Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/3909 E. , 2024/5487 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/3909 Karar No : 2024/5487 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Edirne ili, Merkez ilçesi, ... Ma…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/3909 E. , 2024/5487 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/3909 Karar No : 2024/5487 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Edirne ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselin (imar uygulaması sonrası ... ada ... parsel) maliki olan davacı tarafından, parseli kapsayan alanda... tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon işlemi yapılmasına dair ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararı ile parselasyon işleminin onaylanarak tescil için Tapu ve Kadastro Müdürlüklerine gönderilmesine dair ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarının, planların kademeli birlikteliği ilkesine ve plan hiyerarşisine uygun olduğu, bir önceki yürürlükteki plan ile revizyon plan arasında bir değişiklik olmadığı, kat yüksekliğinin 3 kattan 4 kata yükseltilmesinin davacının mağduriyetine yol açmadığı parselin güneybatısında yer alan sokağın iki yönlü genişletilmesinin kamu yararı saikiyle ve "... Mahallesi Revizyon İmar Planı Hükümleri" alt başlığının "Temel Amaç ve Hedef" kısmındaki düzenlemeye uygun olduğu, düzenleme sınırının mevzuata uygun belirlendiği ve parselasyonun planının imar planına uygun hazırlandığı, davacıya kendi kök parseli ile aynı yerden imar parselinin tahsis edildiği anlaşıldığından dava konusu Edirne Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı notlarında değişiklik yapılmasında ve alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon işlemi yapılmasına dair ... tarih ve ...sayılı belediye encümeni kararının davacının maliki olduğu ... ada, ... sayılı parsele ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Dava konusu parselin bulunduğu alanda ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararı ile onaylanarak 08.03.2021-06.04.2021 tarihleri arasında askıya çıkarılan parselasyon işlem ve ilan askı süreci içinde itiraz edilmediği, davacı tarafından 11.05.2022 tarihinde parselasyon harcı adı altında ödeme yapıldıktan sonra parselasyon işlemi sonucu oluşan ... ada, ... sayılı parsele ait tapu belgesinin 11.05.2022 tarihinde davacıya teslim edildiği, dava konusu parselasyon işleminin 11.05.2022 tarihinde davacı tarafından açık ve net bir şekilde öğrenildiğinin açık olduğu bu tarihin izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde (parselasyon işlemi ve dayanağı imar planlarına karşı) davanın açılması veyahut 60 günlük dava açma süresi içinde 257... sayılı yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve başvuru tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde davanın açılması gerekmekteyken, bu süreler geçirildikten sonra, dava açma süresini canlandırmayacak şekilde bilgi amaçlı olarak yapılan başvuruların reddi üzerine 02.12.2022 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesi olanağı bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden, Edirne ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselin (imar uygulaması sonrası ... ada ... sayılı parsel) bulunduğu alanda ... tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylandığı, aynı alanda ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon işlemi onaylanarak tescil için Tapu ve Kadastro Müdürlüklüğüne gönderilmesine dair ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararının tesis edildiği, parselasyon işleminin 08.03.2021-06.04.2021 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, 11/05/2022 tarihinde parselasyon harcı adı altında ödeme yapıldıktan sonra imar uygulaması sonucu oluşan ... ada, ... sayılı parsele ait tapu belgesinin 11/05/2022 tarihinde davacıya teslim edildiği, davacı vekili tarafından imar uygulamasına dayanak kararlar ile tebligat vs. bilgilerinin verilmesi istemiyle 06/06/2022 tarihinde Edirne Belediye Başkanlığına yapılan başvurunun talep edilen evrakların 08/03/2021 tarihinde askıya çıktığı ve yapılan başvurunun Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 8. maddesi kapsamında yer almadığından bahisle reddine ilişkin belediye başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin 28/09/2022 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine 08/07/2022 tarihinde Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kuruluna itiraz edildiği, itirazın Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla reddedildiği, itirazın reddine dair Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu kararına karşı 10/11/2022 tarihinde açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusuna dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddine karar verildiği, 07/10/2022 tarihinde parselasyon işlemine ilişkin bilgi ve belge istemiyle Edirne Tapu Müdürlüğüne başvurulduğu, 14/10/2022 tarihinde belediye başkanlığına