TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ALİ TETİK BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2019/3214) Karar Tarihi: 6/10/2022 Başvuru Numaras ı: 2019/3214 Karar Tarihi : 6/10/2022 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYELYusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucu : Ali TETİK Vekili : Av. Şenol KUŞÇU I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, aleyhe ba şlatılan icra takibi sürecinde ödenen paran ın ödemenin haks ız olduğunun anla şı
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ALİ TETİK BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2019/3214) Karar Tarihi: 6/10/2022 Başvuru Numaras ı: 2019/3214 Karar Tarihi : 6/10/2022 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYELYusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucu : Ali TETİK Vekili : Av. Şenol KUŞÇU I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, aleyhe ba şlatılan icra takibi sürecinde ödenen paran ın ödemenin haks ız olduğunun anla şılmas ından sonra faizsiz olarak iade edilmesi nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 29/1/2019 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ında n yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 8. Başvurucu 1944 do ğumlu olup Ayd ın'da ikamet etmektedir. Başvuru Numaras ı: 2019/3214 Karar Tarihi : 6/10/2022 3A. Olay ın Arka Plan ı 9. S. De ğirmencilik Ticaret Anonim Şirketi (Şirket) 16.516.100.000 (eski) TL alacağın tahsili için Söke İcra Dairesi Müdürlü ğünde (İcra Dairesi) 2002 y ılında başvurucu aleyhine ilams ız icra takibi ba şlatm ıştır. İcra Dairesi, söz konusu alaca ğın faiziyle birlikte tahsili için ba şvurucu ad ına ödeme emri düzenlemi ştir. 10.Şirket taraf ından 18/12/2002 tarihinde Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Hukuk Mahkemesi) müracaat edilerek ba şvurucunun mal varl ığı üzerine ihtiyati haciz uygulanmas ı talep edilmi ştir. Asliye Hukuk Mahkemesi 18/12/2002 tarihli kararla talebi kabul ederek 16.516.100.000 TL borcun ödenmesine yetecek kadar gayrimenkulün ihtiyaten haczedilmesine karar vermi ştir. 11. Başvurucunun 19/12/2002 tarihli dilekçeyle, borcunun bulunmad ığını iddia ederek borca itiraz etmesi üzerine İcra Dairesindeki takip durmu ştur. 12.İcra takibinin durmas ı üzerine Şirket, Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde başvurucu aleyhine 7/1/2003 tarihinde itiraz ın iptali davas ı açm ıştır. Şirket, başvurucuya 600 çuval un satt ığını ancak ba şvurucunun emtian ın bedelini ödemedi ğini ileri sürerek itiraz ın iptal edilmesini talep etmi ştir. Başvurucu ise Şirkete borcunun bulunmad ığını savunmu ştur. 13. Bu arada ba şvurucu, gayrimenkullerine uygulanan ihtiyati haczin kald ırılmas ını temin etmek için ihtiyati hacze konu borç ile vekâlet ücreti toplam ından olu şan 16.599.000.000 TL'yi İcra Dairesi arac ılığıyla 2/5/2003 tarihinde Şirkete ödemi ştir. Başvurucunun müracaat ı üzerine Söke İcra Tetkik Hâkimli ğinin 5/5/2003 tarihli karar ıyla ihtiyati haciz kald ırılm ıştır. 