11. Hukuk Dairesi 2010/7152 E. , 2012/8066 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.03.2010 tarih ve 2008/21-2010/58 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15.05.2012 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. .....ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu v…
**11. Hukuk Dairesi 2010/7152 E. , 2012/8066 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.03.2010 tarih ve 2008/21-2010/58 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15.05.2012 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. .....ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkili ...’ın kırk yıla yakın bir süredir kuaförlük ve güzellik salonu sektöründe “Kırıktarak Ali” adı, ticaret unvanı, işletme adı ve markasıyla hizmet verdiğini, sözkonusu işareti bütün tanıtma vasıtalarında kullandığını, geniş bir kitle tarafından “Kırıktarak Ali” olarak tanındığını, anılan işareti 25.05.1993 tarihinde TPE nezdinde marka olarak tescil ettirdiğini, ...’ın kendi adına tescil ettirdiği “Kırıktarak Ali” markasının kullanımı için davacı şirkete marka lisans sözleşmesiyle izin verdiğini, “Kırıktarak ...” olarak ticaret sicilinde 1993 yılında yapılmış tescilinin bulunduğunu, “Kırıktarak” ibaresini kullanma hakkının müvekkillerine ait olup, bu hususun mahkeme kararı ile de tespit edilmiş olmasına rağmen davalının anılan ibareyi haksız olarak kendi ticari faaliyetinde kullandığını ileri sürerek, davalının müvekkillerine ait markaya tecavüz fiillerinin durdurulmasına, önlenmesine, davalının eylemleri yönünden TTK’nun 56 ve devamı maddeleri anlamında haksız rekabetin varlığının hükmen tespitine, önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına ve kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ve müvekkilinin kuaför olup, 1987 yılında her ikisinin ortak olarak Kırıktarak Güzellik Salonu Ltd. Şti.adı altında şirket kurduklarını, bu nedenle “Kırıktarak” ibaresi üzerinde ortaklaşa hak sahibi olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.