yapılan başvuru neticesinde ... tarih ve ... sayılı yazı eki ile dava konusu imar uygulamasına ilişkin belediye meclisi ve belediye encümeni kararlarının davacı tarafından 25.11.2022 tarihinde elden teslim edilmesi üzerine anılan kararların iptali istemiyle 02/12/2022 bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: T.C. Anayasasının 125. maddesinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağı hüküm altına alınmış, 257... sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu kurala bağlandıktan sonra, aynı maddenin 2. fıkrasında, Anayasa kuralına paralel şekilde, idari uyuşmazlıklarda dava açma süresinin yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı, aynı kanunun 11. maddesinde ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, otuz gün içinde (İşlem tarihinde yürürlükte bulunan "altmış" ibaresi 08/07/2021 tarih ve 7331 sayılı Kanunun 2. maddesiyle "otuz" olarak değiştirilmiştir.) bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Öte yandan, özel kanun olan 3194 sayılı İmar Kanununun 19. maddesinde; 'İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır. Kesinleşen parselasyon planları tescil edilmek üzere tapu dairesine gönderilir. Bu daireler ilgililerin muvafakatı aranmaksızın, sicilleri planlara göre re'sen tanzim ve tesis ederler...' hükmüne yer verilmiştir. Anılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, parselasyon işlemlerine karşı 257... sayılı yasanın 11. maddesi kapsamında başvuru için, özel bir Kanun olan 3194 sayılı Yasanın 19. maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, parselasyon işlemlerine karşı, bir aylık askı süresi içinde 257... sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması, bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren otuz gün içinde (İşlem tarihinde yürürlükte bulunan "altmış" ibaresi 08/07/2021 tarih ve 7331 sayılı Kanunun 2. maddesiyle "otuz" olarak değiştirilmiştir.) cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden altmış günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen günden itibaren otuz gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde veya itiraz süresi içerisinde başvuruda bulunulmaması durumunda parselasyon işlemleri kesinleşeceğinden kesinleşme tarihinden itibaren altmış gün içerisinde dava açılması gerektiği açıktır. Ancak, genel kural bu yönde olmakla beraber parselasyon işlemi gibi subjektif ve kişisel nitelikte idari işlemlere karşı dava açma süresinin başlaması için ilgililere yazılı bildirim yapılması gerekmektedir. Yazılı bildirim yapılmaması halinde, ilgililerin işlemi ve kime karşı karşı dava açabileceklerini öğrenmeleri üzerine dava açabilecekleri tabidir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yargısal içtihatlarda, imar planları, ilanı gereken genel düzenleyici işlem olarak kabul edilmektedir. İmar planlarına dayalı olarak tesis edilen; parselasyon, yapı ruhsatı verilmesi, yapı ruhsatı iptali ve yıkım gibi işlemlerin ise uygulama imar planlarının uygulanmasına yönelik işlemler olduğunda duraksama bulunmamaktadır. Bu çerçevede, uygulama imar planları doğrultusunda tesis edilen, parselasyon, yapı ruhsatı verilmesi gibi uygulama işlemleri üzerine, altmış günlük dava açma süresi içerisinde uygulama işlemine karşı veya uygulama işlemiyle birlikte ya da ayrıca dayanak imar planına karşı dava açılması da mümkündür. Yine yerleşik Danıştay içtihatlarına göre, genel düzenleyici işlem niteliğinde olan imar planına karşı askıdan itibaren dava açma süresi içerisinde dava açılabilirken, subjektif nitelikteki parselasyon işlemine (ve dava konusu edilmesi halinde bu işlemin dayanağı olan uygulama imar planına) karşı yasal dava açma süresinin işlemeye başlaması için bu işlem, işlem tarihindeki muhatabına usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmelidir ya da muhatabın bu işlemi tüm unsurlarıyla birlikte öğrendiği açık ve net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/06/2021 tarihli, E:2021/154 K:2021/1202 sayılı; 28/04/2022 tarihli, E:2022/258, K:2022/1668 sayılı; 28/04/2022 tarihli, E:2022/47, K:2022/1665 sayılı; 28/04/2022 tarihli, E:2022/412, K:2022/1664 sayılı kararları da bu yöndedir. Parselasyon işlemi yönünden; Uyuşmazlıkta, subjektif işlem özelliği taşıyan parselasyon işleminin kesinleşmiş halinin davacıya tebliğ edilmesi ya da bu işlemin davacı tarafından açık ve net bir şekilde öğrenildiğinin ortaya konulması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre parselasyon planının ilçe belediye encümenince kabul edildikten ve büyükşehir belediye encümenince onaylandıktan sonra yürürlüğe gireceği ve bir ay süreyle ilan edildikten sonra da kesinleşeceği açık olup bu süre içinde yapılan itirazların tamamının ya da bir kısmının kabul edilmesi halinde parselasyon planı yeniden bu süreci takip edip ilan edilerek kesinleştirilmeli ve buna göre de dava açma süresi son kez askı ilanı yapılan parselasyona göre belirlenmelidir. Bir diğer ifade ile parselasyon planlarına ilişkin itirazların