Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/5717 E. , 2024/5326 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/5717 Karar No : 2024/5326 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı DAVANIN KONUSU : 01.08.2024 tarih ve 32619 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile değiştirilen asıl Yönetmeliğin 6. maddenin 1. fıkrasının (b) bendi ile 11. maddesi ile değiştiri
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/5717 E. , 2024/5326 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/5717 Karar No : 2024/5326 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı DAVANIN KONUSU : 01.08.2024 tarih ve 32619 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile değiştirilen asıl Yönetmeliğin 6. maddenin 1. fıkrasının (b) bendi ile 11. maddesi ile değiştirilen asıl Yönetmeliğin 12. maddenin 3. fıkrasının iptali istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dava dilekçesi ve ekleri 2577 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü. İNCELEME VE GEREKÇE : Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk Devleti olduğu; 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olduğu, 80. maddesinde de, Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyelerinin, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil bütün Milleti temsil edecekleri kurala bağlanmış olup, söz konusu temsilin siyasi bir temsil olduğu, hukuki anlamda dava açmaya vekâlet niteliği taşımadığı açıktır. Öte yandan; milletvekillerinin bu sıfatla hangi hususlarda dava açabilecekleri Anayasa'nın 85. ve 150. maddelerinde belirlenmiş, bunların dışında milletvekillerine, milletvekili sıfatıyla dava açma yetkisi ve ehliyeti tanınmamıştır. Anayasa'da düzenlenen yetki dışında milletvekillerine, milletin vekâletini aldıkları düşüncesi ile iptal davası açabilme yetkisinin tanınması Anayasa'da öngörülmeyen bir yetkinin kullandırılması sonucunu doğuracaktır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a fıkrasında, idarî davaların idarî işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddesinin 3/c bendinde dava dilekçesinin ehliyet yönünden de inceleneceği, 15. maddesinin 1/b bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi hâlinde davanın reddedileceği kurala bağlanmıştır. İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak aramaktadır. İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir. İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idari işlemlerin; ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği kabul edilmektedir. Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisinin varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin, hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunması dava açma ehliyeti için gerekli sayılmaktadır. Dava dilekçesinin incelenmesinden; dava konusu düzenlemeler nedeniyle öğrencilerin eğitim haklarının ihlal edildiği ve taşımalı eğitim imkânından mahrum kalacaklarını ileri süren davacının, öğrenci velisi sıfatıyla değil, Van milletvekili olarak yurttaşların sorununa çözüm bulunabilmesi amacıyla bakılan davayı açtığı görülmektedir. Bu bağlamda; dava konusu Yönetmelik maddeleri ile davacı arasında güncel, kişisel ve meşru bir menfaat ilişkisinin bulunduğunun kabulüne olanak bulunmadığından, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim benzer bir uyuşmazlıkta Dairemizce verilen davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin 18.02.2015 tarih ve E:2014/9328, K:2015/943 sayılı karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 06.06.2016 tarih ve E:2015/2817, K:2016/2394 sayılı kararı ile onanmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3-c ve 15/1-b maddeleri uyarınca DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 15/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.