(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/1675 E. , 2009/7719 K. "İçtihat Metni" ... vekili avukat ... ile 1-... Bel. Başk. Vekili avukat ... 2-... San. Tic. A.Ş. vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 6.3.2008 gün ve 325-82 sayılı hükmün Dairemizin 24.12.2008 tarih ve 2008/7992-15473 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı... San. Tic. A.Ş. avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. K A R
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/1675 E. , 2009/7719 K.** **"İçtihat Metni"** ... vekili avukat ... ile 1-... Bel. Başk. Vekili avukat ... 2-... San. Tic. A.Ş. vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 6.3.2008 gün ve 325-82 sayılı hükmün Dairemizin 24.12.2008 tarih ve 2008/7992-15473 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı... San. Tic. A.Ş. avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. K A R A R Davacı avukat olduğunu, davalılardan ... Belediyesinin, diğer davalıdan olan 637.500 YTL alacağının tahsili için yaptığı icra takibinde alacaklı ve borçlu olan davalıların sulh olduklarını, ancak vekalet ücretinin ödenmediğini, yaptığı icra takibine de itiraz edildiğini bildirip, davalıların itirazlarının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davalıların sulh oldukları 37.500 YTL üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacının 3800 YTL ücrete hak kazandığı gerekçesi ile bu miktar üzerinden itirazın iptaline, yine 38.00 YTL üzerinden %40 icra inkâr tazminatına karar verilmiş; davacı ve davalılardan .... Sanayi Ve Ticaret A.Ş tarafından temyizi üzerine karar dairemizce; davalının tüm temyiz itirazları red edilerek davacı yararına bozulmuş, bu kez yine davalı şirket karar düzeltme talebinde bulunmuştur. 1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalının sair karar düzeltme talebinin reddi gerekir. 2-Davacının, davalı Belediyenin vekili olarak diğer davalı aleyhinde 637.500 YTL alacağın tahsili için icra takibine giriştiği, borçlunun itirazı ile takibin durduğu ancak, icra takibinin tarafları olan davalıların 37.500 YTL üzerinde sulh oldukları, davacı vekil ile vekil edeni Belediye arasında yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı dosya kapsamı ile sabit olup, bu hususlar mahkemenin de 2009/1675-7719 kabulündedir. Davacı, takip ettiği icra dosyası nedeniyle vekalet ücretinin ödenmediği iddiasıyla hem vekil edeni, hem de onun hasmı olan diğer davalı hakkında Avukatlık Kanununun 165.maddesine dayanarak bu davayı açmıştır. Bir davada görev yapan avukat, vekil edeninden aralarındaki sözleşmeye göre kararlaştırılan miktarı, şayet ücret kararlaştırılmamış ise Avukatlık Kanununun 164/4 Maddesine göre özetle “değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari üret tarifelerinin altında olmamak koşulu ile davanın kazanılan bölümü üzerinden yüzde on ile yüzde yirmi arasında belirlenecek miktarı şayet değeri para ile ölçülemeyecek işlerden ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek miktarı ücret olarak talep etmek hakkına sahip olduğu gibi, ayrıca yargılama sonunda haklı çıkılan kısım üzerinden hasma yüklenen vekalet ücretini de talep etmek hakkına sahiptir. Vekil eden avukatına belirlenen bu iki kalem ücreti ödemekle yükümlüdür. Vekil edenin avukatının bu ücretlerinden, vekil edenin hasmının sorumluluğu nedir. Bu konuda Avukatlık Kanunun 165. maddesi “… Sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf avukat ücretinin ödenmesi hususunda müteselsil borçlu sayılırlar. .” hükmünü getirmiştir. Yasanın bu hükmüne göre, avukatın ücretinden vekil edenin hasmının sorumlu olabilmesi için, avukatın takip ettiği davanın tarafları aralarındaki ihtilafı sulh yolu ile ve her şekilde olursa olsun anlaşarak sonuçlandırmaları ve takipsiz bırakmaları gerekir. Sulhun, anlaşmanın duruşmada olması veya yazılı bir metne dayanması gerekmez. Olayların gelişiminden böyle bir sonucun olduğu anlaşılması yeterlidir. Ayrıca asıl borç avukatın vekil edenine ait olup, yasadan kaynaklanan müteselsil sorumluluk nedeniyle avukata ödeme yapan hasım bunu asıl borçlu olan avukatın vekil edenine, sulh sözleşmesinde, anlaşmalarında aksine bir hüküm yok ise rucuu hakkının olduğu da gözden kaçırılmamalıdır. Avukat tarafından takip edilen dosyada tarafların sulh olmaları halinde vekil eden, avukatı ile aralarındaki adiyen düzenlenmiş olsa dahi sözleşmede belirtilen miktarı avukatına karşı ödemek zorundadır. Avukatla vekil edeni arasında adiyen düzenlenen ücret sözleşmesini hasmın kabul etmemesi halinde,ancak HUMK 299. maddesinde belirtilen şartların gerçeklemesi halinde, yani resmi olmayan senetlerin notere ibrazı, resmi bir işleme esas tutulması, imza edenin ölümü, veya imza etme alacağını ortadan kaldıran bir olayın vuku gibi hallerde üçüncü kişileride bağlayacağı için hasımda sözleşmede belirtilen ücretten sorumludur. Bu hususun ispatı 2009/1675-7719 ise davacı avukata aittir. İspat edilemediği takdirde hasım sözleşmede belirlenen ücretten sorumlu olamaz. Hasım bu gibi hallerde veya sözleşme bulunmaması, sözleşmedeki ücretin geçersiz olması halinde gerek vekil eden gerekse hasım sulh olunan miktar, sulh olunan miktar belli değilse mahkemece gerçek sulh olunan miktar araştırılarak bulunacak miktar, aksi takdirde müdeabihin yarısı üzeriden Avukatlık Kanununun 164/4.maddesine göre ücret belirlenmelidir. Davanın sonucuna göre mahkemece belirlenecek hasma tahmil edilen vekalet Ücretinden ise, Avukatlık Kanunun 164/son ve 165.maddelerine göre sulh halinde her iki taraf avukata karşı sorumludur. Bu ücretin ise sulh olunan miktar belli ise onun üzerinden, belli değil ise mahkemece araştırılarak bulunacak gerçek sulh olunan miktar üzerinden, bulunamaz ise müddeabihinin yarısı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre belirlenmesi gerekir. Somut olayda davacının avukat olarak takip ettiği icra dosyasında tarafların 37,500 YTL üzerinde anlaşarak sulh olduklarına, davacı avukat ile vekil edeni arasında yazılı bir ücret sözleşmesi de bulunmadığına göre, sulh olunan miktar üzerinden Avukatlık Kanununun 164/4.maddesine göre, yine sulh olunan miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hasma tahmili gereken ücretin belirlenerek, bunların toplamının davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekir. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre araştırma yapılmadan verilen mahkeme kararının bu nedenlerle bozulması gerekirken, dairemizce zuhulen başka gerekçe ile bozulduğu bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile dairemizin bozma kararı kaldırılarak, açıklanan nedenlerle mahkeme kararı bozulmalıdır. SONUÇ: 1.bent gereği davalının diğer karar düzeltme isteminin reddine, 2.bent gereği davalının karar düzeltme isteminin kabulüne,dairemizin 2008/7992-2008/15473 sayılı 24.12.2008 tarihli bozma kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ile bozulmasına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 4.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.