değerlendirilerek kısmen ya da tamamen kabul edilmesi durumunda parselasyonun kesinleşmesi söz konusu olmayacağından, yapım süreci devam eden parselasyon planı kapsamında bulunan taşınmaz malikleri parselasyonun kesinleşmiş haline karşı mevzuatta öngörülen dava açma süresi içerisinde dava açabilecektir. Somut olayda, subjektif işlem özelliği taşıyan parselasyon işleminin davacıya tebliğ edilmesi ya da bu işlemin davacı tarafından açık ve net bir şekilde öğrenildiğinin ortaya konulması gerekmekte olup askı işleminden önce parselasyon işleminin tebliğ edildiği ya da başka bir şekilde parselasyon işlemini öğrendiği tespit edilemeyen davacı tarafından askı süresi içerisinde de itirazda bulunulmadığından dava açma süresinin askı ilanına göre belirlenmesi mümkün değildir. Başka bir ifadeyle, 3194 sayılı Yasanın 19. maddesi uyarınca askı süresinin tamamlanmasıyla kesinleşen parselasyon işlemine karşı askı süresi içerisinde ya da kesinleşmeden sonraki dava açma süresi içinde itiraz edilmediğinden, davacının parselasyon işleminin tüm unsurlarından hangi tarihte muttali olduğunun açıkça belirlenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, her ne kadar 08.03.2021-06.04.2021 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edilmiş olsa da bireysel işlem niteliğinde olan parselasyon işleminin davacıya tebliğ edilmediği anlaşıldığından, dava açma süresinin tespit edilebilmesi için davacının bu işlemi tüm unsurlarıyla birlikte öğrendiği açık ve net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Dosyada içeriğinden, davacı tarafından 11.05.2022 tarihinde parselasyon harcı adı altında ödeme yapıldıktan sonra imar uygulaması sonucu oluşan ... ada, ... sayılı parsele ait tapu belgesinin 11/05/2022 tarihinde davacıya teslim edilmesi üzerine davacının sadece taşınmazının hisseli hale geldiğini ve değiştiği öğrendiği, bu nedenle yapılan işlemi tüm unsurları ile öğrenebilmek adına işleme dayanak oluşturan bilgi ve belge talebiyle yaptığı başvuruların reddedilmesi üzerine Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kuruluna başvurduğu, Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kuruluna yaptığı itirazın da reddedilmesi üzerine bu işleme karşı yargı yoluna başvurduğu ve Mahkemece işlemin iptali yönünde verilen kararın istinaf aşamasında kesinleştiği görülmüştür. Uyuşmazlıkta, parselasyon işleminin davacıya tebliğ edilmediği, ayrıca davacı tarafından parselasyon işleminin tüm unsurlarından daha önceden haberdar olduğunu kanıtlar nitelikte herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı ve davacının maliki olduğu taşınmaz üzerinde yapılan işlemleri kendi imkanlarıyla öğrenebilmek adına pek çok kez başvuruda bulunduğu anlaşıldığından, davacı tarafından, en son 14/10/2022 tarihinde Edirne Belediye Başkanlığına parselasyon işlemine dayanak kararların verilmesi istemiyle yapılan başvuru neticesinde, ... tarih ve ... sayılı yazı eki ile dava konusu işleme ilişkin belediye meclisi ve belediye encümeni kararlarının davacı vekilince 25/11/2022 tarihinde elden teslim alınması üzerine parselasyon işleminin tüm unsurlarıyla birlikte öğrenildiğinin kabulü gerekmektedir. Buna göre, parselasyon işleminin tüm unsurlarıyla birlikte öğrenildiği tarih olan 25/11/2022 tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde, 12/12/2022 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı plan notlarında değişiklik yapılmasına dair işlem yönünden; Edirne ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselin (imar uygulaması sonrası ... ada 39 sayılı parsel) bulunduğu alanda ... tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı onaylanarak yürürlüğe girmiş dava konusu parselasyon işleminin onaylanması üzerine 12/12/2022 tarihinde parselasyon işlemi ile birlikte imar planlarına karşı da bakılan dava açılmıştır. Düzenleyici işlem niteliğinde olan imar planlarına karşı, askı sürelerine göre dava açma süreleri geçirildikten sonra bu planların uygulama işlemi niteliğindeki parselasyon işlemine karşı süresinde dava açılmak kaydıyla dava açılabilmesi mümkün olup yukarıda açıklandığı üzere davacının parselasyon işlemine karşı açtığı davada süre aşımı bulunmadığından 2577 sayılı Yasanın 7. maddesinin 4. fıkrasında belirtildiği şekliyle parselasyon işleminin dayanağı dava konusu imar planları bakımından da davanın süresinde açıldığının kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, davanın esastan reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun süre aşımı gerekçesiyle reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamakta olup işin esasına girilerek uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 257... sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun değişik gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/10/2024 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X): Temyize konu edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen bozma nedenleri bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.