T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1723 Esas KARAR NO: 2026/149 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 06/11/2025 NUMARASI: 2025/790 Esas DAVANIN KONUSU: ALACAK KARAR TARİHİ: 29/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, personel …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1723 Esas KARAR NO: 2026/149 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 06/11/2025 NUMARASI: 2025/790 Esas DAVANIN KONUSU: ALACAK KARAR TARİHİ: 29/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, personel ve öğrenci taşımacılığı ile iştigal eden bir firma olduğunu, davalı ile aralarında .../08/2024 tarihli okul servis hizmet sözleşmesi imzalandığını, müvekkili tarafından hizmetin verilmesine rağmen bu amaçla düzenlenen faturaların ödenmediğini, söz konusu sözleşme 01/08/2024-30/06/2027 tarihleri arasında geçerli olacakken davalı tarafından bildirim sürelerine uyulmaksızın sözleşmenin haksız bir şekilde tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkil bu sırada bütün taşıma organizasyonlarını tamamlamışken sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi sebebiyle mahrum kalınan kârı talep etme zorunluluğunun doğduğunu, davalının kanuna ve yönetmeliğe aykırı bir şekilde müvekkilinden tahsilat yapmaya çalıştığını belirterek fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile, fatura ve cari hesaptan kaynaklı alacaklar için HMK md. 109 gereği şimdilik 10.000,00 TL, mahrum kalınan kârdan kaynaklı HMK md. 107 gereği şimdilik 5.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL'nin davalıdan ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline ve ayrıca taleplerinin teminat altına alınması amacıyla davalının araç, taşınmaz ve tüm malvarlıklarına ilişkin olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında yapılan 01/08/2024 tarihli okul servis hizmet sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenlerin (servis hizmetine ilişkin gelen şikayetler ve tüm sorunlar) davacıya bildirilmesi ile karşılıklı olarak sona erdirildiğini, bu sebeple davacının feshin geçersizliğine dair soyut ve mesnetsiz beyanlarının kabul edilebilir olmadığını ve müvekkilinden bir alacak hakkının bulunmadığını, öğrenci velilerinden gelen onlarca şikayet kaydı davacıya bildirilmesine rağmen bir düzelme olmadığını, işbu ayıplı servis hizmeti neticesinde birçok velinin şikayet formu ile öğrencinin bu sebeple kaydını alacağını söylediğini ve nitekim yeni dönemde birçok öğrenci kaybının yaşandığını, davacının servis personeli tarafından hizmetin ifası sırasında trafik kurallarına aykırı davranışlar sergilemesi sebebiyle müvekkilinin okullarının yalnızca mevcut öğrenci ve velileri değil potansiyel öğrenci kayıtlarından da mahrum kaldığını, müvekkilinin, davacıdan olan alacaklarına ilişkin İstanbul .... ... Dairesinin ... Esas sayılı ... takibinin derdest olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesi 06/11/2025 tarihli ara kararı ile; dosyada dava konusu alacağın varlığını yaklaşık ispata dayanan tutanak ve fatura dışında hiçbir kaydın bulunmadığı, tutanağın karşı yan yada temsilcisi tarafından imzalanmadığı, kaçak kullanım olduğuna yönelik fotoğraf yada görüntünün de bulunmadığı, bu haliyle alacağın yargılamayı gerektirdiği gibi yaklaşık ispat koşulunun varlığına da kanaat oluşturacak bir durumun bulunmadığı ve İİK'nun 257. maddesi gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gerekçelerine istinaden ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Ara karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; alacağın varlığının faturalar ile sabit olduğunu, vade tarihi fatura tarihinden itibaren 10. günde dolduğundan 2 fatura alacağı da muaccel hale geldiğinden ihtiyati haczin tüm şartlarının sağlandığını, müvekkilinin dava konusu taleplerinin teminat altına alınması ve hak kaybına uğramasının önlenmesi için ihtiyati haciz taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, yaklaşık ispat koşulunun taraflarınca yerine getirildiğini belirterek ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, fatura ve cari hesap alacağı ile sözleşmenin haksız olarak feshedildiğine dayalı mahrum kalınan kârın faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir. Derdest dava kapsamında ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafından buna yönelik ara karar istinaf edilerek ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik ara kararın kaldırılması ile ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılmıştır. 2004 sayılı İİK'nun 257 ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir. İhtiyati haciz şartlarına 257. maddede, 258. maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir. ... ve İflas Kanunun 258. maddesinin 2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." düzenlemesi yer almaktadır. Kanun, senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 01/08/2024 tarihli 30/06/2027 tarihine kadar geçerli okul servis hizmet sözleşmesinin süresinden önce davalı tarafından feshedildiği hususu iki tarafın da kabulündedir. Davacı, feshin haksız olduğunu ileri sürerek fatura ve cari hesap alacağı ile mahrum kalınan kârının tahsilini talep etmiş olup davalı ise, feshin haklı olduğunu ve davacının bir alacağının bulunmadığını savunmaktadır. Davacı istinafında, alacağın varlığının faturalar ile sabit olduğunu ve 2 fatura alacağının vade tarihine göre muaccel olduğunu belirterek ihtiyati haciz şartlarının sağlandığını belirtmiş ise de, bahsi geçen 2 faturaya dosya kapsamında rastlanmadığı gibi ayrıca salt fatura düzenlenmesi de iddia edildiği gibi alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiğini göstermez. Yargılamanın bulunduğu aşama ve mevcut deliler itibariyle davacının fatura alacağı yönünden yaklaşık ispat koşulu sağlanamamıştır. Her ne kadar ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kanunda, alacağın yargılamayı gerektirmesi şeklinde bir koşul öngörülmemiş ise de, mahkemenin, ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik kararı sonuç itibariyle isabetli olduğundan davacının istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/.. Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen ../11/2025 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.29/01/2026