin Yargıtay’ca incelenmesi sanık ... ve müdafii, sanıklar ... ve ... müdafiileri, katılan Maliye Bakanlığı ile PTT Genel Müdürlüğü vekilleri ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye verilmekle incelendi; Katılan PTT Genel Müdürlüğünün sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkındaki denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma, zimmete yardım etme, ikna suretiyle irtikap, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlarından müdahil sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmadığı, usulsüz olarak müdahilliğine karar verilmesinin de hükümleri temyiz hakkı vermeyeceğinden, vekilinin bu sanıklara yönelik temyiz talebi ile sanık ... müdafiin 21.05.2010 günü tebliğ edilen hükmü, yasal bir haftalık süreden sonra 08.07.2010 havale tarihli dilekçeyle temyiz ettiğinden, süresi içinde yapılmayan temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin katılan PTT Genel Müdürlügü vekilinin sanık ... hakkındaki beraet, katılan Maliye Bakanlığı vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki beraet, sanıklar ..., ... müdafiilerin sanıklar haklarındaki mahkümiyet, O Yer Cumhuriyet Savcısının da sanık ... hakkındaki beraet hükümleri ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma, zimmete yardım etme, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlarından verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekilleri ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin tebliğname gibi ONANMASINA, Sanık ... hakkındaki nitelikli zimmet suçundan ve sanık ... hakkında nitelikli zimmet eyleminin güveni kötüye kullanmak olarak kabulü ile mahkümiyetlerine ilişkin hükümlerin incelenmesinde; Sanık ... müdafiin, sanığın banka hesaplarındaki tedbirin kaldırılması yönündeki talebine ilişkin mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüş, Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliğinin 16/1. maddesindeki "Tutanak yazıcıları, mübaşirler bir muamelenin yapılması için ödenmesi gerekli harç ve masrafları iş sahiplerinden alamazlar" aynı yönetmeliğin 17. maddesinde ise "Harç ve yargılama masraflarının tahsili işi kendisine verilmiş olan kalem şefi (yazı işleri müdürü) veya muavini vazife sebebiyle yerlerinden ayrıldıkları zaman iş sahiplerinin beklememesi için tedbir alırlar, bu tedbirleri reis veya hakimin tasvibine arz ederler." hükmü karşısında zabıt katiplerinin mahkeme hakimince görevlendirilmedikleri sürece harç ve masraf alma yetkisinin bulunmadığı ve bu işler için görevlendirilmediği halde görevi sırasında, dava dosyalarına yatırılmak üzere verilen paraları alarak uhdesinde tutması eyleminin, güveni kötüye kullanma olarak nitelendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanık ... hakkında bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Delillerle, iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafilerin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanık ... hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan verilen beraet hükmünün incelenmesinde ise; Sanık hakkında atılı suç ile ilgili olarak iddianamenin 9 numaralı bendinde yurt dışından ... isimli bir şahıs ile yaptığı telefon konuşmasında "bir mahkeme kararını usulden bozduracağını, bedelininde 1500 Euro olacağını" beyan ederek bu parayı aldığından dolayı ikna suretiyle irtikap suçundan dava açıldığı halde, mahkemece sanığın, mal müdürü olan diğer sanık ... 'ye masraf yatırmasını ve yatırılan masrafların da gereği gibi kullanıldığını söyleyerek para almasından dolayı dava açıldığı kabul edilip, yatırılan bu masrafları mal edinmesinin irtikap suçunu değil güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu gerekçe olarak gösterilmesi suretiyle iddianamede anlatılan eylemler karıştırılarak atılı suçtan beraetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiileri ve katılan vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.