14. Asliye Hukuk Mahkemesi 5/4/2011 tarihinde itiraz ın iptali davas ını reddetmiştir. Karar ın gerekçesinde, borcun varl ığının kan ıtlanamad ığı belirtilmi ştir. Bu kara r Yarg ıtay 19. Hukuk Dairesinin (Daire) 9/10/2013 tarihli karar ıyla onanm ıştır. Karar düzeltme istemi de 2/4/2014 tarihinde reddedilmi ştir. 15. Başvurucu 18/6/2014 tarihinde İcra Dairesine müracaat ederek 16.599 (yeni) TL'nin yasal faiziyle birlikte iadesi talebinde bulunmu ştur. İcra Dairesi 19/6/2014 tarihinde Şirkete muht ıra göndererek 16.599 TL'yi İcra Dairesinin hesab ına yat ırmas ını ihtar etmi ştir. 16.Şirketin yat ırdığı 16.599 TL 24/6/2014 tarihinde ba şvurucuya ödenmi ştir. 17. Başvurucu, İcra Dairesine müracaat ederek yasal faizin tahsili için de Şirkete muht ıra gönderilmesini talep etmi ştir. Ancak bu talep İcra Dairesince reddedilmi ştir. Başvurucu, İcra Dairesinin faiz talebinin reddine ili şkin karar ına karşı 26/6/2014 tarihinde Söke İcra Hukuk Mahkemesinde ( İcra Hukuk Mahkemesi) şikâyet yoluna müracaat etmi ştir. Başvurucu 2/5/2003 tarihinde haks ız olarak ödendi ği sabit hâle gelen 16.599 TL'nin 24/6/2014 tarihinde faizsiz olarak ödenmi ş olmas ının hukuka ayk ırı olduğunu iddia etmi ştir. 18.İcra Hukuk Mahkemesi 3/7/2014 tarihinde şikâyeti reddetmi ştir. Karar ın gerekçesinde 9/6/1932 tarihli ve 2004 say ılı İcra ve İflas Kanunu'nun 361. maddesinden söz ederek temerrütün muht ıran ın alacakl ıya tebliğ edildiği tarih itibar ıyla gerçekleştiğini, dolay ısıyla muht ıran ın tebliğ tarihi itibar ıyla faiz istenebilece ğini belirtmiştir. Muht ıran ın tebliğ tarihinden önceki döneme ilişkin olarak faiz istenemeyece ğinden İcra Dairesi karar ının hukuka uygun olduğunu açıklam ıştır. An ılan karar Yarg ıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Başvuru Numaras ı: 2019/3214 Karar Tarihi : 6/10/2022 4B.Tazminat Davas ına İlişkin Süreç 19.Başvurucu 16.599 TL'ye 2/5/2003-24/6/2014 döneminde i şleyecek faizin tazmini istemiyle 17/7/2014 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde Şirket aleyhine dava açm ıştır. Başvurucu, Şirketin 16.599 TL'yi on yıldan fazla bir süre ticari faaliyette haks ız olarak kulland ığını, bu haks ız kullan ım için ticari faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 20.Daval ı Şirket savunmas ında, temerrüte düşülmeden önceki dönem için faiz istenemeyece ğini iddia etmiştir. 21.Asliye Hukuk Mahkemesi 18/2/2015 tarihinde davay ı reddetmiştir. Karar ın gerekçesinde, gecikme faizinin ödenebilmesi için Şirketin temerrüte düşmesi gerektiğini, temerrütün muht ıran ın tebliği tarihinde söz konusu olacağını belirtmiş; muht ıran ın tebliği tarihinden önceki dönem için faiz işletilmesinin mümkün olmad ığını açıklam ıştır. 22.Başvurucu, bu karara karşı temyiz yoluna müracaat etmiştir. Temyi z dilekçesinde Şirketin kötü niyetli olarak başlatt ığı icra takibi sürecinde haks ız olarak tahsil ettiği tutar ı on yıldan fazla bir süre kulland ıktan sonra faizsiz olarak iade etmesinin hakkaniyete uygun olmad ığını belirtmiştir. Daire 20/6/2016 tarihinde karar ı onam ıştır. Karar düzeltme istemi 22/11/2018 tarihinde reddedilmi ştir. IV.İLGİLİ HUKUK 23. 11/1/2011 tarihli ve 6098 say ılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77. maddesi şöyledir: "Hakl ı bir sebep olmaks ızın, bir ba şkas ının malvarl ığından veya eme ğinden zenginleşen, bu zenginle şmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginle şmenin geçerli olmayan veya gerçekle şmemiş ya da sona ermi ş bir sebebe dayanmas ı durumunda do ğmuş olur." 24. 