1. Hukuk Dairesi 2011/14271 E. , 2012/3603 K. MAHKEMESİ : ARDAHAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/06/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu .. ada .., .. ve .. parsel sayılı taşınmazlarına komşu aynı ada 50 ve 51 sayılı parsellerin maliki davalının taşkın bina yapmak, binasına imar mevzuatına aykırı olarak pencere açmak, çatısını taşkın ve kendi çatısına kar ve yağmur suları zarar verecek şekilde yön vermek suretiyle müdahale ettiğini ayrıca…
**1. Hukuk Dairesi 2011/14271 E. , 2012/3603 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ARDAHAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/06/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu .. ada .., .. ve .. parsel sayılı taşınmazlarına komşu aynı ada 50 ve 51 sayılı parsellerin maliki davalının taşkın bina yapmak, binasına imar mevzuatına aykırı olarak pencere açmak, çatısını taşkın ve kendi çatısına kar ve yağmur suları zarar verecek şekilde yön vermek suretiyle müdahale ettiğini ayrıca kendi taşınmazlarına yapmak istediği inşaatı da engelleyip çekişme yarattığını ileri sürerek, yıkım ile çatı eğiminin düzeltilmesi ve pencerelerin kapatılması isteklerinde bulunmuştur. Davalı, davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece, “davanın kabulüne, davalıya ait 51 sayılı parseldeki yapının davacıya ait 56 parsel sayılı taşınmaza taşkın 1.51 m²'lik bölümünün yıkımına, çatıya ilişkin yıkım ve pencerelerin kapatılması hususunda karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği değerden ve pul yokluğundan reddedildi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, yıkım ile çatı eğiminin düzeltilmesi ve pencerelerin kapatılması isteklerine ilişkindir. Mahkemece; “davanın kabulüne, davalıya ait 51 sayılı parseldeki yapının davacıya ait 56 parsel sayılı taşınmaza taşkın 1.51 m2lik bölümünün yıkımına, çatıya ilişkin yıkım ve pencerelerin kapatılması hususunda karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu .. ada .. ve .. parsel sayılı taşınmazların kayden davacıya ait olduğu, komşu aynı ada 50 ve 51 sayılı parsellerin ise davalı adına kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır.Davacı, kayden maliki olduğu .. ada 55, .. ve..parsel sayılı taşınmazlarına davalının taşkın bina yapmak, binasına imar mevzuatına aykırı olarak pencere açmak, çatısını taşkın ve de çatısına kar ve yağmur suları zarar verecek şekilde yön vermek suretiyle müdahale ettiğini, kendisinin inşa etmek istediği inşaatı da engelleyerek çekişme yarattığını ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır.Bilindiği üzere; çaplı taşınmaza elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle çap kaydının ya da kayıtlarının getirtilerek tarafların tüm delilleri toplanılmalı, dosya keşfe hazır hale geldikten sonra yapılacak uygulamada çekişmeli yer ile yanların ellerinde bulunan kısımların sınırları tarafların ortak beyanlarına göre açıklığa kavuşturulmalı, gerektiğinde bu yön taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmalıdır. Daha sonra belirlenen bu durum gözönünde tutularak hazır bulundurulan kadastro fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilere kadastro sırasında konan nirengi noktalarından, bunlar yoksa hem paftada hem arazide mevcut sabit noktalardan yararlanılarak takeometrik aletlerle kadastral yöntemlere uygun biçimde ölçüm yaptırılmalı; bilirkişilerden uygulamayı yansıtan, infazı sağlamaya yeterli ve özellikle davacı tarafın taşınmazına bir tecavüzün bulunup bulunmadığını varsa miktarını açıkça gösteren kroki ve rapor alınmalıdır. Somut olayda; mahkemece yapılan uygulama sonucu düzenlenen bilirkişilerin rapor ve ek raporlarının hükme yeterli olduğu söylenemez.Hal böyle olunca; yukarıda değinilen ilkeler gözetilmek suretiyle yerinde 3 kişilik fen bilirkişi heyeti aracılığıyla takeometrik aletlerle kadastral yöntemlere uygun olarak ölçüm yapılması, taşkınlığın tecvizi hata sınırları içerisinde kalıp kalmadığını da açıklar şekilde uygulamayı yansıtan, hükme yeterli ve elverişli rapor alınması, toplanan ve toplanacak olan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.