7. Ceza Dairesi 2011/7514 E. , 2012/1339 K. "İçtihat Metni" 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa aykırılık suçundan sanıklar ..., ... ve ...'in anılan Kanunun 3. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 49, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52. maddeleri gereğince ayrı ayrı 6 ay hapis ve 500 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklara verilen cezanın 5237 sayılı Kanunun 51. maddesi uyarınca ayrı ayrı ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi bel
**7. Ceza Dairesi 2011/7514 E. , 2012/1339 K.** **"İçtihat Metni"** 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa aykırılık suçundan sanıklar ..., ... ve ...'in anılan Kanunun 3. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 49, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52. maddeleri gereğince ayrı ayrı 6 ay hapis ve 500 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklara verilen cezanın 5237 sayılı Kanunun 51. maddesi uyarınca ayrı ayrı ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.11.2009 tarihli ve 2009/722-1316 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 13.05.2011 gün ve 27787 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2011 gün ve KYB. 2011-203571 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 1-Suç tarihinin 2007 tarihi olmasına göre, 3568 sayılı Kanunun 49. maddesinin 5728 sayılı Kanunun 465. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali dikkate alınarak adli para cezasının 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5/2. maddesi gereğince alt sınırının dörtyüzellimilyon, üst sınırının yüzmilyar Türk lirası arasında belirlenerek sanıkların cezalandırılması yerine, yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesinde, 2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi uyarınca, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmemesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I- Kanun yararına bozma talebinin 1 nolu bendine ilişkin olarak yapılan incelemede; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.11.2009 gün ve 2009/722 Esas 2009/1316 Karar sayılı kararının, CMK.nun 309 maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak suç tarihi itibariyle 3568 sayılı kanunun 3.maddesi delaletiyle 49. maddesi uyarınca, 5252 sayılı Kanunun 5/2. maddesi hükmü de gözetilerek, sanıklara verilen adli para cezasının dörtyüzelli liraya indirilmesine, ikinci fıkranın hükümden çıkartılmasına, infazın bu şekilde yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, II- Talebin 2 nolu bendine ilişkin olarak yapılan incelemeye gelince; 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere kanun yararına bozmaya konu olabilecek yasaya aykırılık halleri uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarıdır. Buna göre, maddi ceza yasaları ile yargılama yasası kurallarına aykırılık hallerinde bu yola başvurulması mümkün olmakla birlikte hakimin takdir, tercih ve değerlendirmesine ilişkin sorunlar bakımından anılan yola gitme olanaksızdır. Mahkemenin takdir hakkını kullanması olanaklı kararı aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 06.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.