6098 say ılı Kanun'un 78. maddesinin birinci ve üçüncü f ıkralar ı şöyledir: "Borçlanmad ığı edimi kendi iste ğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdi ğini ispat ederse geri isteyebilir." "Borç olmad ığı hâlde ödenmi ş olan edimin geri istenmesine ili şkin diğer kanun hükümleri sakl ıdır." 25. 2004 say ılı Kanun'un 361. maddesi şöyledir: "İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacakl ıya verildi ği yahut yanl ışlıkla bir tarafa para tediye olundu ğu hesap neticesinde anla şılırsa verilen para ayr ıca hükme hacet kalmaks ızın o kimseden geri al ınır." V.İNCELEME VE GEREKÇE 26. Anayasa Mahkemesinin 6/10/2022 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: Başvuru Numaras ı: 2019/3214 Karar Tarihi : 6/10/2022 5A. Başvurucunun İddialar ı 27. Başvurucu, mal varl ığından haks ız yere al ınan paran ın on y ıldan fazla bir süre kullan ılmas ından sonra nemaland ırılmadan iade edilmesinin mülkiyet hakk ını ihlal etti ğini ileri sürmü ştür. Başvurucu ayr ıca Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nin 6. maddesi ile Anayasa'n ın 36. maddesine yer vererek söz konusu kurallarda yarg ılamalar ın makul içinde sonuçland ırılmas ı yükümlülü ğünün hükme ba ğland ığını hat ırlatm ış ve Şirket taraf ından açılan itiraz ın iptali davas ının on y ıl sürmesi nedeniyle paran ın kullan ımından uzun süre mahrum kald ığından şikâyet etmi ştir. Başvurucu, paray ı kullanamamaktan dolay ı maruz kald ığı zarar ının tazmin edilmemesi sebebiyle adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini iddia etmiştir. B. Değerlendirme 28. Anayasa'n ın "Mülkiyet hakk ı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir: "Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yarar ı amac ıyla, kanunla s ınırlanabilir. Mülkiyet hakk ının kullan ılmas ı toplum yarar ına ayk ırı olamaz." 29. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucu, adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildiğinden de şikâyet etmekteyse de ba şvurucunun as ıl şikâyeti Şirkete haks ız yere ödedi ği paran ın nemaland ırılmadan iade edilmesi oldu ğundan tüm iddialar ın mülkiyet hakk ı kapsam ında incelenmesinin uygun olaca ğı değerlendirilmi ştir. 30. Öte yandan ba şvurucu, yarg ılaman ın makul sürede sonuçland ırılmas ından şikâyet etmi ş ise de uzun sürmesinden yak ındığı yarg ılaman ın eldeki bireysel ba şvuruya konu yarg ılama değil Şirket taraf ından aç ılan itiraz ın iptali davas ına ilişkin yarg ılama oldu ğu anlaşılmaktad ır. Ayr ıca başvurucunun makul sürede yarg ılanma hakk ını ayr ı bir şikâyet olarak de ğil, paran ın kullan ımından mahrum kalmas ı suretiyle u ğrad ığı mağduriyetin sebebi olarak ba şvuru formunda i şlediği görülmektedir. Dolay ısıyla makul sürede yarg ılanma hakk ı yönünden bir inceleme yap ılmas ına gerek olmad ığı kanaatine var ılmaktad ır. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 31. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden32. Somut olayda iki özel hukuk ki şisi aras ındaki bir uyu şmazl ık söz konusu olduğundan mülkiyet hakk ına ilişkin incelemenin pozitif yükümlülükler kapsam ında yap ılmas ı gerekmektedir. Başvuru Numaras ı: 2019/3214 Karar Tarihi : 6/10/2022 6a. Mülkün Varl ığı 33. