Başvuru, kamu görevinden çıkarılan hukukçunun baro staj listesine yazılmasına ilişkin verilen kararın mahkemece iptal edilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının, meslekten çıkarma kararının yargı denetimi dışında bırakılması nedeniyle adil yargılanma hakkının, meslekten çıkarılma sonucu maaş ve emeklilik haklarından yoksun bırakılma nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, kamu görevinden çıkarılan hukukçunun baro staj listesine yazılmasına ilişkin verilen kararın mahkemece iptal edilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının, meslekten çıkarma kararının yargı denetimi dışında bırakılması nedeniyle adil yargılanma hakkının, meslekten çıkarılma sonucu maaş ve emeklilik haklarından yoksun bırakılma nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 11/6/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: 15 Temmuz darbe teşebbüsünün gerçekleştiği tarihte Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan başvurucunun, Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Kurulunun 31/8/2016 tarihli kararıyla, millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) ile aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu değerlendirilerek meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Söz konusu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi de aynı Makam tarafından reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir. Kamu görevinden çıkarılmasının ardından başvurucu, baro levhasına/staj listesine yazılma talebiyle Kütahya Barosuna (Baro) başvurmuştur. Başvurucunun talebi, 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (667 sayılı OHAL KHK'sı) gereğince başvurucunun bir daha kamu hizmeti yapamayacağı gerekçesiyle Baro Yönetim Kurulunun 6/1/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucu, avukatlığa engel bir hâlinin bulunmadığını ileri sürerek anılan ret işlemine karşı Türkiye Barolar Birliğine (TBB) itiraz etmiş ve Baro Yönetim Kurulunca verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. TBB Yönetim Kurulu, başvurucu hakkında ceza soruşturması veya kovuşturmasının bulunmadığını, avukatlığın kamu görevi olmadığını ve baro levhasına yazılmanın istihdam olarak nitelendirilemeyeceğini, başvurucunun ruhsatname verilmesi için gerekli şartları sağlamadığını ancak avukatlık stajını yapması hâlinde ruhsatname alabileceğini belirterek 17/2/2017 tarihinde itirazın kabulüne, Baro Yönetim Kurulunun ret kararının kaldırılmasına ve staj listesine yazılma talebi hakkında karar verilmek üzere dosyanın Baro Başkanlığına gönderilmesine karar vermiştir. TBB tarafından verilen karar, Bakanlık tarafından yerinde görülmeyerek bir daha görüşülmek üzere 14/4/2017 tarihinde TBB'ye geri gönderilmiştir. Geri gönderme kararının gerekçesinde; kamu görevinden çıkarılan başvurucunun kamu hizmeti niteliğindeki avukatlık mesleğini icra etmesi mümkün olmadığından staj listesine yazılmasına da olanak bulunmadığı ileri sürülmüştür. TBB Yönetim Kurulu, 4/5/2017 tarihli kararıyla, önceki kararında ısrar etmiştir. Israr kararının gerekçesinde; başvurucu hakkında ceza soruşturması veya kovuşturmasının bulunmadığı, avukatlığın kamu görevi olmadığı, serbest avukatlık yapmanın istihdam olarak nitelendirilemeyeceği, başvurucunun staj listesine yazılarak avukatlık stajı yapmasına engel bir halin bulunmadığı ifade edilmiştir. Bakanlık, başvurucunun avukatlık stajına başlamasına olanak tanıyan TBB Yönetim Kurulu kararına karşı 26/5/2017 tarihinde Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davası açmıştır. Başvurucu, Mahkemeye sunduğu dilekçe ile davalı TBB yanında davaya müdahale talebinde bulunmuştur. Mahkeme, 10/1/2018 tarihli kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Kararın gerekçesinde avukatlık mesleğinin kamu hizmeti niteliğinde olduğu ve avukatların işlevsel anlamda kamu görevi ifa ettiği, 667 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden çıkartılanların bir daha kamu hizmetinde doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemeyeceği belirtilmiştir. TBB ve başvurucu, söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge İdare Mahkemesi, 26/4/2018 tarihli kararıyla başvurunun kesin olarak reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı belirtilmiştir. Nihai karar 7/6/2018 tarihinde öğrenilmiştir. Başvurucu, 11/6/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk (ulusal mevzuat, Anayasa Mahkemesince ve idari yargı mercilerince verilen yargı kararları, uluslararası düzenlemeler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları) için bkz. Tamer Mahmutoğlu [GK], B. No: 2017/38953, 23/7/2020, §§ 37-