(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/4849 E. , 2007/6073 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.1.2006 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali tescil veya muhtesatın beyanlar hanesine yazılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikt…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/4849 E. , 2007/6073 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.1.2006 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali tescil veya muhtesatın beyanlar hanesine yazılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, temliken tescil bu istem kabul edilmediği takdirde taşınmaz üzerindeki ağaçların beyan sütununda gösterilmesi üzerine ilişkindir. Davacı 4316 parsel sayılı davalıya ait taşınmaz üzerindeki 350 adet zeytin ağacının 1950 yılında babası tarafından imar ihya edilerek dikildiğini daha sonra hazineye ait olan bu taşınmazın davalıya satıldığını ileri sürerek temliken tescil isteğinde bulunmuş bu istemin kabul edilmez ise ağaçların kendisine ait olduğunun yazılmasını talep etmiştir. Davalı davanın reddini savunmuş mahkemece temliken tescil isteğinin reddi ile 193 adet zeytin ağaçının davacıya ait olduğunun tapuya şerh düşülmesi şeklinde hüküm kurulmuş hükmü davalı temyiz etmiştir. Bilindiği gibi, Tapu Sicil Tüzüğünün 60. maddesi hükmünce kütüğün beyanlar sütununa ancak mevzuatın yazılmasını öngördüğü hususlar yer alabilir. 3402 sayılı kanunun 19.maddeside anılan tüzük hükmü kapsamındaki düzenlenmelerden biridir. Anılan madde hükmüne göre, bir taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat olarak adlandırılan yapı ve ağaçların kadastro tespiti ve tahdit çalışmaları sırasında hak sahipleri adına beyanlar sütununda gösterilir. Uygulamada "muhdesat şerhi " olarak bilinen bu tür işlemlerle genellikle hak sahibi kişinin durumunun 3.kişilere duyrulması veya bildirilmesi amaçlanır. Eldeki davada davacı miras bırakanı babasının dikip yetiştirdiği ağaçların kendisine ait olduğunu ileri sürerek beyanlar hanesine ağaçların kendisine ait olduğunun yazılmasını istemektedir. Öncelikle, muhdesatın kayıtta gösterilebilmesi için ya zemin kayıt malikinin onayının olması veya az yukarıda değinildiği gibi 3402 sayılı Kanunun 19.maddesinin uygulanma olanağının bulunması gereklidir. Davalı ağaçların beyanlar sütununda gösterilmesine ilişkin istemine karşı çıkmaktadır. Olayda anılan 19.madde hükmünün yine aynı yasanın 33/3. maddesi kapsamında yer alan Kadastro Kanununun uygulandığı yerler dışında uygulanması olanağı bulunan hükümleri içinde 19.madde gösterilmediğinden uygulanması olanağı yoktur. Hal böyle olunca da davacının beyanlar hanesine ağaçların kendisine ait olduğuna dair kayıt düşülmesine ilişkin isteminin hüküm altına alınması söz konusu olamıyacağından davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken zeytin ağaçlarının davacıya ait olduğunun tapuya şerh düşülmesi şeklinde hüküm kurulması doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.