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğinden şikâyet eden bir kimse, önce böyle bir hakk ının var oldu ğunu kan ıtlamak zorundad ır (Mustafa Ate şoğlu ve diğerleri, B. No: 2013/1178, 5/11/2015, 49-54). Bu nedenle öncelikle ba şvurucular ın Anayasa'n ın 35. maddesi uyar ınca korunmay ı gerektiren mülkiyete ili şkin bir menfaati olup olmad ığı noktas ındaki hukuki durumunun de ğerlendirilmesi gerekir ( Cemile Ünlü, B. No: 2013/382, 16/4/2013, 26; İhsan Vurucuo ğlu, B. No: 2013/539, 16/5/2013, 31). Anayasa'n ın 35. maddesiyle güvenceye ba ğlanan mülkiyet hakk ı, ekonomik de ğer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varl ığı hakk ını kapsamaktad ır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, 20). Ba şvurucu taraf ından Şirkete ödenen 16.599 TL'nin başvurucu yönünden mülk teşkil ettiği açıktır. b. Genel İlkeler 34. Mülkiyet hakk ının korunmas ının devlete birtak ım pozitif yükümlülükle r yüklediği hususu Anayasa'n ın 35. maddesinin lafz ında aç ık bir biçimde düzenlenmemi ş ise de bu güvencenin sadece devlete atfedilebilen müdahalelere yönelik s ınırlamalar getirdi ği, bireyi üçüncü ki şilerin müdahalelerine kar şı korumas ız b ırakt ığı düşünülemez. Poziti f yükümlülüklerin ortaya ç ıkmas ının nedeni gerçek anlamda koruma sağlanmas ıdır. Buna göre anılan maddede bir temel hak olarak güvence alt ına al ınm ış olan mülkiyet hakk ının gerçekten ve etkili bir şekilde korunabilmesi yaln ızca devletin müdahaleden kaç ınmas ına bağlı değildir. Gerçek anlamda koruma sa ğlanmas ı için devletin negatif yükümlülükleri d ışında poziti f yükümlülüklerinin de olmas ı gerekir. Dolay ısıyla Anayasa'n ın 5. ve 35. maddeleri uyar ınca devletin mülkiyet hakk ının korunmas ına ilişkin pozitif yükümlülükleri bulunmaktad ır. Bu bağlamda söz konusu pozitif yükümlülükler, kimi durumlarda özel ki şiler aras ındaki uyuşmazl ıklar da dâhil olmak üzere mülkiyet hakk ının korunmas ı için belirli tedbirlerin alınmas ını gerektirmektedir ( Türkiye Emekliler Derne ği, B. No: 2012/1035, 17/7/2014, 34-38; Eyyüp Boynukara , B. No: 2013/7842, 17/2/2016, 39-41; Osmanoğlu İnşaat Eğitim Gıda Temizlik Hizmetleri Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limitet Şirketi , B. No: 2014/8649, 15/2/2017, 43). 35. Devletin pozitif yükümlülükleri, mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalelere kar şı usule ilişkin güvenceleri sunan yarg ısal yollar ı da içeren etkili hukuksal bir çerçeve oluşturma, olu şturulan bu hukuksal çerçeve kapsam ında yarg ısal ve idari makamlar ın bireylerin özel ki şilerle olan uyu şmazl ıklar ında etkili ve adil bir karar vermesini temin etmek sorumluluklar ını da içermektedir ( Selahattin Turan , B. No: 2014/11410, 22/6/2017, 41). 36. Özel ki şiler aras ındaki uyu şmazl ıklarda olayda taraflar ın birbirleriyle çat ışan menfaatleri bulunmaktad ır. Dolay ısıyla taraflar ın karşı karşıya gelen menfaatleri çerçevesinde mülkiyet hakk ını korumakla yükümlü bulunan devletin maddi ve usule ili şkin pozitif yükümlülüklerini yerine getirip getirmedi ği dikkate al ınarak sonuca var ılmal ıdır. Bu bağlamda ilk olarak belirli, ula şılabilir ve öngörülebilir bir kanun hükmünün mevcut olup olmad ığı irdelenmelidir ( Hüseyin Ak , B. No: 2016/77854, 1/7/2020, 53). 