Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Tic. Ltd. Şti. isimli şirketten alacaklı olduğunu, sicilden terkin edilen bu şirkete karşı alacağın tahsili amacıyla tasfiyeden evvel İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı (Eski dosya no; ... Esas) dosyasından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, adı geçen şirkete icra takibinin devamının sağlanması için şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, takibin dayanağı olan çekin keşidecisinin adı
DAVACI : .... VEKİLLERİ : ....(KARŞI TARAF)DAVALI : ....VEKİLİ : ....DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ....'un ....'ın çekeceği kredi için kefil sıfatıyla davalı banka ile 17/09/2015 tarihli kefalet sözleşmesi imzaladığını, fakat söz konusu sözleşmedeki müvekkilinin sorumlu olacağı azami miktar ile müteselsil kefil olduğuna ilişkin yazıların müvekkilin el yazısıyla yazılmadığını ve davalı banka tarafından gerçeğe aykırı olarak doldurulduğunu, kefalet sözleşmesinin şekil şartlarına aykırılıktan kefaletin geçersizliğinin tespiti için Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı davasının ikame edildiğini, ancak davalı bankanın bu kefalet sözleşmesine teminat olması amacıyla sözleşmeden doğan her borcunu teminat altına aldığı gibi bu alacağın daha kuvvetli teminat altına almak amacıyla müvekkili ile kefalet sözleşmesinin taraflar arasında akdedildiği gün olan 17/09/2015 düzenleme tarihini içeren bir bonoyu boş bir şekilde kefalet sözleşmesiyle aynı anda imzalatttığını, daha sonra bononun miktarını 3.500.000 TL ve ayrıca bedeli nakde ahzolunmuştur şeklinde doldurduğunu, bu suretle müvekkilinin açığa imzasını kötüye kullandığını, davalı bankanın dava konusu bonoya istinaden yapıbileceği takibin yargılama sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasının elzem olduğunu, aksi takdirde işbu dava kazanılsa dahi, dava sonuçlanıncaya kadar müvekkilinin ticari hayatının zedeleyeceğinden davanın kazanılmasının anlamı kalmayacağını belirterek, ihtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak kabulü ile dava konusu bonoya istinaden yapılacak muhtemel icra takiplerinin durdurulmasına, davanın kabulü ile kesin hükümsüz kefalet sözleşmesine dayalı, gerçeğe ve hukuka aykırı doldurulan bono dolayısıyla müvekkilinin davalı bankaya herhangi bir borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini taleple dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; İşbu davada Samsun Mahkemelerinin yetkili olmayıp, Ankara ve İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili bankanın Temlik Cirosu ile intikal eden senetle ilgili olarak yetkili hamil sıfatı ile icra takibine başladığını, takibe konu senetin TTK 671. maddedeki şekil şartlarına haiz olup kambiyo senedi vasfını taşıdığını, senedin teminat amacıyla devredildiğini gösteren hiçbir yazılı ifade bulunmadığını, teminat senedi olduğuna dair davacılarca atıfta bulunan sözleşmede de hiç bir yazılı hüküm bulunmadığını, davacının senetteki imzaya karşı bir itirazının olmadığını, tedavüle çıkarken tam doldurulmamış senet anlaşmaya aykırı doldurulmuş olsa bile iddianın iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, ticari senetlerin illetten mücerret olduğunu, keşidecinin şahsi def'ilerini 3.şahıslara karşı ileri sürülemeyeceğini, davacının adli yardım talebinin yasada öngörülen şartları taşımadığını, davacının iddialarını destekleyen hiçbir delil sunmadığını, senede karşı her türlü iddianın yine yazılı delil ile ispatlanabileceğini, tanık deliline dayanılmasına muvafakatlerinin olmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şartların oluşmayan adli yardım talebinin, ihtiyati tedbir talebinin ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Yerel Mahkemece yapılan 07/07/2022 tarih, ....esas sayılı ara karar ile, davacı vekilinin 16/06/2022 ve 29/06/2022 havale tarihli dilekçelerindeki tedbir talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.