11. Hukuk Dairesi 2015/15177 E. , 2016/9627 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/09/2015 tarih ve 2012/142-2015/593 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve s…
**11. Hukuk Dairesi 2015/15177 E. , 2016/9627 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/09/2015 tarih ve 2012/142-2015/593 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının davalı ... ile davalı şirketin ortakları olduklarını, davalı ...'ın aynı zamanda davalı şirketin müdürü bulunduğunu, davalı ...'ın şirketin idaresi esnasında kanun ve ana sözleşmenin kendisine yüklediği görevleri ve yetkileri aşarak işletme konusunun kapsamı dışında şirket aleyhine işler yaptığını, yıllık bilançoyu ve şirketin ticari, mali ve iktisadi durumu ile yapılan muamelelerin özetini gösterir sağlıklı ve doğru bir rapor düzenlemediğini, hiç kâr dağıtmadığını, adı geçen davalının müdür sıfatını kötüye kullanarak akrabası olan ...'ın ... Halk Bankasındaki borçlarına şirket namına kefil olduğunu, bu kefaleti şirket kayıtlarına geçirmediğini, müvekkiline ait taşınmaz malın bu borca binaen ipotek verildiğini, müvekkilinin hisse devrinden sonra taşınmazını kurtarmak için borçları ödemesine rağmen ...'ın başka borçlarından dolayı ipoteğin çözülemediğini, davalı tarafından yine ...'a 2010 yılında ...'tan karşılıklı çek takası ile kredi kullandırıldığını, ...'ın şirkete verdiği çeklerin ödenmediğini ve bu borçları şirketin ödemek zorunda kaldığını, davalı müdürün şahsi menfaatlerini şirket menfaatinin önünde gördüğünü, ortaklar kurulunu toplantıya çağırmadığını, devir sözleşmesini pay defterine kaydetmediğini, şirketi borçlandırıcı muameleler yaptığını, şirket adına eşiyle kira sözleşmesi imzaladığını, benzeri faaliyetleri ile şirketi iflasa sürüklediğini ileri sürerek davalı ortak şirket müdürü ...'ın şirket müdürlüğünden azline, müdür yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının resmi olarak şirketteki ortaklığını sürdürse de fiili ve eylemli olarak şirket hisselerini devrettiğini, bu suretle dava açma hakkının bulunmadığını, iddiaların somut dayanağının bulunmadığını, davacının kendi kusurlu tutum ve davranışları nedeniyle ortaya çıkan şirket zararını şirket müdürüne yüklemeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.