37.İkinci olarak ba şvuruculara mülkiyet hakk ına yap ılan müdahaleye etkin bir biçimde itiraz edebilme, savunma ve iddialar ını yetkili makamlar önünde ortaya koyabilme olanağının tan ınıp tan ınmad ığı incelenmelidir. Anayasa'n ın 35. maddesi usule ili şkin aç ık bir güvenceden söz etmemektedir. Bununla birlikte mülkiyet hakk ının gerçek anlamda korunabilmesi bak ımından bu madde, Anayasa Mahkemesinin çe şitli kararlar ında da ifade Başvuru Numaras ı: 2019/3214 Karar Tarihi : 6/10/2022 7edildiği üzere mülk sahibine müdahalenin kanun d ışı veya keyfî ya da makul olmayan şekilde uyguland ığına ilişkin savunma ve itirazlar ını sorumlu makamlar önünde etkin bir biçimde ortaya koyabilme olana ğının tan ınmas ı güvencesini kapsamaktad ır. Bu değerlendirme ise uygulanan sürecin bütününe bak ılarak yap ılmal ıdır (Züliye Öztürk , B. No: 2014/1734, 14/9/2017, 36; Bekir Yaz ıcı [GK], B. No: 2013/3044, 17/12/2015, 71). 38. Mülkiyet hakk ının usule ili şkin güvenceleri hem özel ki şiler aras ındaki mülkiyet uyuşmazl ıklar ında hem de taraflardan birinin kamu gücü oldu ğu durumlarda geçerlidir. Bu bağlamda mülkiyet hakk ının korunmas ının söz konusu oldu ğu durumlarda usule ili şkin güvencelerin somut olayda yerine getirildi ğinden söz edilebilmesi için derece mahkemelerinin kararlar ında konu ile ilgili ve yeterli gerekçe bulunmal ıdır. Ayr ıca belirtme k gerekir ki bu zorunluluk davac ının bütün iddialar ına cevap verilmesi anlam ına gelmemekle birlikte mülkiyet hakk ını ilgilendiren davan ın sonucuna etkili esasa ili şkin temel iddia ve itirazlar ın yarg ılama makamlar ınca özenli bir şekilde de ğerlendirilerek kar şılanmas ı gerekmektedir ( Kamil Darbaz ve GMO Yap ı Grup End. San. Tic. Ltd. Şti., B. No: 2014/12563, 24/5/2018, 52). 39. Son olarak ise ba şvurucular ın mülkiyet haklar ını koruyacak ve onlara yeterli güvenceler sa ğlayacak hukuksal mekanizmalar ın oluşturulup olu şturulmad ığı incelenmelidir. Özel kişilerin mülkiyet haklar ının çat ıştığı bu gibi durumlarda bunlardan hangisine üstünlük tan ınacağının takdiri, kanun koyucuya ve somut olay ın koşullar ı gözönünde bulundurularak derece mahkemelerine ait bir yetkidir. Bununla birlikte her iki taraf ın menfaatlerinin mümkün oldu ğunca dengelenmesi ve sürecin taraflardan biri aleyhine ölçüsüz bir sonuca da yol açmamas ı gerekir. Menfaatler dengesinin kurulmas ında taraflardan biri aleyhine bireyse l olarak aşırı ve olağan d ışı bir külfetin yüklenmesi pozitif yükümlülüklerin ihlali sonucunu doğurabilir. Olay ın bütün ko şullar ı ve taraflara tan ınan tüm imkânlar ile taraflar ın tutum ve davran ışlar ı gözönünde bulundurularak menfaatlerin adil bir şekilde dengelenip dengelenmedi ği değerlendirilmelidir ( Faik Tari ve Sultan Tari , B. No: 2014/12321, 20/7/2017, 52). c.