7. Ceza Dairesi 2011/7510 E. , 2012/1915 K. "İçtihat Metni" 4208 sayılı Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine, 2313 Sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakebesi Hakkında Kanunda, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda ve 178 Sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a aykırı davranmak suçundan sanıklar ... ve ... haklarında yapılan yargılama sırasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince kamu davası
**7. Ceza Dairesi 2011/7510 E. , 2012/1915 K.** **"İçtihat Metni"** 4208 sayılı Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine, 2313 Sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakebesi Hakkında Kanunda, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda ve 178 Sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a aykırı davranmak suçundan sanıklar ... ve ... haklarında yapılan yargılama sırasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince kamu davasının durdurulmasına dair Şişli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/07/2010 tarihli ve 2001/231 esas, 2010/827 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/09/2010 tarihli ve 2010/1415 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 03.05.2011 gün ve 24720 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2011 gün ve KYB. 2011-196656 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Şişli 6. Asliye Ceza Mahkemesince, bu davanın ön şartı olan istanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 200/122 esasına kayden görülen uyuşturucu ticareti suçundan yapılan yargılamanın sonucunun beklenmesi amacıyla durma kararı verildiği anlaşılmış ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8-2. cümlesinde, ancak soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verileceğinin düzenlendiği, keza aynı Kanun'un 218/1-2. cümlesinde de, "Ancak, bu sorunla ilgili olarak görevli mahkemede dava açılması veya açılmış davanın sonuçlanması ile ilgili olarak bekletici sorun kararı verebilir." şeklinde bir düzenlemeye yer verildiği nazara alındığında, somut olayda bir başka mahkemede görülen davanın sonucunun beklenmesinin durma kararı verilmesi için yeterli sebep olmadığı, mahkemesince ancak bu sorunun bekletici mesele yapılabileceği, Diğer yandan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 67/1. maddesinde yer alan, "Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur." biçimindeki düzenleme dikkate alındığında, usulüne uygun verilmiş durma kararları ile bekletici mesele yapılan hallerde dava zamanaşımının duracağı anlaşılmakta ise de, somut olayda durma kararı verilmesinin usule aykırı olması nedeniyle zamanaşımının durması hususunda da sorun çıkabileceği cihetle, itirazın bu yönlerden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden , İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 24.09.2010 gün ve 2010/1415 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.