11. Ceza Dairesi 2021/41481 E. , 2021/13741 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık 7035 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 291. maddesinin 1. fıkrasının Bölge Adliye Mahkemelerinden verilen kararlara ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin CMUK'nin 310. maddesine göre bir hafta olduğu, ancak verilen hükümde temyiz süresi 15 gün olarak gösterilmek suretiyle katılan vekilinin …
**11. Ceza Dairesi 2021/41481 E. , 2021/13741 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık 7035 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 291. maddesinin 1. fıkrasının Bölge Adliye Mahkemelerinden verilen kararlara ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin CMUK'nin 310. maddesine göre bir hafta olduğu, ancak verilen hükümde temyiz süresi 15 gün olarak gösterilmek suretiyle katılan vekilinin yanıltıldığı anlaşıldığından, temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek ve sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; A) Sanık ... hakkında verilen verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyizlerin incelenmesinde: Ev satın almak isteyen katılanın bu talebini emlakçılık yapan sanık ...’ya ilettiği, adı geçen sanığın da katılanı sanık ... ile tanıştırdığı, ...’ye ait olduğunu söyledikleri bir dairenin 110.000 TL bedelle katılana satışı yönünde anlaştıkları ve katılanın 30.500 TL parayı sanık ... ...’ye ödediği, karşılığında da teminat olarak 5 adet senet aldığı, taşınmazın devri için gittiklerinde taşınmazın sanık ...’e ait olmayıp ölmüş olan ... isimli kişiye ait olduğunun ortaya çıktığı, katılanın sanık ... ... aleyhine icra takibi başlattığında senetlere yazılan borçlu adresinin yanlış olması nedeniyle takibin kesinleştirilemediği, daha sonraki süreçte de katılandan alınan paranın iade edilmediği iddia ve kabul edilen somut olayda, ... adına kayıtlı olan taşınmazın satışına ilişkin vekaleti olmayan sanığın, malik öldüğü ve mirasçılar tarafından kendisine satış yetkisi verilmediği halde, yetkisi varmış gibi hareket etmek suretiyle katılan ile sözleşme imzalayıp menfaat temin ettiği, taşınmaz malikinin ölmüş olduğunu katılana bildirmediği, aldığı parayı da daha sonra iade etmediği, bu suretle en başından itibaren suç işleme kastıyla hareket edip dolandırıclık suçunu işlediğine ilişkin Mahkemenin kabul ve gerekçesinde isabetsizlik görülmemiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun inanç ve takdiri ile incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekili ve sanık müdafisinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 53/4. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,