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 40. Somut olayda Şirket taraf ından un emtias ı ticaretinden dolay ı başvurucunun 16.516.100.000 (eski) TL borçlu oldu ğu ileri sürülerek ba şvurucu aleyhine ba şlatılan ilams ız icra takibi ba şvurucunun borca itiraz ı üzerine durmu ş ise de ba şvurucu, mahkeme karar ıyla uygulanan ihtiyati haczin kald ırılmas ını sağlamak için İcra Dairesi arac ılığıyla 2/5/2003 tarihinde Şirkete 16.599 TL ödeme yapm ıştır. Ancak Şirket taraf ından aç ılan itiraz ın iptali davas ında 2/4/2014 tarihinde kesinle şen kararla ba şvurucunun Şirkete borçlu olmad ığı tespit edilmiştir. Bunun üzerine ba şvurucu, Şirkete ödedi ği 16.599 TL'nin 2/5/2003 tarihi itibar ıyla işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi için muht ıra yaz ılmas ını istemiş, İcra Dairesi faiz yönünden talebi reddetmi ş, sadece as ıl alacak için Şirkete muht ıra göndermi ş ve Şirketten temin etti ği 16.608 TL'yi 24/6/2014 tarihinde ba şvurucuya ödemi ştir. Başvurucu, 16.599 TL'ye 2/5/2003 - 24/6/2014 döneminde i şleyecek faizin tazmini istemiyle 17/7/2014 tarihinde Şirket aleyhine dava açm ış ise de Asliye Hukuk Mahkemesi, muht ıra tarihinden önceki dönem yönünden temerrütün söz konusu olmamas ı sebebiyle Şirketin faiz ödeme yükümlülü ğünün bulunmad ığını belirterek davay ı reddetmiştir. 41.Başvurucu, esas itibar ıyla 16.599 TL'nin Şirket taraf ından haks ız olarak kullan ılmas ına rağmen faiz ödenmeden iade edilmesinden şikâyet etmektedir. Başvuru Numaras ı: 2019/3214 Karar Tarihi : 6/10/2022 842.Devletin bir özel hukuk ki şisinin diğer bir kişinin mal varl ığını haks ız yere kullanmas ı hâlinde ortaya ç ıkan zarar ı telafi etmeye yönelik tedbirler almas ı mülkü n korunmas ı kapsam ında devlete yüklenen pozitif yükümlülüklerin bir gere ğidir. Bu bağlamd a öncelikli olarak incelenecek mesele bir kimsenin mal varl ığının başka bir kimse taraf ından haks ız yere kullan ılmas ı hâlinde bunu telafi etmeye yönelik hukuki çarelerin mevcut olup olmad ığıdır. Uyuşmazl ık tarihinde yürürlükte bulunan 6098 say ılı Kanun'un 77. maddesinde, hakl ı bir sebep olmaks ızın bir başkas ının mal varl ığından zenginle şenin, bu zenginle şmeyi geri vermekle yükümlü oldu ğu belirtilmi ş, devam eden maddelerde de sebepsi z zenginleşmeye dair detayl ı hükümlere yer verilmi ştir. Öte yandan 12/1/2011 tarihli ve 6100 say ılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesine göre hâkimin davay ı ayd ınlatma görevi olduğu gibi ayn ı Kanun'un 33. maddesi uyar ınca hâkim Türk hukukunu resen uygular . Bu nedenledir ki, dava dilekçesinde ba şvurucunun talebini dayand ırdığı vak ıalara uygun hukuki sebebi bulmak ve uygulamak, hâkimin görevi oldu ğu nazara al ındığında bir ki şinin başka bir kişiye ait mal varl ığını haks ız yere kullanmas ı hâlinde olu şan zarar ın tazminine yönelik yeterli yasal altyap ının bulundu ğu sonucuna ula şılm ıştır. Ayr ıca başvurucunun bu yasal altyap ının yetersizli ğiyle ilgili olarak bir iddias ı da bulunmamaktad ır. 43. Pozitif yükümlülükler yönünden ikinci olarak incelenmesi gereken mesele mülkiyet hakk ına yap ılan müdahaleye ili şkin olarak ba şvuruculara etkin bir biçimde itiraz edebilme, savunma ve iddialar ını yetkili makamlar önünde ortaya koyabilme olana ğının tan ınıp tan ınmad ığıdır. Olayda ba şvurucunun tazminat davas ı açabilme yönünden herhangi bir engelle kar şılaşmad ığının ve davan ın esas ının Asliye Hukuk Mahkemece incelendi ğinin altı çizilmelidir. Öte yandan ba şvurucunun kendisini avukatla temsil ettirdi ği, tüm iddia ve itirazlar ını ileri sürme f ırsat ına kavuştuğu da anlaşılmaktad ır. 44. Bu çerçevede ba şvurucunun 16.599 TL'nin Şirket taraf ından haks ız olarak kullan ılmas