İki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla, diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olurlar. Ancak, kefil ve kefillere, taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.Ticari borçlara kefalet hâlinde, hem asıl borçlu ile kefil, hem de kefiller arasındaki ilişkilerde de birinci fıkra hükmü geçerli olur.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın ... San. ve Tic. A.Ş.'nin son hissedarı ve yönetim kurulu başkanı olduğunu, adı geçen şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında 31/07/2013 tarihinde resen terkin edildiğini ancak 02/01/2017 tarihinde terkin edilen sicil bakımından ihya talepli dava açıldığını, bahse konu ihya talepli davada, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... E., 2017/... K. sayılı ve 10/05/2017 tarihli kararı ile re'sen terkin edilen sicil kaydının ihyasıyla, kararın ilan ve tesciline karar verildiğini ve neticede Türk Ticaret Sicil Gazetesi'nde bahse konu karar tescil ve ilan edilmiş olmakla şirketin Tasfiye Halinde ... San. ve Tic. A.Ş. olarak varlığını sürdürmekte olduğunu, gelinen noktada TTK geçici 7. madde kapsamında terkin edilen şirketin sicil kaydının TTK madde 547 uygulaması ile ihya ile tekrar tasfiye halinde tescil edildiğinin açık olduğunu, TTK geçici 7. madde madde kapsamında yapılan terkinden sonra açılan davada, TTK madde 547 hükümlerinin uygulanması gerektiğini ancak .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... E., 2017/... K. sayılı ve 10/05/2017 tarihli kararında, kanuna aykırı olarak TTK madde 547/2 hükmünün uygulanmadığını ve bu nedenle şirkete tasfiye memuru atanmadığını, tasfiye memuru atanmamış olmasının, tasfiyeyi de imkansız hale getirdiğini beyanla davalı ...'in Tasfiye Halinde ... San. Ve Tic. A.Ş.'ye tasfiye memuru olarak atanması ile bu hususun TTSG nezdinde tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.