(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/4343 E. , 2008/4958 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Mal beyanında bulunmamak eyleminden borçlu... hakkında yapılan yargılama sonucunda,Tebligat Kanun’nun ve Tüzüğünün ilgili hükümlerine aykırı tebliğ edilen ödeme emrinin sonuç doğurmayacağından bahisle unsurları oluşmayan suçtan beraatine dair, ....İcra Mahkemesinin 15.11.2007 tarihli ve 2007/1795-1911 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile Bakırköy 2.İcra Mahkemesinin kararının kal…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/4343 E. , 2008/4958 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Mal beyanında bulunmamak eyleminden borçlu... hakkında yapılan yargılama sonucunda,Tebligat Kanun’nun ve Tüzüğünün ilgili hükümlerine aykırı tebliğ edilen ödeme emrinin sonuç doğurmayacağından bahisle unsurları oluşmayan suçtan beraatine dair, ....İcra Mahkemesinin 15.11.2007 tarihli ve 2007/1795-1911 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile Bakırköy 2.İcra Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, adı geçen borçlunun 2004 sayılı İİK’nun 337.maddesi uyarınca 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin, ...Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2008 tarihli ve 2008/82 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Tebliğname ile; Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin benzer bir olay sebebiyle vermiş olduğu 19.02.2008 tarihli ve 2008/893-864 sayılı kararında da belirtildiği üzere, İcra Ceza Mahkemesinden verilen itiraza tabi kararlara 2004 sayılı İİK’nun 353/1.maddesi uyarınca itiraz mercii olarak bakan Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulüne karar verilmesi durumunda itirazın konusu hakkında da hüküm kurmak zorunda olduğu, ancak dosyada toplanması gereken delil araştırma yada borçlu sanığın savunmasının alınması veya meşruhatlı duruşma davetiyesi gönderilmesi gibi hususların yerine getirilmesi zorunluluğunun bulunduğu hallerde ise,itirazın kabulü ile birlikte bu noksanlıkların tamamlanmasını özel ihtisas mahkemesi olan İcra Mahkemesinden talep edilmesinde usulsüzlük bulunmadığı, somut olayımızda adı geçen sanığa meşruhatlı davetiyenin tebliğ olunmaması sebebiyle savunma hakkı kısıtlanır şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu,Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 17.03.2008 gün ve 15827 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 5.5.2008 gün ve K.Y.B.2008/74655 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.11.2006 tarih ve 2006/220-231 sayılı kararında da açıklandığı üzere "1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (L) bendinde disiplin hapsinin tanımı; “kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartlı salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adli sicil kayıtlarına geçirilemeyen hapsi ifade eder.” olarak yapılmıştır... “disiplin hapsi ve hapsen tazyik yaptırımı 5237 sayılı TCK.nunda düzenlenen yaptırımlardan farklı niteliktedir. Bu nedenle de, duruşma açılarak yapılan bir yargılama sonunda verilmelerine karşılık, 2004 sayılı İİK.nun 353/1. maddesinde yasa yolu olarak itiraz yasa yolu öngörülmüştür. Anılan hükümler gözetildiğinde, gerek disiplin hapsi gerekse hapsen tazyik yaptırımı tayin edilen kararlar, CMK.nun 223. maddesinde belirtilen