ı sebebiyle ticari faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürdüğü görülmüştür. Ancak Asliye Hukuk Mahkemesi başvurucunun talebini temerrüt faizi istemi olarak nitelemiş ve hukuksal değerlendirmesini bu çerçevede yapm ıştır. Belirtilmelidir ki başvurucunun dava dilekçesindeki yak ınmas ı gecikme faizi ödenmemesine yönelik değildir. Başvurucu, borçlu olmad ığı hâlde Şirkete ödemek zorunda kald ığı 16.599 TL'nin on yıldan fazla bir süre Şirketin kullan ımında kalmas ına rağmen faizsiz olarak ödenmesinden şikâyet etmiştir. Başvurucuya göre Şirket 16.599 TL'yi on yıldan fazla bir süre haks ız yere kullanm ış olup bunun karşılığında faiz ödeme yükümlülü ğü altında bulunmaktad ır. 45.Başvurucunun Şirkete borcunun bulunmad ığı Asliye Hukuk Mahkemesinin Yarg ıtay denetiminden geçmi ş 5/4/2011 tarihli karar ıyla sabit hâle gelmi ştir. Diğer bir ifadeyle ba şvurucu ile Şirket aras ında bir sat ış sözleşmesinin kuruldu ğunun ispatlanamad ığı yarg ı karar ıyla saptanm ıştır. Dolay ısıyla başvurucunun 2/5/2003 tarihinde Şirkete 16.599 TL ödeme yapmas ının hukuki dayanaktan yoksun olduğu tespit edilmiş bulunmaktad ır. Nitekim İcra Dairesince de, Şirkete yap ılan ödemenin dayanaktan yoksun hâle geldiği gözetilerek bu tutar ın başvurucuya iadesi sağlanm ıştır. Ancak başvurucu, 16.599 TL'nin ödenmesinin yeterli olmayaca ğını, paran ın Şirketin yedinde kald ığı 2/5/2003-24/6/2014 dönemi için faiz de ödenmesi gerekti ğini iddia etmektedir. 46. Başvurucuya ait paran ın 11 y ıl 1 ay 22 gün boyunca Şirketin yedinde bulunmas ı başvurucuyu bu paran ın kullan ımından an ılan süre kadar mahrum b ırakm ıştır. Başvurucu, bu para üzerinde tasarrufta bulunamad ığı gibi paran ın değerinin düşmesini önleyici tedbirler de alamam ıştır. Bu durumun ba şvurucuya külfet yükledi ği aç ıktır. Başvuru Numaras ı: 2019/3214 Karar Tarihi : 6/10/2022 947. Pozitif yükümlülükler yönünden dikkate al ınacak diğer bir husus da taraflar ın menfaatleri aras ında adil bir denge gözetilip gözetilmedi ğidir. Devletin alacakl ının haklar ını korumaya, bu ba ğlamda alaca ğına h ızlı bir biçimde kavu şmas ını sağlamaya yönelik tedbirler almas ı mülkiyet hakk ının devlete yükledi ği pozitif yükümlülüklerin bir gere ğidir. Bununla birlikte iki özel ki şi aras ındaki uyu şmazl ık söz konusu oldu ğunda devletin her iki taraf ın da menfaatlerini gözetmesi gerekti ği unutulmamal ıdır. Bu bağlamda her iki taraf ın da devleti n eşit ilgisine mazhar oldu ğu dikkatlerden kaçmamal ıdır. Dolay ısıyla özel hukuk uyuşmazl ıklar ının çözümünde taraflardan biri aleyhine aç ık dengesizliklerin olu şmas ından kaç ınılmas ı gerekir ( Ayten Saka ve Nurten Saka , B. No: B. No: 2018/38147, 20/10/2021, 65). 48. Somut olayda ba şvurucudan alacakl ı olduğunu iddia eden Şirket, başvurucu aleyhine hem ilams ız icra takibi ba şlatm ış hem de ihtiyati haciz uygulanmas ı talebinde bulunmuş ve bu süreçlerin i şletilmesi neticesinde alaca ğının varl ığının henüz kesinle şmediği bir dönemde ba şvurucudan 16.599 TL tahsil etmiştir. Şirket başvurucudan 2/5/2003 tarihinde tahsil ettiği paray ı 24/6/2014 tarihinde ayn ı miktarda geri ödemi ştir. Dolay ısıyla Şirket, hukuki dayana ğının bulunmad ığı mahkeme karar ıyla tespit edilen 16.599 TL'yi karşılıksız kulland ığı hâlde bu kullan ım karşılığında herhangi bir ek külfete maruz kalmam ıştır. Oysa tersi bir durumda -başvurucunun 24/6/2014 tarihinde ödeme yapm ış olmas ı hâlinde- Şirket asıl borcun yan ında gecikme faizi de istemeye müstahak olacakt ır. Dolay ısıyla somut olaydaki uygulamada alacakl ı ile borçlunun menfaatlerinin eşit bir biçimde gözetildiği söylenemeyecektir. 49.Başvurucunun Şirkete nazaran dezavantajl ı bir konumu düşürülmesinin Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurucunun talebini sözleşmeye dayal ı temerrüt faizi olarak nitelemesinden kaynakland ığı anlaşılm ıştır. Hâlbuki taraflar aras ında bir sözleşmenin kurulmad ığı yarg ı karar ıyla sabit hâle gelmiştir. Taraflar aras ında bir sözleşme bulunmamas ına rağmen borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümlerin uygulanmas ı makul ve öngörülebilir değildir. Nitekim başvurucu da temerrüt faizi değil paran ın kullan ımından mahrum kalmas ından kaynakl ı olarak faiz talep etmiştir. 50.Sonuç olarak başvurucunun 16.599 TL'sinin 11 y ıl 1 ay 22 gün boyunca Şirket taraf ından haks ız olarak kullan ıldığı ve başvurucu bu süre zarf ında söz konusu para üzerinde tasarrufta bulunmaktan mahrum kald ığı hâlde paran ın değerinde enflasyon etkisiyle oluşan değer kayb ının karşılanmamas ı başvurucunun menfaatleri ile Şirketin menfaatleri aras ında adil bir denge kurulamamas ı, dolay ısıyla mülkiyet hakk ının pozitif yükümlülüklerinin devlete yüklediği ödevlerin ihlal edilmesi sonucunu do ğurmuştur. 51. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 3. Giderim Yönünden 52. Başvurucu, ihlalin tespit edilmesini ve 43.000 TL tazminata hükmedilmesini talep etmi ştir. 53. Tespit edilen ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına ilişkin usul ve esaslar 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinde yer almaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2019/3214 Karar Tarihi : 6/10/2022 1054. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 55. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 56.İncelenen ba şvuruda, ba şvurucunun alaca ğının enflasyon kar şısında yitirdi ği değerin karşılanmamas ı nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı anlaşılm ıştır. 57. Bu durumda mülkiyet hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı f ıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 58.İhlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılamaya hükmedilmesinin yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından başvurucunun maddi tazminat talebi reddedilmi ştir. 59. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 364,60 TL harç ve 9.900 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 10.264,60 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin mülkiyet hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2014/445, K.2015/103) GÖNDER İLMESİNE, Başvuru Numaras ı: 2019/3214 Karar Tarihi : 6/10/2022 11D. Başvurucunun tazminat talebinin REDD İNE, E. 364,60 TL harç ve 9.900 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 10.264,60 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, F. Ödemenin karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 6/10/2022 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi.